AKÅžAM | PAZAR | 22 KASIM 2009, PAZAR
Son verilere göre Türkiye'de 3,5 milyona yakın iÅŸsiz var. Kriz bitiyor söylemlerine raÄŸmen iÅŸsizlik oranında artış görünüyor. Yeniden iÅŸe alımların baÅŸlayacağı dönemi iÅŸsizler kadar, sırtına aşırı yük bindiÄŸi için iÅŸyerinde düÅŸüp bayılma noktasına gelen çalışanlar da iple çekiyor. Peki, görünürde istihdam var mı? Ekonomistlere sorduk...
İşsizlik beÅŸ ay sonra yeniden tırmanışta. Geçen hafta Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Türkiye'deki aÄŸustos ayı iÅŸsizlik rakamlarını açıkladı. Buna göre ülkemizdeki iÅŸsizlik oranı yüzde 13.4. Bu oran, bu yılın temmuz döneminde yüzde 12,8 seviyesindeydi. AÄŸustos döneminde tarım dışı sektörlerde çalışan sayısının 192 bin kiÅŸi azalması tabloyu daha da netleÅŸtiriyor. Son dönemde 'kriz bitiyor' sözü sıkça telaffuz edilmeye baÅŸlanmışken Türkiye'de iÅŸsizlik hiç de bitiyormuÅŸ gibi görünmüyor. Rakamların açıklanmasının ardından BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın Türkiye'nin dünyada iÅŸsizliÄŸin en az artış gösterdiÄŸi ülke olduÄŸunu söylemesi, Amerika ve Avrupa'dan daha iyi durumda olduÄŸumuzu dile getirmesi de karamsarlığı azaltmıyor. Sayıları 3 milyon 429 bine ulaÅŸan iÅŸsiz ordusu, yeni iÅŸ olanaklarının bir an önce ortaya çıkmasını sabırsızlıkla bekliyor. Ama onlar tek deÄŸil. Çalışan sayısının iyice azaltıldığı iÅŸyerlerinde ağır iÅŸ yükünü sırtlayan çalışanlar da iÅŸe alımların baÅŸlayacağı dönemi iple çekiyor. Zira New York'taki Economic Cycle Research Institute'un baÅŸkanı Lakshman Achutan'ın geçen hafta yaptığı açıklama, çalışanların da durumunun vahim olduÄŸunu ortaya koyuyor. Az sayıda çalışanla çok iÅŸ yapılmaya devam edilmesi durumunda 'Çalışanların iÅŸyerlerinde artık düÅŸüp bayılmaya baÅŸlayacaklarını' söyleyen Achutan krizden çıkış yolunun göründüÄŸü ÅŸu dönemde iÅŸe alımların da bir an önce baÅŸlaması gerektiÄŸine dikkat çekiyor. Peki, iÅŸsizi de çalışanı da iÅŸe alımların baÅŸlaması için beklerken durum neyi gösteriyor? Türkiye'nin önde gelen ekonomistlerine iÅŸsizlik rakamları gerçeÄŸi yansıtıyor mu, Türkiye, ABD ve Avrupa'dan daha iyi durumda mı, kriz bitiyor mu ve iÅŸe alınmalar yakın zamanda baÅŸlar mı diye sorduk. İşte cevaplar...
Ölmektense düÅŸüp bayılmak daha iyi Prof. Dr. Osman AltuÄŸ
Türkİye'de iÅŸsizlik rakamları doÄŸruyu yansıtmıyor. Çünkü esas olarak alınan deÄŸerler gerçek dışı. 15-60 yaÅŸ arası nüfus 48 milyondur. Bunun hemen kafadan 25 milyonunu silerler. Dolayısıyla anında 25 milyon kiÅŸi iÅŸ bulmuÅŸ olur. Kalan 23 milyonun ise 10 milyonu kayıtlı çalışır. Kalır geriye 13 milyon, bunun da 7 milyonu tarımda çalışır denilir. Geriye kalan 6 milyonun da 3 milyonu kayıt dışı çalışıyordur, kalan 3 milyonuna iÅŸsiz dersin. Oysa Türkiye'de korkunç bir iÅŸsizlik var. Ancak BaÅŸbakan insanlara 'beterin beteri var halinize ÅŸükredin, bakın Avrupa'da iÅŸsizlik bizden daha çok' diyor. Avrupa'daki ekonomi kayıtlı ekonomi; bizimkiyse kayıt dışı. Kıyaslamak mümkün deÄŸil. Avrupa'da rakamların kötü çıkması da gerçeÄŸi yansıttığı için doÄŸaldır. Türkiye'deki rakamları 48 milyon üzerinden hesaplarsanız kafayı yersiniz.
