BeÅŸiktaÅŸ'ın ortasındaki yaya geçidi adeta Türkiye'nin geçiÅŸ noktası. Her gün binlerce insan o ışıklardan geçiyor.
Bir gün yolunuz o yaya geçidine düÅŸerse, yolun karşı tarafında sizin gibi bekleyen insanlara bakın.
Karışımı asla bilemezsiniz...
Bazen...
Yorgun bakışlı emekliler, sırtlarında gitar çantalarıyla kimi küpeli gençler, el ele tutuÅŸup dünyayı unutan aşıklar, gökyüzünü masum bakışlarla keÅŸfeden ayyüzlü bebekler, o bebekleri ihtimamla taşıyan şık ve mutlu anneler, türbanlı tertemiz bakışlı genç kızlar, ciddi ve illa takım elbiseli; meçhul ÅŸirketlerin meçhul ve mutsuz çalışanları...
Kimisinin telaşı vardır... KoÅŸarak gelirler yaya geçidine... Kırmızı ışığı görür görmez saygı ve sabırla durup beklerler.
Beklerken, bazen kendileri bile fark etmez, bir çırpıda o kalabalığın gövdesine karışıverirler.
Saygı ve sabırla bekleyenlerin kimisi Kürt, kimisi Alevi, kimisi Laz, kimisi Musevi, kimisi AKP'li, kimisi CHP'li, kimisi İşçi Partili, kimisi İzmirli, kimisi Diyarbakırlıdır.
O anda kim ve ne olduklarını kim bilebilir?
O anda bunun ne önemi vardır?
O anda aslolan herkesin durmasıdır.
Gözler trafik ışıklarını taşıyan direÄŸe doÄŸru bakar. O direkteki ışıklı ÅŸekillere... İnsanlar, dimdik duran kıpkırmızı adamın bir anda sönmesini ve hemen altında siyah bir leke gibi duran telaÅŸlı adamın yemyeÅŸil yanmasını beklerler...
Neden beklerler?
O ışıklar kaidedir... Akıp giden hayatı düzenler. Ve elbette hayatidir.
Hukuk budur. Uyarsın... Ya da uymazsın...
Mesela yeÅŸil yayalara yandığında bu kitle güvenle adımını yola atar.
Taşıtlar durmuştur.
O arabalardan biri kalabalığın arasına dalmaya kalktığında o kitle kızar, bağırır...
Hatta sürücüye küfredenler ve o taşıtı tekmeleyenler bile çıkar...
Kırmızı ışığın sönmesini sabırla beklemeden yola atlayan yayalara ise genellikle bekleyenler tarafından tepki gösterilmez.
Zira kitle açısından adı konmamış bir ilahi adalet bekleyiÅŸi vardır. Yani bir araç o yayaya çarpabilir ve kitle gözünde o yaya bu-ceza/kaza-riskini almış olur.
Ancak tersi doÄŸru deÄŸildir... Asla...
Fakat en mühimi tüm bu akışı kurallara baÄŸlayan ve yöneten bir referans vardır.
Trafik ışıkları...
Renk ve ÅŸekilleriyle bir koddur. Kaosa izin vermez.
Bunu çok iyi anlamak gerekir.
Hukuk da böyledir.
Bugün Türkiye hukuk adına son derece tehlikeli bir noktada.
Işıkta sabırla bekleyen yığınlar ve araçlar, bu ülkenin tüm trafik ışıklarına olan inancını yitiriyor.
Neden?
Birileri o ışıklarla oynuyor.
Bu ülkede, giderek artan oranda, hukuk siyasete alet ediliyor.
Onlarca akademisyen, yazar, çizer, siyasetçi, gazeteci, bürokrat aylardır tutuklu...
Kamuoyu bu insanlara atılan suçlamalar gerçek mi deÄŸil mi hala bilemiyor. Sabırla bekliyor.
Öte taraftan terör örgütü üyesi olduÄŸu sabit, üstüne üstelik bu suçunu itiraf eden ve piÅŸmanlık duymayan insanlar ise serbest...
Daha vahimi, kanunlara göre suçu sabit bu insanlar ayaklarına hakim ve savcı yollanarak serbest bırakıldılar.
BeÅŸiktaÅŸ'ta o ışıklarda onca yayayla birlikte yeÅŸil ışığın yanmasını sabırla beklerken insanların yüzlerine baktım...
Nedense o görüntüleri düÅŸündüm. Son aylarda yaÅŸanan hukuksuzlukları düÅŸündüm.
Birileri bu ülkenin tafik ışıklarıyla oynuyor.
Işıkları iÅŸine geldiÄŸi gibi yakıyor veya söndürüyor...
Birileri, geçecek arabanın plakasına göre bazen yeÅŸili bazen kırmızıyı yakıyor.
Birileri, ışıkta bekleyen kitlenin yapısına göre ışığı yeÅŸile çevirip arabaları durduruyor.
Yıllardır bu ışıkları referans alan yığınların ÅŸu an için kafası karışık. Nereye kadar?
Åžu anda yaÅŸanan kaostur...
Birileri bu kaosu kontrol ettiğini sanıyor.
Kaos kontrol edilmez.
Ve hiç ÅŸüpheniz olmasın bu kaos sürdürülebilir deÄŸildir.
BeÅŸiktaÅŸ meydanındaki trafik ışıklarını sadece bir saatliÄŸine geçen arabanın plakasına veya o ışıkta bekleyenlerin ait olduÄŸu kimliÄŸe göre yönetmeye kalkarsanız o meydan kısa sürede karışır ve büyük kavga çıkar.
Olacak olan budur.
Ahali, toz duman dindikten sonra; önce trafiÄŸi düzenler sonra da o ışıklarla oynayanlardan hesabını sorar.
Åžüpheniz olmasın.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.