AKÅžAM | DUNYA | 24 KASIM 2009, SALI
Arka plan
DaÄŸlık KarabaÄŸ'da askeri bir operasyona mı gidiliyor? Kilit soru bu. Konu uluslararası arenada tartışılırken meselenin birebir muhatabı olan KarabaÄŸ'daki Ermeniler oradaki yönetim tanınmadığı için masada deÄŸiller. Ancak onların pozisyonları ve haklarında alınan kararlara karşı tavırları belirleyici. Çünkü KarabaÄŸ Ermeni hükümeti, de facto olsa da konunun öznesi. Bu gün bu hükümetin BaÅŸbakanı Arayik Harutyunyan ile yaptığımız söyleÅŸiyi okuyacaksınız. BaÅŸbakanlık binası baÅŸkentin en görkemli yapılarından. Ancak dışı görkemli olsa da içi bölgenin ekonomik sıkıntılarını simgeliyor. Eski püskü basamaklarla BaÅŸbakanlık ofisine çıkılıyor. Burada zaman 20 yıl öncesinde donmuÅŸ sanki. Harutyunyan, çevrenin eski püskülüÄŸüne tezat 1973 doÄŸumlu gencecik bir politikacı. BaÅŸbakan ile bir buçuk saat görüÅŸtük. Aldığımız hava ÅŸu: KarabaÄŸ'ın ÅŸu aÅŸamadaki tek ısrarı masada olup, kendi kaderinde söz hakkı kazanmak. Bağımsızlık ısrarları taraf olduklarını kabul ettirdikten sonra baÅŸlayacak. Bölgede gerginleÅŸen hava ile birlikte askeri bir operasyon masaya gelirse orada yaÅŸayan herkes sonuna kadar savaÅŸacak...

ÇEKİLME SÖZ KONUSU DEĞİL
İşgal altındaki DaÄŸlık KarabaÄŸ'daki Ermeni hükümetin BaÅŸbakanı Harutyunyan, Laçin Koridoru ve tampon bölgelerden çekilme tartışmalarıyla ilgili 'Bunları düÅŸünmüyoruz bile. Taraf olarak kabul edilene kadar tavrımız deÄŸiÅŸmeyecek' diyor. Harutyunyan, Hocalı katliamında sivillerin öldüÄŸünü
kabul ediyor ama ölümlere 'SavaÅŸtaydık' diye bakıyor
Tanınmayan bir devletsiniz. Neden Ermenistan'a baÄŸlanmak için deÄŸil de bağımsız olmak için mücadele veriyorsunuz?
1988'de özgürlük hareketi baÅŸladığında insanlar, 'Ermenistan'a baÄŸlılık' sloganıyla sokaklara dökülmüÅŸlerdi. Sovyetler dağılırken, o dönemki kanuna göre KarabaÄŸ özerk bir bölge olduÄŸu için kendi kaderini tayin hakkına sahipti. Bu nedenle bağımsızlık hedefini koyduk. Böylece Sovyet kanununu çiÄŸnememiÅŸ oluyorduk.
l Sovyetler ve kanunları ortadan kalkınca da hedefinizi değiştirmediniz. Neden?
Hareket olgunlaşınca, hedef kendi kaderini tayin hakkı oldu. Bağımsızlık ya da Ermenistan'a bağlılık ikinci planda kaldı. Uluslararası alanda kaderimizi tayin hakkı elde ettiğimiz zaman kendi halkımıza soracağız: Bağımsızlık mı isterler yoksa Ermenistan'a bağlılık mı? Onlar karar verecek.
BAĞLILIK TEKNİK BİR MESELE
l Åžu aÅŸamada Ermenistan'a baÄŸlanmak size önemli bir güç kazandırmaz mı?
Bu, çok önemli bir mesele deÄŸil. Zaten eÄŸitim, savunma, ekonomi alanında önemli iÅŸbirliÄŸimiz var. Ermenistan bizim güvenlik garantörümüz. O yüzden baÄŸlılık yalnızca teknik bir mesele.
l Bu kadar yakın olmanıza rağmen Ermenistan sizi neden resmi olarak tanımıyor?