Bu kriz devam etmektedir; dünya krizi meselesi ayrı Türkiye krizi meselesi ayrı birer boyuttur.
Kriz döneminde az sayıda çalışana çok iÅŸ yüklenmesi durumu ise ölümü gösterip hastalığa razı etmek! Tabii teknolojik bir geliÅŸme var. Emek yoÄŸundan makine yoÄŸun bir sanayi anlayışına geçiyorsunuz ve bunun sonucunda daha az insan çalıştırmak zorunda kalıyorsunuz. Daha az insan çalışınca insanlar iÅŸsiz kalıyor. O zaman o insanlara yeni iÅŸ alanları açmak zorundasınız. İşte bütün sorun burada. Yeni iÅŸyerleri açmak. Yeni iÅŸyerleri açmak için de yatırım yapmak gerekiyor. Öte yandan iÅŸyerinde yoÄŸun çalışmaktan insanların düÅŸüp bayılacağı söyleniyor. İşyerinde düÅŸüp bayılacak bir fırsat bulursa çok güzel! İnsanlar zaten iÅŸsiz kaldıkları için ölüyorlar. Ölmektense düÅŸüp bayılmak daha iyi. Ekonominin kanunları acımasız. Peki, yakın dönemde Türkiye açısından tekrar istihdam baÅŸlaması gibi bir ÅŸey söz konusu olabilir mi? Olamaz! DüÅŸük faiz modeline devam ettikçe, özel sektör böylesine büyük bir borç içerisindeyken Türkiye bu sorunu çözemez.
İşveren, bayılttığını ayıltmayı bilir! Prof. Dr. Ege Cansen
İşsizlik oranı Amerika'da yüzde 10.3, Avrupa'da 9.6. Yani Türkiye'deki 13.4'lük orandan daha yüksek deÄŸil. Ancak Amerika'da yüzde 5, Avrupa'da yüzde 20-30 civarında artış oldu. DüÅŸükten çok hızı çıktılar. BaÅŸbakan'ın 'bizim durumumuz daha iyi' dediÄŸi bizde artışın daha az olması. TÜİK 3,5 milyon iÅŸsiz olduÄŸunu söylüyor. Bu rakamların doÄŸru olup olmadığından çok esas takip etme sebebimiz kıyaslama. Ortaya çıkan rakam kesin deÄŸilse bile aynı metodolojiyle yapılan ölçümler iyiye mi gidiyoruz kötüye mi açısında bir gösterge saÄŸlıyorsa yeterlidir. Bu rakamı çok ciddiye almayalım ama çöpe de atmayalım.
