AKŞAM GAZETESİ | Sevim Gözay | 2009-11-24

kategori2

Büyük Türk Twitçi'leri

Twitter örf ve adetlerinde, birini 'block'lamak o kişiyi hayatınızdan çıkarmak anlamına geliyor. Canınızı sıkan kişileri block'layarak sınırdışı etme hakkına sahipsiniz yani micro-blog aleminde. Twitçi'nin bireysel yaşam alanını ve haklarını koruyan bir yapı bu neticede.  
Çok sayıda takipçisi/yoldaşı olan kimi Press Bey'ler ise, block butonunu bir tatmin aracı olarak algılayıp, her bir block'lamalarını 'kendinden mahrum etme şovu'na çevirme eğilimindeler. 'Block'layacaksın Taksim meydanında birkaç tanesini, bak bakalım bir daha yapıyorlar mı!' tonuyla, henüz block mağduru olmamış yoldaşlarına 'Akıllı ol' mesajı veriyor bu gibiler.
Bir alfa erkekçilik, bir doğal lidercilik, bir herşeyibilenadamacılık, bir dalgacımahmutçuluk, bir trendsettercılık sormayın gitsin. Klavyesini, BlackBerry'sini kuşanan, 'ulusa sesleniş' moduna girdi. Herkes yayında. Herkes vasatla kavgada. Herkes 140 karakter filozofu. Ama bir yere kadar...

TWİTÇİ TWİTÇİ SAATİN KAÇ?
Yeni bir ünlü ya da yeni bir medya büyüğü Twitter'a adım atmaya görsün... Yoldaşlarına iki twitte bir 'Ananı da al git' çeken bu küçük prensler derhal ayağa fırlayıp kendini tanıtıyor, 'hoş geldiniz' sırasına giriyor, kolonya şeker ikram ediyorlar.
Twitçi dünyasında hiyerarşi, dil bilgisi kurallarına göre işliyor anlayacağınız... Ünlüler ve ünsüzler ana başlıkları altında; büyük ünlü uyumu, küçük ünlü uyumu, ünsüz uyumu, ünlü düşmesi vs... Bunlara dikkat ederseniz, Twitter'da mutluluk sizi bekliyor. Sonra gelsin organizasyonlar, davetler, kamuya açık kanka dansları...
İnsanlardaki sınıf psikolojisi ve iktidar özlemini deşifre eden, müthiş bir gözlemevi Twitter, bu yanıyla. 

TWİTÇİDEN AL HABERİ
Ahmet Hakan: Burası eskiden dutluktu. Şimdi öyle mi ya! Hülya burada, Helin burada, İslamcı gençler burada, Nazlı Hanım burada, Oben Budak bile burada...
 Hakan - Utku: Yoğuşmalı Zombi: İlk Türk zombi filmi Zombilerin Düğünü'nü ölesiye sonra da dirilesiye merak ediyoruz.  
Ezgi Başaran: Taksici olayı benimsemiş; 'Sisimiz var abla gördüğün gibi, trafiğimiz de ona göre işte...'
Erdil Yaşaroğlu: Haftasonları gazetelerin genel yayın yönetmenleri annem gibi davranıyor... 'Ben fazla fazla koyayım da, sen okuyabildiğini oku.'
Gani Müjde: Dizilerde yeni bir şeymiş gibi her hafta biri birini öpüyor. Bence dizici takımı, dizici ev kadınlarının soft porno merakına tercüman oluyor.
Hakan - Utku: Domuz gribi olanlar için çalıyoruz; 3 Pürel söylüyor; 'Ben sevmeeeek öpmeeek isterdim, nerden bilirdiiiimm öpenler ağlarmış...'

Striptiz boru hattı
Önce Habertürk'te Esin Övet, ardından Sabah'ta Sami Tosun müjdeledi; striptiz boruları yok satıyormuş bu ara. Çiftler arasında, çıkmaza giren ilişkiyi canlandırma aparatı mertebesine yükselen bu özel borular, Sex Shop'larda 2 bin liraya satılıyormuş. Montaj ve nakliye dahil mi, değil mi bilmiyorum ama umarım dahildir. Yoksa hayatında boru takmamış masum bir ustanın dekorasyon ve samimiyet vizyonu olayı şuraya kilitler; 'Abla burada kim görecek bunu? Asıl salona güzel olur bu!..'
Boruyu taktırmak neyse gene de... Esas mesele striptiz kursu! Ki bu faaliyeti B.Ö. (borudan önce) gizlice tamamlamakta fayda var bence. Aksi takdirde gecenin bir körü 'Bugün neler öğrendin göster hadi sevgiline' açılımı, çatırdayan bir ilişkiyi bırakın kurtarmayı, tarihe gömmeye yarar ancak... Borudan düşüp kafasını kıran amatör ruhlu ve jartiyerli şehir efsanesi olmak da cabası!