Bu politik bir konu. Ermenistan tek taraflı bir tanıma istemiyor. Önce uluslararası alanda tanınalım istiyor. Aksi takdirde sürece zarar vereceÄŸini düÅŸünüyor.
l Ermenistan'a oldukça pahalıya mal oluyorsunuz. Türkiye ve Azerbaycan ile kapalı sınırların sebebi sizsiniz. Tanımamanın altında yaptırımların artması korkusu olabilir mi? Kendinizi 'Büyük Abi'yi hapsetmekle yükümlü hissediyor musunuz?
Hayır, pahalı derkenÖ Anavatana paha biçilemez. Hangi blokaj altında kalırsa kalsın, isterse bu blokaj yüzlerce yıl sürsün, anavatanı asla ekonomik çıkarlar için satmayacaktır.
l Ermenistan KarabaÄŸ'ı anavatanı olarak görüyor diyorsunuz.
Kesinlikle. Anavatan deyince iki devlet ve bir vatanı kastediyoruz.
DEMEK Kİ SINIR AÇILMAYACAK
l Türkiye ve Ermenistan arasında imzalana protokollerin KarabaÄŸ meselesi çözülmeden hayata geçirilmeyeceÄŸi konuÅŸuluyor. 'Çözülme' ile kast edilen ilk aÅŸamada Laçin koridoru baÅŸta olmak üzere KarabaÄŸ etrafındaki tampon bölgelerden çekilmeniz. Buna hazır mısınız?
Bizim için Türkiye-Ermenistan yakınlaÅŸması ve KarabaÄŸ meselesi birbirinden tamamen ayrı baÅŸlıklar. Türkiye KarabaÄŸ'ı, sınırları açmanın önünde ÅŸart olarak görüyorsa çok açık ki o sınırlar açılmayacak! KarabaÄŸ halkı kendi kaderini tayin hakkına sahip olmadan herhangi bir tavizi konuÅŸmayacaktır.
l Tanındığınız takdirde konuşacağınız tavizler ne olur?
Kimse bize sormadığına göre, bunu konuÅŸmuyoruz. Masaya oturduÄŸumuzda karşılıklı verilecek ve alınacaklar konuÅŸulur. Biz sadece haklarımızın tanınması için mücadele ediyoruz.
l Yani Laçin Koridoru ve diÄŸer tampon bölgelerden çekilmeyi tartışmıyor musunuz?
Hayır, bunları düÅŸünmüyoruz bile. Taraf olarak kabul edilene kadar tavrımız deÄŸiÅŸmeyecek.
l Böyle katı bir tutum size de zarar vermiyor mu? DaÄŸların arasına sıkışmışsınız. Sınırların açılması sizin de hayat damarlarınızın
açılması demek.
Daha önce de söylediÄŸim gibi anavatana paha biçilmez. Bugün yaÅŸam standartlarımız belki en iyisi deÄŸil ama kabul edilebilir ÅŸartlar. Maddiyatın vatanın önüne geçmesine asla izin vermeyiz. Türk yetkililer, buranın bir onuru olduÄŸunu görsünler. Biz hiçbir zaman istilacı olmadık.
l Ama tüm dünya sizi öyle görüyor! Harita üzerinde Azerbaycan topraklarındasınız.
Size katılmıyorum. Biz mücadelemize toprak talebi ile deÄŸil, kaderimizi tayin talebi ile baÅŸladık. Zaten üzerinde yaÅŸadığımız topraklarda özgürce yaÅŸama talebi. Ama savaÅŸ kendi kurallarını dikte ediyor maalesef.
HOCALI'YI KABUL EDİYORUZ
l Azeriler ilk kurÅŸunu sizin attığınızı söylüyorlar.
Azerbaycan kendi topraklarından Ermeniler'i temizleme politikalarına baÅŸladığında Nahçıvan'dan tamamen yok edildik. Sumgayt ve Bakü'de büyük kıyımlar oldu.
l Aynı ÅŸekilde burada da Azeriler'i siz kıyımdan geçirdiniz.
