AKŞAM GAZETESİ | Çiğdem Toker | 2009-11-27

kategori2

Merkez Bankası'ndan 'yön çizen' uyarılar

MERKEZ Bankaları'nın 'lisanı'ı, günlük konuşma diline mesafelidir. Bu özgün dil,-doğası gereği- ister karar verici, ister 'oyuncu'olsun, son tahlilde piyasa aktörlerine hitap eder.
Oysa  başında  -'Cumhuriyeti' değil- 'Cumhuriyet' ibaresinin bulunduğu tek kurum olan Merkez Bankası'nın her eylemi, kaçınılmaz olarak tüm ülkeyi ilgilendirir. Banka'nın yeni yayımladığı 'Finansal İstikrar Raporu', tam da bugünlerde ihtiyaç duyulan tespit ve saptamalarla dolu.
Rapora erişim de zor değil; web sitesinde yanıp sönüyor. Ancak devasa fonları yöneten bir finans kuruluşu ya da büyük yatırım kapasitesine sahip işletme değilseniz; 'kamuoyu' için beklenen yararların, istenen ölçüde gerçekleşmesi kolay olmayabilir. Zira rapor 95 sayfa... Dahası, yön çizmeyi kolaylaştıracak kıymetteki sayısız önemli saptama; dolaylı, uzun ve örtük ifadeler arasına saklanmış.
'Teknik dil' kullanma zorunluluğu doğal olsa da, bu kadar emekyoğun bir çalışmanın ürünü olan 'Finansal İstikrar Raporu'ndaki uyarılar, daha berrak anlatımlarla paylaşılmayı hak ediyor. İşte o uyarılardan derlediğimiz bazıları:

l TEMEL ENDİŞE: Küresel ekonomide gözlenen iyileşmenin, kamu desteği olmadan sürdürülmesine dair endişeler var. Bu endişeler önemini koruyor.

l  DÖRT ÖNEMLİ RİSK: Finansal istikrar konusunda dört önemli risk: İktisadi faaliyetteki toparlanmanın, beklenenden yavaş olması. Buna bağlı gelişen yüksek işsizlik oranları. Küresel finans piyasalarında yaşanabilecek yeni şoklar. Alınan tedbirler nedeniyle, tüm dünyada bütçe açıklarının hızla yükselmesi.

l ÖDENEMEYEN BANKA BORCU ARTACAK: Bankacılık sektörü sağlam; bankalar da şu anda karlı. Ancak aynı karlılık performansının, 2010'da sürmesi zor. İki sebeple: Bankalar arasında kredilerde başlayan rekabet, fiyatlara yansımaya başladı. Tahsili gecikmiş alacakların artması.   Bankaların tahsili gecikmiş alacakları, iktisadi toparlanmanın yavaş olması nedeniyle artarak sürecek.

l FİRMALARIN ÖDEME GÜCÜ YOK: Firmaların satış gelirleri, yurtiçi ve yurtdışı talep yetersizliği nedeniyle düştü. Satış gelirleri düşen firmaların faaliyet karlılığı azaldı, ödeme güçleri zayıfladı.

l YATIRIMA FREN, İŞSİZLİK SÜRECEK: Talep belirsizliği ile düşük kapasite kullanımı, yatırım harcamalarını sınırlamaya devam edecek. İstihdam koşullarının kalıcı olarak iyileşmesi uzun zaman alacak.

l MORTGAGE SENETLERİNDE DRAMATİK DÜŞÜŞ: Gelişmiş ülkelerde kredi hacmi daraldı. Daralmada, tüketici kredilerinin fonlanmasında kullanılan menkul kıymetleştirme piyasalarındaki ciddi gerileme etkili oldu. Kriz öncesi 2006'da ihraç edilen varlığa dayalı menkul kıymetler ve konut kredisine bağlı menkul kıymetler toplamı 2,2 trilyon dolardı. Bu tutar, 2009'un ilk on ayında, 428 milyar dolara kadar geriledi.

l KRİZİN SEBEBİ YÜKSEK PRİMLER, DERHAL İNMELİ: Karmaşık finansal enst- rümanlara dayalı işlemlerden elde edilen karlar üzerinden ödenen yüksek miktarlı performans primleri, küresel finansal sistemin istikrarını bozuyor. G-20, ücretlendirme politikalarını krizin nedenlerinden biri olarak görüyor. Finansal İstikrar Kurulu'nun bu konuda belirlediği ilkelere 'derhal' uyulması için, ulusal mevzuatların uyumlu hale getirilmesi gerekiyor. İlkelere uyulmazsa, Mart 2010'a kadar yeni önlemler alınacak.
Merkez Bankası raporun finalinde, 'Bankamız, küresel krizin yurtiçi ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamak için üzerine düşeni yapmayı sürdürecektir' diyor.
Ancak hükümete de şu göndermede bulunmayı ihmal etmeden: 'Alınan parasal tedbirlerin, orta vadede mali disiplin ve yapısal düzenlemelerle desteklenmesi büyük önem taşımaktadır.'