Krizi bir göstergeyle ölçmek gerekirse bu gösterge milli gelir artışıdır, bir önceki döneme göre artmış mı ona bakmak gerekir. Geçen senenin verilerine göre bu rakamların pozitif çıkma ihtimali çok yüksek. Düz mantıkla bakınca kriz bitmiÅŸtir veya bitmek üzeredir. Ama ÅŸöyle düÅŸünün: Adam 80 kilodan 90 kiloya çıkmıştır, sonra 5 kilo verip 85 kiloya inmiÅŸtir. Bu adam ÅŸimdi ÅŸiÅŸmanladı mı zayıfladı mı? Önceki dönemlere göre 5 kilo fazlası var, son döneme göre ise 5 kilo azı var. Yani daha geniÅŸ perspektiften baktığımda ben kriz bitmiÅŸtir diyemem, krizin bittiÄŸine dair kuvvetli sinyaller var derim. İşsizlik oranının artması ise ÅŸaşırtıcı deÄŸil. Ekonomide öncü ve artçılar vardır. Milli gelir artmaya baÅŸladıktan iki üç dönem sonra istihdam artışı baÅŸlar. İstihdamın baÅŸlaması krizden önceki milli gelir seviyesine yaklaşılırken gerçekleÅŸir. Asıl artış ise milli gelir 100'de 100'ün üstüne çıktığı zaman olur. Buna göre istihdamın tekrar kriz öncesindeki seviyeyi bulması 2011'i bulur. Bu arada bu iÅŸsizlikte çalışanların saÄŸ ayağınla daktilo yaz, sol ayağında faks çek, elinle telefona cevap ver durumu devam ediyor. Çalışanı sıkıştırıyorlar. Ama iÅŸveren zaten gaddardır. Çok çalışmaktan bayılanları da ayıltır ve ucuza çalıştırmaya devam eder. Kapının dışında 'ben böyle de olsun razıyım, yeter ki bana iÅŸ ver' diyen adamlar varken bu sıkıştırma biraz daha devam eder.
İşe alımlar 'son ana kadar' ertelenir Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu
Türkiye'nin rakamlarını geliÅŸmiÅŸ ülkeler açısından deÄŸerlendirmek yanlış. Birinci nokta, Türkiye'de iÅŸsizlik oranı 2001 yılında yaÅŸadığımız krizde karşı karşıya kaldığımız iÅŸsizlik oranının üzerinde. İkinci nokta ise rakamların doÄŸru olduÄŸunu ve gizli iÅŸsizlik konusunu bir tarafa bırakır isek, Türkiye'de çalışabilir nüfusun yüzde 49'u iÅŸgücüne katılırken, geliÅŸmiÅŸ ülkelerde bu oran yüzde 70 civarında. Ve doÄŸal olarak da geliÅŸmiÅŸ ülkelerdeki iÅŸsizlik oranı bu yüksek katılımla karşılaÅŸtırılarak hesaplanıyor. Ülkemizde ise maalesef iÅŸ bulma ümidi de olmadığı için insanlar iÅŸgücüne katılmıyor ve doÄŸal olarak da iÅŸsizlik rakamlarında görünmüyor. Dünya ekonomisini izlersek 1973 yılından itibaren yani dünyada para sistemi yıkılıp yerine esnek kur sisteminin gelmesinden bu yana, sürekli bir ekonomik istikrarsızlık dalgası yaÅŸanıyor. Birkaç yıl üst üste büyüyen ekonomiler hemen ardından birkaç yıl küçülme trendine giriyor. Orta Vadeli Program hedeflerine göre ÅŸirketlerin kriz öncesi ciroya ulaÅŸması için 2012 yılını beklemek gerekiyor.
Krizin tamamen bitip bitmediÄŸini anlamak için tabii ki iÅŸsizlik rakamları belirleyici olacak. İşsizlik oranlarının bu denli yüksek seyretmesi kriz göstergesi olarak izlenmeli.
Kriz aslında bir taraftan bir çözümdür. Çalışanlar daha düÅŸük ücretlerle daha fazla çalışmayı kabul etmeye eÄŸilimli hale gelir. Çünkü geçimlerini saÄŸlamak ve borçları çevirebilmek için her türlü çalışma koÅŸuluna razı olur. İşgücü verimliliÄŸi bu çerçevede artmaya baÅŸlar ve giriÅŸimcinin karı yükselir. Bu karlarla yapılan teknolojik yatırımlar iÅŸgücü gereksinimini azaltırken daha fazla üretimi ve verimliliÄŸi de beraberinde getirir. Sonuç; sermaye birikiminin hızlanması, karların artmasıdır. Dolayısıyla 'son ana kadar' iÅŸe alımlar ertelenir. Ne zaman ki sektördeki karlılık birilerinin dikkatini çeker ve bu sektöre giriÅŸ olur iÅŸte bu noktada yeni istihdam yaratma gündeme gelir. Sistemde her ÅŸey kar içindir.
MİNE AKVERDİ