AKŞAM GAZETESİ | Utku Çakırözer | 2009-11-21
Ankara ile Washington arasında ilişkilerin geliştirilmesi konusunda önde gelen sivil toplum örgütlerinden olan Türk-Amerikan Konseyi'nin dokuz yıldır başkanlığını yürüten eski Ulusal Güvenlik Danışmanı emekli General Brent Scowcroft yerini, 2001-2005 yılları arasında ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı olarak görev yapan Richard Armitage'e bırakıyor.
Devir teslim öncesinde veda turları için Ankara'ya gelen Scowcroft ile halefi Armitage, Dışişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı'ndaki temaslarının ardından dün Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından da kabul edildi. Köşk ve ATC kaynaklarından edindiğimiz bilgilere göre Türk-Amerikan ilişkileri ve İran konusunda Gül şu mesajları verdi:
Cumhurbaşkanı, görüşmede Türk-Amerikan ilişkilerinin önemini 'Bir kağıda ülkelerimizin ilgilendiği on tane konu başlığını yazsak, dokuzu hem Amerika hem de Türkiye'yi doğrudan ilgilendirir' ifadeleriyle anlattı.
2009 başından bu yana yaşanan diplomasi trafiği de Gül'ün sözlerinin kanıtı: Yeni yönetim görevi alır almaz önce ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton geldi. Hemen ardından ABD Başkanı Barack Obama ilk yurtdışı ziyaret turuna Türkiye'yi de kattı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu haziran ayında Washington'u ziyaret etti. Önümüzdeki ay da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Beyaz Saray'ın konuğu olacak.
Görüşmede bu yoğun temas trafiğine dikkat çeken Gül, iki ülke arasında karşılıklı güvenin ve ilişkileri geliştirme iradesinin sürmesi gerektiğine inancını ifade etti. Terörle mücadele, bölgesel ve uluslararası meseleler, enerji arz güvenliği gibi konularda iki ülkenin bakışının örtüştüğünün altını çizen Gül, ilk kez Obama tarafından telaffuz edilen 'model ortaklık' sözünün de iki ülke ilişkilerinin kapsamlı ve kendine özgü niteliğini yansıttığını vurguladı.
Türkiye ile Amerika'nın dostluğunu 'sağlam' olarak nitelendiren ve daha ileri götürülmesi gerektiğini kaydeden Gül'ün özellikle üzerinde durduğu konu ise ilişkilerin ekonomik boyutu oldu.
Rusya ile 38 milyar dolara ulaşan ticaret hacmini örnek gösteren Gül, ABD ile bu oranın 16 milyar dolar seviyesinde kalmasının 'büyük eksiklik' olduğunu vurguladı. Her alanda iyi olan müttefiklik ilişkilerinin ekonomi alanında da karşılığı olması gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı, ilişkilerin bu boyutunun geliştirilmesi konusunda ATC gibi örgütlere de önemli sorumluluk düştüğü mesajını da vermeyi ihmal etmedi.
Hem Scowcroft hem de Armitage'ın ABD yönetimindeki karar alıcılar üzerindeki etkisini de iyi bilen Gül, Washington'un gündeminde önemli yer tutan İran konusunda da görüşlerini açıkladı. Öncelikle Türkiye'nin içinde yer aldığı bölgede nükleer silaha karşı tutumunun altını çizdi. Türkiye ile İran arasında tarihten ve komşuluktan kaynaklanan farklı bir ilişki olduğunu anımsatan Gül, Tahran yönetimi ile uluslararası toplum arasında diyalogun sürmesinin önemini vurguladı. Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye sayesinde bu diyalog kanallarının açık tutulmasının hem İran hem de bu ülkenin nükleer programı konusunda kaygılanan Batı'nın yararına olacağının da altını çizdi.
ABD'nin Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecinin de ele alındığı görüşmede ABD'nin aksine bazı Avrupalı liderlerin Türkiye'nin üyeliği konusundaki vizyonsuzlukları da gündeme geldi.
Gül, isim vermeden bazı ülkelerdeki olumsuz Türkiye algılamasının haksız biçimde devam etmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.