AKŞAM GAZETESİ | Nagehan Alçı | 2009-11-21
Sen misin, gazetecilerin kendilerini haber yapması üzerine ahkam kesen!
Gazeteciliği 'gözleyen ve yazan göz' olarak benimsediğini iddia eden!
'Ben'i değil, 'karşısındakini' merkeze almaya çalışan!
***
Kendime düstur edindiğim ilkelere inat, günlerdir bir krizin baş kahramanı olarak karşınızdayım. Bir yanda Ermeniler, diğer yanda Azeriler...
Dağlık Karabağ'da verdiğim röportajı çarpıttıkça çarpıtıyorlar. Yakında ne söylediğimi ben bile unutup, yazanlara inanacağım!
***
Son olarak Azeri basınında şöyle söylediğim yazılmış: 'Ermeniler, Dağlık Karabağ sizindir! Toprağınıza sahip çıkın! Tüm gücünüzle onu savunun!'
***
Şayet böyle dediysem Taşnaklara taş çıkartan bir Ermeni milliyetçisiymişim de haberim yok! O takdirde kendimde şöyle bir talepte bulunma hakkı görüyorum:
Ey Dağlık Karabağ'ın Ermeni yöneticileri!
Ben ki sizler için Türkiye'den gelip göğsümü siper ediyorum!
En koyu Ermeni milliyetçisine taş çıkartıyorum!
O halde kahramanınız olmayı hak ediyorum.
Bana kahramanlarınıza yaptığınız muameleyi yapın! İsmimi bir şehre verin!
Dağlık Karabağ'da ismini general Stepan'dan alan Stepanakert varsa bir de Nagehanakert olsun!
Persona non grata
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı beni 'persona non grata' yani ' istenmeyen kişi' ilan etmiş. Bildiğim kadarıyla bu mertebe diplomatik kişilere verilebilir. Gazetecilere değil.
***
Gerçi yukarıda bahsettiğim 'absürt' habere bakınca ben de kendimden şüpheye düşmüyor değilim ancak nihayetinde bildiğim kadarıyla diplomatik bir şapkam yok. Ben hepi topu bir gazeteciyim ve kendimi Azeri yetkililere buradan ihbar ediyorum:
***
Sayın yekililer,
Bırakın kitleleri harekete geçirecek bir Ermeni milliyetçisi olmayı, ben bütün milliyetçiliklere toptan karşı çıkan bir 'rütbesiz'im.
Hatta 'rütbesiz'den öte bir 'takımsız'ım!
Ne gördüysem onu yazarım.
Bir gün sizi, ertesi gün Ermeniler'i hayal kırıklığına uğratabilirim!
O nedenle beni bir şey ilan etmekle zamanınızı harcamayın!
Seni kral ilan ediyorum
DoĞruya doğru. Başıma gelenler absürtlük sınırlarını zorlasa da günlerdir kendi kendime 'Vay be, ben neymişim?' deyip duruyorum. Düşünsenize, 'kendi yağında kavrulan' bir gazeteci olduğumu zannederken bir anda neredeyse savaş çıkarıyordum!
***
Yaşadıklarımdan çıkan ders: Siz siz olun, kendinizi küçümsemeyin. Her şeyi yapabilirsiniz! Uluslararası kriz çıkartabilir, dünyayı kaosa sürükleyebilirsiniz. Gücünüzü küçümsemeyin! Bir de şu dünyada 'ölçü kaçması'nın sınırının olmadığını hatırınızda tutun!