Oray Eğin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Bu çocukları neden sevmiyorum

Bana kalırsa Habertürk gazetesi büyük bir iş yapıp 'ıslak imza' albayı Dursun Çiçek'in oğlu Deniz Çiçek'in Genç Siviller'le bağlantısını ortaya çıkardı. Ardından da, şimdi New York'ta bir finans kurumunda çalışan Deniz Çiçek'le harika bir röportaj yayınladılar... Eskiden neydiler, şimdi ne oldular diye...

Deniz Çiçek'in 2003 yılında Meclis bahçesinde '19 Mayıslar Stadyumdan Çıksın' kampanyasının metnini okuduğu da böylece ortaya çıktı.
Genç Siviller tam da bu tartışmalara denk gelen bir zaman diliminde, dinlemelere karşı yürüyen avukatlara karşı pankart açarak yine gündem olmaya çalıştılar geçen gün. Onlara 'Darbeciler' dediler...
Buradaki mantığı anlamak mümkün değil. Bu çocuklar artık galiba gündeme gelebilmek için eylemler üzerinde düşünmüyor, 'Uysa da uymasa da' diye girişiyorlar...

Öyle anlaşılıyor ki gerçeklikle bağlarını tamamen koparmışlar ve sadece kendi düşündüklerinin gerçek olduğuna inanıyorlar...
Aynı yanılsamaya 19 Mayıs konusunda da düştüler aslında. Genç Siviller seslerini ilk kez 19 Mayıs kutlamalarına karşı bayrak açarak duyurmuşlardı. Onlara göre 19 Mayıs kutlamaları resmi ideolojinin baskısına kurban ediliyor, devletin asık suratlı kutlamalarının dışında bir çalışma yapılması gerekiyordu. Bunu söyledikleri tarih 2003.
Türk aydınının iki temel probleminden biri tarihi kendileriyle başlatmak, diğeri de Türkiye'yi kendi mahallelerinden, çevrelerinden ibaret görmektir.
19 Mayıs, Genç Siviller el atmadan çok uzun yıllar önce zaten stadyumlardan çıkmıştı.
Genç Siviller yaşamadıkları yılları Türkiye tarihinde yok sanıyorlar, ama hatırlayabilecekleri bir alternatif kutlama onlar bunu dillendirmeden çok önce zaten yapılmıştı...
Halkla ilişkilerci Sibel Asna'ya görev veren Beşiktaş Belediyesi 1995'te Ortaköy Meydanı'nı bir şenlik alanına dönüştürmüştü. Toplanan binlerce genç Bulutsuzluk Özlemi'nin şarkılarına eşlik etmişti. Üzerlerindeki 'bulutların' kalkmasını dileyerek.
Geçen gün, bu konserle ilgili hafızamı tazelemek için Bulutsuzluk Özlemi'nden Nejat Yavaşoğulları'nı aradım. '19 Mayıs'ta bizim zamanımızda da isteyen stadyuma gider, isteyen stadyuma gitmezdi' dedi, 'Kızlarla buluşma bahanesi olurdu... Haydarpaşa Liseli erkekler Çamlıca Kız Lisesi'nden kızlarla görüşürdü bu vesileyle.'
Yavaşoğulları da binlerce insanın katıldığı Ortaköy Meydanı'ndaki konseri çok net hatırlıyor; 'Sadece 19 Mayıs'ta değil, Cumhuriyet Bayramı'nda da, pek çok etkinlikte çaldık' diyor.
Kaldı ki, stadyumlardaki 19 Mayıs kutlamaları büyük şehirlerde yaşayanlar için çok anlamlı olmayabilir. Ama Anadolu'nun muhafazakar şehirlerinde pek çok genç bu stadyum kutlamaları sayesinde renkli kıyafetler giyebiliyor, kızlar erkeklerle birarada elele tutuşuyor, dans ediyor, bütün bir günü birlikte geçiriyor. Bu kutlamaların küçük şehirlerdeki insanlar için ne kadar önemli olduğunu anlamamak mümkün mü?
Hal böyleyken, gençler adına hareket ettiğini söyleyen bir topluluk neden yola 19 Mayıs'a, gençlerin bayramına saldırarak çıkar peki?
İşte burada kuşku duymamak elde değil...
19 Mayıs bir simge olduğu için, bu Cumhuriyet'i yaşatıp hatırlattığı için mi? Bu Cumhuriyet böyle rahatsız ediyor demek ki bunları...
Neden aynı Genç Siviller dinlemelere karşı yürüyen avukatlara 'Darbeci' der?
Özgür ve tam bağımsız yargıya karşı oldukları için olmasın sakın... 'Genç Siviller'in liderinin bu ülkeye 'gözü açık' Adalet Heykeli'ni diken partiden milletvekili olmak istediğini unutmayalım.
Türk Gençliği'nin yıllarca üzerinde bulut oldu birileri... Gencecik insanlar birilerinin yönlendirmesiyle sokaklara döküldü, hayatlarını kaybetti, kafaları karıştırıldı, kullanıldılar, atıldılar... Herkes onları bir başka yöne çekmeye kalktı...
Şimdi de Genç Siviller...
Bu çocukları bu yüzden sevmiyorum işte...

Kurtlar'daki Özallar
Kendime bile açıklayamadığım bir şekilde 'Kurtlar Vadisi Gladio' filmini merak ediyorum, hasta olmasaydım kalkıp çarşamba akşamki galaya gidecektim. Bir şekilde bu filmden çok eğleneceğimi düşünüyorum. 'Deli Yürek Bumerang Cehennemi'nden aldığım o tadı umarım alabilirim; umarım 'Kurtlar'ın yeni serisinde de en az 'Deli Yürek'teki kadar fantastik, sürreel sahneler vardır.
Ve zannedersem hayal kırıklığına da uğramayacağım. Zira, dün filmde merhum Turgut Özal ve eşi Semra Özal'ı canlandıran oyuncuları gördüm... Bu kadar karikatürize olabilirler... Gerçi Semra Hanım epey benzemiş ama, Turgut Bey'in plastipi bile gerçeğe daha yakındı...
Levent Kırca böyle karikatürize benzetmeler yapabilir; sonuçta onun işi mizah. Ama 'Kurtlar' bu filmde inandırıcı olma iddiasında değil mi?

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3