İ.Hüseyin Yıldız huseyin.yildiz@aksam.com.tr

kategori2

Yaşlı ve yorgun dünya

Ülkelerin geliÅŸmiÅŸlik ve refah düzeyi arttıkça, vatandaÅŸlarının ortalama yaÅŸam süresi de artıyor. Çünkü bilimsel, teknolojik, sanatsal, zihinsel ve moral geliÅŸmeler, insan yaÅŸamını uygarlaÅŸtırdıkça, doÄŸal olarak insanın yaÅŸam süresi de uzuyor. Buna en somut örnek olarak iyileÅŸen saÄŸlık hizmetlerini verebiliriz. Ancak bu durum, dünya nüfusunun giderek yaÅŸlandığı ve beraberinde baÅŸka sorunlar getirdiÄŸi gerçeÄŸini deÄŸiÅŸtirmiyor.
Öte yandan ülkelerin geliÅŸmiÅŸlik düzeyi ile nüfus (doÄŸum oranı) artış hızı arasında ise ters orantı bulunmaktadır. Afrika kıtası, sözünü ettiÄŸim bu ters orantıya iyi bir örnektir. Yüzde dördün üzerindeki doÄŸum oranıyla Afrika, bugün açlıkla mücadele etmektedir. Yine de dünya ortalamasına baktığımızda, doÄŸum oranları düÅŸerken nüfus yaÅŸlanmaya devam ediyor.
DoÄŸum oranının düÅŸmesinde, çalışma hayatının ebeveynlerin her ikisini de çalışmak zorunda bırakması, düÅŸen ücretler, büyük aile yapısının giderek çözülüyor olması, kırsal nüfustaki gerileme gibi etmenleri sayabiliriz. Öyle ki; geliÅŸmiÅŸ ülkelerde, bilhassa Avrupa'da, nüfus bırakın artmayı, gerilemeye dahi baÅŸladı.

Peki, nüfusun yaÅŸlanmasını niye önemsiyoruz? Çünkü nüfusun yaÅŸlanmasına baÄŸlı olarak ekonomiye etkili birçok sorun ortaya çıkmaktadır. Bunlardan bazıları:

1- Çalışan başına düÅŸen emekli sayısı arttığı ve yaÅŸam süresi uzadığı için artan saÄŸlık ve emeklilik harcamaları devlet bütçelerinde önemli bir yük oluÅŸturmaktadır.

2- Teknolojik geliÅŸmelere uyum saÄŸlamakta zorluk çeken yaÅŸlı çalışanlar bazı sektörlerde verimlilik kaybına neden oluyor (Tecrübe gerektiren iÅŸler hariç). Ayrıca beden gücüne dayalı iÅŸlerde de bir performans kaybı yaÅŸanmaktadır.

3- Nüfusun yaÅŸlanması, iÅŸgücü piyasasının dışında kalan ve hatta bazen bağımlı hale gelen insan sayısının artması demektir. Bu da, tasarrufların ve yatırımların azalması sonucunu doÄŸurmaktadır.

4- YaÅŸ ortalaması arttıkça iÅŸ gücüne katılım düÅŸüyor. İşgücüne katılsalar bile performansları düÅŸüyor. Yalnız, emek yoÄŸun sektörlerin yaygın olduÄŸu az geliÅŸmiÅŸ tarım toplumlarında bu durum farklıdır. DoÄŸru dürüst bir emeklilik sistemi olmayan bu toplumlarda insanlar yaÅŸlansa dahi çalışmaya devam etmektedir.

5- En önemlisi, herhangi bir ülke belirli bir geliÅŸmiÅŸlik düzeyini yakalamadan nüfusu yaÅŸlanırsa, ekonomik büyüme ve kalkınması yarım kalacak demektir. İktisadi teorinin terimleriyle ifade etmek gerekirse, kiÅŸi başına sermayenin sabitlendiÄŸi dengeli büyüme patikasına oturmadan, ülke nüfusunun yaÅŸlanması arzu edilen refah düzeyinin ilelebet yakalanamaması tehlikesini beraberinde getirmektedir.
Tabloda iki bilgi dikkat çekiyor. Birincisi geliÅŸmiÅŸlik düzeyi ne olursa olsun bütün bölgelerde nüfus yaÅŸlanmaktadır. İkincisi, 1950 yılında dünya nüfusunun yaklaşık üçte ikisi az geliÅŸmiÅŸ bölgelerde yaÅŸarken, bu oran 2050'de yüzde 90'a yakın olacaktır. Dolayısıyla önlem alınmazsa, az geliÅŸmiÅŸ ülkeleri, gelecekte daha yaÅŸlı bir nüfus ve daha fazla yoksulluk bekliyor diyebiliriz.
Tüm bunlar ÅŸimdilik genç bir nüfusa sahip olmakla övünen ülkemizin de dışında kalamayacağı süreçlerdir. Bir gün bu ülkede de nüfusun yaÅŸlanması sorun olacaktır. İşte ülkemizi bekleyen tehlike de burada ortaya çıkmaktadır. Bugün genç ve eÄŸitimsiz olan iÅŸsizlerimiz, yarın yaÅŸlı, tecrübesiz ve niteliksiz iÅŸsizler olarak çok daha büyük sorunlarla boÄŸuÅŸmak durumunda kalacaktır.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3