Bir - iki çatışma oldu ama bunlar asla Bakü ya da Sumgayt'taki kadar organize ve geniÅŸ çaplı deÄŸildi.
l Hocalı'da yaÅŸananları inkar etmeyeceksiniz, deÄŸil mi? Ermeniler 1300'den fazla Azeri'yi öldürdüler o köyde.
Hocalı 1992'de, savaÅŸ sırasında yaÅŸandı. Sivil kayıplar oldu. Kabul ediyoruz. Ama siviller için koridor açılmıştı. Azeriler Hocalı'yı baÅŸka ÅŸekilde anlattılar. Kendimizi savunmak için Hocalı'yı almaya mecburduk.
l SavaÅŸ durumunu bir özür olarak anlatıyorsunuz. 1915'te Osmanlı bir savaÅŸtaydı. Ermeniler soykırım yapıldığını iddia ediyorlar ama 'özel savaÅŸ durumu' olarak neden açıklanmasın?
1915'te bir devlet politikasından bahsediyoruz. Oysa burada savaÅŸ sırasında çıkan çatışmalarda ölenler var. Sistematik bir politika yok.
l 1915 özellikle diaspora Ermenilerinin varlıklarının önemli bir bölümünü oluÅŸturuyor. Oysa biz burada böyle bir hava almadık. Yoksa sizin 1915'iniz 1992 mi?
1915'i doÄŸrudan yaÅŸanlar diasporadakiler. Biz onların acılarını paylaşıyoruz am o günlere tanıklık etmedik. 1992'i 1915'in devamı olarak görüyoruz. Azeriler de Ermenileri buralardan tamamen temizlemek istediler.
Azeriler mezar göstersin vazgecelim
l Bu toprakları bu kadar kıymetli yapan ne?
Sadece vatan olması. Tüm soyaÄŸacım burada. Atalarımın mezarlarını size gösterebilirim. ÇocuÄŸumun da burada benim mezarımın başında dua edebilmesini istiyorum. Sorun Azerilere, bana birkaç kuÅŸak geriye giden mezar gösterebilirlerse tüm iddialarımdan vazgeçeceÄŸim.
PETROSYAN GİBİ GİDER
l Bu tavrı deÄŸiÅŸtirmek için ne yapıyorsunuz? ÖrneÄŸin bu konuda yıllardır çalışan ve ABD, Rusya ile Fransa'dan oluÅŸan Minsk Grubu var. Size bir faydası oluyor mu?
Pediyodik olarak Minsk Grubu ile bir araya geliyoruz. Aynı ÅŸeyleri onlara da söylüyoruz: 1988'den beri tüm çabalar sonuçsuz çıktı çünkü bizi sürece dahil etmediler! Her ne kadar Ermenistan ile birçok alanda iÅŸbirliÄŸimiz var desem de bu, Ermenistan'ın bizim yerimize karar vereceÄŸi anlamına gelmiyor. Buna hakkı yok ve bunu yapmaya yeltenirse sonuçlarına katlanır. Bu nedenle Levon Ter Petrosyan devlet baÅŸkanlığından istifa etmek zorunda kalmıştı. (1998'de Petrosyan KarabaÄŸ'ın etrafındaki tampon bölgeden çekilme sözü verdiÄŸi için büyük baskı altında kaldı ve istifa etti).
l Sarkisyan'ın da sizin onayınız olmadan bir söz vereceÄŸi konusunda ÅŸüpheniz var mı?
Hayır, yok. Bizim onayımız olmadan KarabaÄŸ konusunda herhangi bir taviz sözü verilmeyecek. NAGEHAN ALÇI
YARIN:
DışiÅŸleri Bakanı ve Göçmenlerden sorumlu
direktörle konuÅŸtuk. Çatışmaların sembollerinden hayalet ÅŸehir Shusha'ya (Shushi) girdik
YAZI DİZİSİNİN ÖNCEKİ BÖLÜMÜ Ä°ÇİN TIKLAYINIZ
Ertuğrul Özkök'ün artık tamamen delirdiğine dair göstergeler top10 listesi
Twitter'da ne yapıyorsun devrimi ve sosyal medyadan son trendler