AKŞAM GAZETESİ | Metin Taş-Sezgin Özcan | 2009-11-24
Maliye Bakanlığı, Vergi Usul Kanunu'nda yapılması gereken değişiklikler konusunda hummalı bir çalışma içinde. Yapılması öngörülen düzenlemelerden birisi de mükellef haklarına ilişkin.
Ülkemizde 2005 yılında gelir idaresinin yeniden yapılandırılması çalışmalarına paralel olarak mükellef haklarına da önem verilmesi gereği vurgulanmış ve bunun sonucunda 2006 yılında Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Mükellef Hakları Bildirgesi yayınlanmıştır. Bu tarihten sonra mükellef haklarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda kayda değer bir gelişme yaşanmamıştır.
DÜNYADAKİ DURUM
Dünyada mükellef haklarının korunması ve toplumda vergi bilincinin yaygınlaştırılmasına yönelik girişimler İngiltere, ABD ve Avustralya'da başlayıp diğer ülkelere yayılmıştır. Bunun doğal bir sonucu olarak mükellef hakları konusunda pek çok sivil toplum örgütü kurulmuştur.
Günümüzde 45 ülke ve 65 üyeden oluşan Dünya Mükellefler Birliği, mükellef haklarının korunması ve vergi bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla tüm dünyada faaliyetlerini sürdürmektedir.
Mükellef haklarının korunmasına yönelik çalışmaların en fazla yoğunlaştığı Avrupa'da ise 29 ülkenin üye olduğu Avrupa Mükellefler Birliği bulunmaktadır. Sivil toplum kuruluşu olarak faaliyetlerini sürdüren bu birlikler, ülkelerde hukuka uygun ve adil vergilemenin hayata geçirilmesi ve mükellef haklarının korunmasına yönelik girişimlerini her geçen gün artırmaktadırlar.
ÖNCÜLÜĞÜ BURSA YAPTI
Türkiye'de ise mükellef haklarıyla bağlantılı bazı dernek ve vakıflar mevcut. Meslek kuruluşları da faaliyet konularıyla ilgili olduğu ölçüde konuya göz kırpıyor. Mükellef haklarının korunması ve geliştirilmesi anlamında güçlü bir yapılanma, ilk kez Bursa'da gerçekleşti.
Bursa'da 21 kurum ve kuruluş bir araya gelerek Mükellef Hakları Platformu'nu kurmuşlardır. Platforma iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarından yoğun destek sağlanmıştır.
Vergileme işlemlerinin hukuka uygun ve adil bir şekilde uygulanması ve bu süreçte mükellef haklarına saygı gösterilmesini isteyen tüm mükellefler; üye oldukları sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, iş dünyası veya çalışma hayatını temsil eden kuruluşları aracılığıyla Mükellef Hakları Platformu'na üye olabiliyor. Yani bu platform; Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları, Meslek Odaları, Sanayici ve İşadamları Dernekleri, Üniversiteler ve diğer tüm sivil toplum temsilcilerine açık.
HEDEF VE FAALİYETLER
Platformun öncelikli hedefleri arasında; mükellef haklarının ayrı bir bölüm olarak Vergi Usul Kanunu'nda yer almasını sağlamak, mükellef haklarını ayrıntılı bir şekilde açıklayan yeni bir 'Mükellef Hakları Bildirgesi' yayınlanmasını sağlamak ve mükellef haklarının korunması için ülkemizde de ABD'deki Mükellefin Avukatı İdaresi veya Avrupa'daki Ombudsman benzeri özel bir yapının oluşturulmasını sağlamak yer alıyor. Başkanlığını Doç. Dr. Adnan Gerçek'in yaptığı Mükellef Hakları Platformu'nun yürüteceği başlıca faaliyetler; mükellef hakları ile ilgili araştırmalar yapmak; raporlar hazırlamak; toplantı, konferans ve paneller düzenlemek; mükellef hakları ve vergileme konusunda toplumu bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmak olarak sıralanıyor.
Eski işçisini işe alan işveren ilave istihdam teşvikinden yararlanır mı?
EK işçi istihdamına ilişkin bir sorum olacak. Bir tek işçi çalıştıran bir işveren, çalıştırdığı bu işçiyi işten çıkarıp, yerine başka işçi alıyor. Şimdi, işten çıkardığı eski işçisini yeniden işe almak istiyor. Eski işçisini tekrar işe aldığında çalıştırdığı işçi sayısı ikiye çıkmış ve ek bir istihdam meydana gelmiş olacak. Bu durumda tekrar işe aldığı eski işçisi için ek işçi istihdamına ilişkin teşvikten yararlanır mı? Eski işçinin istifa etmiş olması farklı bir sonuç yaratır mı? Mustafa Balkan
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun geçici 9. maddesine göre, ek işçi istihdamına ilişkin teşvikten yararlanılabilmesi için istihdam edilen sigortalının, 2009 yılının nisan ayına ait prim ve hizmet belgelerinde bildirilen sigortalı sayısına ilave ve işe alınma tarihinden önceki üç aylık dönem içinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na verilen prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışındaki kişilerden olması gerekiyor.
Yeniden işe alınması düşünülen eski sigortalı, 2009 Nisan ayına ait prim ve hizmet belgelerinde bildirilen bir adet sigortalı sayısına ilave bir istihdam olacağından birinci şartı sağlıyor. İkinci şart olan işe alınma tarihinden önceki üç aylık dönem içinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na verilen prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışındaki kişilerden olması şartı gereği, işten çıkarıldığı tarih ile işe alınacağı tarih arasında en az üç aylık dönem geçmiş ve bu süre içinde sigortalı olarak çalışmamış olması gerekiyor.
Örneğin, söz konusu sigortalı 2009 Kasım ayında işe alınacaksa, 2009 Ağustos ayından önce işten çıkarılmış ve Ağustos-Ekim aylarında sigortalı olarak çalışmamış olması gerekiyor. Bu şartları sağlaması halinde yeniden işe alınan ve 2009 Nisan ayındaki sigortalı sayısına ilave istihdam yaratan eski sigortalı için istihdam teşvikinden yararlanılması gerekir.
AKLINIZDA BULUNSUN
Davadan feragat ederken iyi düşünülmeli
VERGİ davalarında İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) 31. maddesi hükmü gereği olarak, davadan feragat konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) hükümleri uygulanıyor. HUMK madde 95'e göre; 'Feragat kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl eder.'
Davadan feragat halinde dava reddedilir. Feragat nedeniyle reddedilen dava, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı sebebe dayalı olarak yeniden açılamaz. Açılırsa kesin hüküm nedeniyle reddedilir.
GÜNÜN SÖZÜ
'Akıllı adam hem kitapları, hem de doğrudan doğruya hayatı okur.' Lin Yutang