Pazar günü Ruhat Mengi'nin 'Her Açıdan' programını izlerken Prof. Süheyl Batum'un bir sözü dikkatimi çekti. Taraf gazetesini kastederek '10-15 bin satan bir gazete bütün gazetelerin köÅŸelerinde ağırlanıyor, gündemi belirliyor' dedi. Ondan birkaç gün önce de Ahmet Altan 'Kafes darbe planı belgesini yayınladık, hiçbir gazete ve televizyon bizi konu etmedi' diye yazı yazdı.
İki farklı görüÅŸ, ikisi de medyadan yakınıyor.
Batum'un sözlerini açıklayacak pek çok yazı yazdım daha evvel. Medyada bir 'liberal kardeÅŸliÄŸi' var ve bunlar açık açık birbirlerini tutuyorlar, kayırıyorlar. Küçük bir çevrenin, belli kokteyllerin, davetlerin, ev partilerinin insanları bunlar. Zamanında beraber parti kurmaya da kalkmışlardı, olmadı. Ama aralarındaki bu ideolojik baÄŸ hala sürüyor. Åžimdi bütün güçlerini gazeteyi yaÅŸatmak için kullanıyorlar; yarın öbür gün baÅŸka bir konuda da dayanışma örneÄŸi sergilerler.
Ancak, bu destek sadece sınırlı bir çevreyle sürüyor. Taraf, birkaç ay önce hakikaten de Ahmet Altan'ın dediÄŸi gibi yayınladığı belgelerle ana haberlere konu olur, gazetelerin manÅŸetlerine çıkardı. Fakat Ahmet Altan'ın ÅŸikayet ettiÄŸi gibi çoktandır merkez medya Taraf'ın haberlerine itibar etmiyor.
Medyada farklı seslerin, farklı tavırlarda gazetelerin çıkması iyi bir çeÅŸitliliktir. Ben ilkesel olarak Taraf gibi gazetelerin varlığını sürdürmelerinden yanayım. Tek tipli, resmi ideolojinin sözcüsü gazetelerdense farklı platformların olması özgürlük yolunda büyük bir adımdır.
Bütün bunu söylemekle beraber, bu özgür platform adı altında yalan haberciliÄŸe ÅŸapka çıkarılmasını, hatta bunun bir habercilik sistemine dönüÅŸmesine de itiraz ederim. Maalesef, Taraf arka arkaya yalan çıkan haberlerini sahiplendi. Ve bunlar medyanın inandırıcılığına büyük darbe vurdu. Zaten medyanın inandırıcılığı ciddi anlamda erozyona uÄŸramıştı, bu gazete sadece bu erozyonu daha da geniÅŸletti.
İşin ilginci, kendilerine inanan, iyi niyetle alıntı yapan, Taraf'a destek çıkanları da zor durumda bıraktı bu ısrar.
İş aynen çobanın hikayesine benzedi... 'Kurt geliyor, kurt geliyor' diye bütün köyü ayaÄŸa kaldırdı, sonunda kurt gerçekten geldi ama hiç kimse inanmadı.
Taraf bundan sonra doÄŸru bir haber verse bile, kimse inanmama eÄŸiliminde. Sadece baÅŸladıkları noktaya geri döndüler: EÅŸ-dost-ahbap birbirlerini ağırlıyorlar, birbirlerini övüyorlar, birbirlerinden bahsediyorlar.
KeÅŸke Taraf'ın haberleri doÄŸru çıksaydı...
Keşke o belgeler doğrulansaydı...
O zaman gerçekten Türk medyasında ciddi bir eÅŸik atlanırdı. Ne yazık ki olmadı ve Taraf ölü doÄŸdu.
Bu tecavüz beni yordu
Artık kanıksamaya baÅŸladık, ne zaman Zerrin Özer gündeme gelince peÅŸinden hep o bildik hikaye tekrarlanıyor... Ne garip ki biz de tecavüz gibi son derece hassas bir konuyu sakız haline getirmiÅŸ uzattıkça uzatıyoruz.
Bana kalırsa birileri Zerrin Özer'i kandırıyor bu konuda... Oysa böyle bir ÅŸeye hiç ihtiyacı yok. Sanırım AnuÅŸ Bakış'ı kaybettikten sonra Zerrin Özer'in danışmanları ucuz polemiklere bel baÄŸlamaya kalktılar.
Åžimdi de ortada ismin baÅŸ harfleri uçuÅŸuyor, eski bir plak ÅŸirketi sahibi falan deniyor.
Birkaç yıl önce Orhan Gencebay'ın adını karıştırmışlardı bu iÅŸin içine. Aylarca tartışılıp ne büyük ayıp edilmiÅŸti...
Artık Tülay Özer'in bu iÅŸe el koyması gerekiyor.
BB'den özür
Dünkü yazımda dikkatinizi çekmiÅŸtir eminim, ben de görünce çok güldüm ama bir yandan da yakın bir dostum hakkındaki yazıya denk geldiÄŸi için de üzüldüm... Herhalde traji komik diye denir... Bedri Baykam'ın dev suntalardan tuvallere geçiÅŸini yazarken, 'tuvalete' diye yazmışım... Yazıyı sayfaya koyanların da dikkatini çekmemiÅŸ bu ilginç durum herhalde... Lapsus mu, dikkatsizlik mi; okurlardan ve Bedri Baykam'dan çok özür dilerim...
Ertuğrul Özkök'ün artık tamamen delirdiğine dair göstergeler top10 listesi
Twitter'da ne yapıyorsun devrimi ve sosyal medyadan son trendler