Utku Çakırözer tarafından Sadettin Saran ile yapılan röportaj

AKŞAM 16 KASIM 2009, PAZARTESİ

O kosullarda ben de taş atardım

Utku ÇAKIRÖZER tarafından Sadettin Saran ile yapılan röportaj

Utku ÇAKIRÖZER / ANKARA
saran2a312
Adı, Fenerbahçe ve Hülya AvÅŸar ile özdeÅŸleÅŸen Saran Holding Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Sadettin Saran TBMM’deki gergin açılım tartışmalarının yaÅŸandığı cuma günü baÅŸkentteydi. İspanyol Fersa ÅŸirketi ile Türkiye’de yapacakları enerji yatırımları ortaklığının imza töreni Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın katılımıyla Meclis’in karşısındaki Rixos Oteli’nde gerçekleÅŸti. Saran, törenin ardından AKÅžAM’a verdiÄŸi mülakatta açılım, Kürt sorunu ve siyasete iliÅŸkin görüÅŸlerinin yanı sıra yeni iÅŸ projelerini ve isminin sadece Fenerbahçe ve Hülya AvÅŸar ile birlikte anılmasından duyduÄŸu rahatsızlığı anlattı...

Açılım tartışmalarını siz ve iÅŸ dünyasının diÄŸer isimleri nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?
Bu konuyu merakla izliyoruz tabii. Ama iÅŸadamları da dahil insanlar pek konuya hakim deÄŸil. Çok anlamamakla beraber takip ediyoruz. GüneydoÄŸu’yu gezen, bilen bir vatandaÅŸ olarak ÅŸimdiye kadar yapılanların dışında bir ÅŸeyler yapılması beni heyecanlandırıyor. 10 sene önce 5 bin 600 terörist vardı. Åžimdi 5 bin 400. Demek ki ÅŸimdiye kadar yapılanlar çok da iÅŸe yaramamış. O nedenle bu yeni çabayı saygıyla karşılıyorum. Sonucun iyi olmasını umut ediyorum.

GüneydoÄŸu’ya iÅŸadamlarına yapılan çaÄŸrı üzerine mi gittiniz?
Hayır ben çaÄŸrılmadan gittim. İyilik de kötülük de bumerang gibidir, size döner. Åžansımız yaver gitti iÅŸ hayatında 5-10 kuruÅŸ kazandık. Bir ÅŸeyler vermek lazımdı topluma. İlk gidiÅŸim 1998’de Tunceli’ye oldu. Güvenlikten sorumlu bir tümgeneral dostum vardı. Çocukları sünnet ediyorlardı. Gidince biz de katkıda bulunduk. O sırada Keskinspor bana aitti. Komutan, ‘BaÅŸkan getirir misin takımı buraya’ dedi. Getirdim ve Tuncelispor’la maç yaptırdık. Tüm Tunceli halkı oradaydı. O günden bu yana sosyal projelere devam ediyorum. DoÄŸu Beyazıt’a bir spor salonu açtık. Her sene bir spor salonu yaptıracağım. Önce Patnos’a sonra da Ardahan’a yapılacak. Hakkari, AÄŸrı, Çaldıran’daki okullara destek kampanyası düzenliyoruz.
Bir gün Hakkari’den yardım talebi içeren bir mektup geldi. Dört gün içinde gittik. Buralara ne yapılabilir, diye baktık. Sinema aklımıza geldi. Salonları vardı ama film yoktu. ‘Her hafta film gönderelim’ dedik. Hâlâ da gönderiyoruz Çukurca, Åžemdinli ve Yüksekova’ya. Åžimdi bana diyecekler ki ‘Asker deÄŸilsin, siyasetçi deÄŸilsin ne konuÅŸuyorsun?’ Çünkü ben oradaki insanların hayatında bir fark yaratmaya çalışıyorum. 

 Sizce GüneydoÄŸu ya da Kürt sorununun temelinde ne yatıyor?
DoÄŸu’da birçok yere gittim, askerlerden tutun sokaktaki halka kadar herkesle görüÅŸtüm. Oradaki temel sorun ilgi. İnsanlara bir uÄŸraÅŸ verilmesi lazım.  Yüksekova’da küçük çocuklar polise, gelenlere taÅŸ atıyor. Topladım etrafıma, ‘TaÅŸ atmayın, söz mü’ dedim. ‘Tamam abi’ dediler. Ama arabalara bindik baÅŸladılar taÅŸlamaya. Çünkü ellerine üç beÅŸ lira verip ‘TaÅŸla’ deniyor. İşte bunun çözülmesi lazım. Adama, çocuÄŸa yapacak bir ÅŸey vermezsen böyle olur. Ben de aynı koÅŸullar içinde, orada büyüsem ben de atardım. Bunun adı ‘çevre baskısı’. Gençlerin de orada yapacak hiçbir ÅŸeyi yok. Beyinleri yıkanıyor ve daÄŸa çıkmak, itibar gören, sempatik bir konum olarak önlerine konuyor. İşte bu gençlere imkan yaratılır, sen çok daha iyi bir yere gelebilirsin denebilirse sorun çözülür.

ABD’DE ÇOK DAYAK YEDİM

PKK’lı ilk grubun dönüÅŸü sırasında Habur’daki manzarayı siz nasıl deÄŸerlendirdiniz?
Benim memleketim Kırıkkale ve bizim ailemizde de ÅŸehitler var. Bizim de içimiz kan aÄŸlıyor. Ama birkaç teröristin silah bırakması demek birkaç kiÅŸinin daha az ölmesi, daha az ÅŸehit vermek anlamını taşır. Bu da önemlidir. 

 Kırıkkale milliyetçi bir ÅŸehir. Nasıl bu görüÅŸlere sahip oldunuz?
Biz de tabii milliyetçi bir ortamda büyüdük. Ben Amerika’da da çok dayak yedim Türkiye sevgim yüzünden. Ama buradaki asıl soru ‘ÅŸehitlerimizi nasıl en aza indiririz’e yanıt aramak. GüneydoÄŸu’da daha fazla ÅŸehit verilmesini önlemenin yollarından bir tanesi hoÅŸgörü. Bunların konuÅŸulması gerekli. Bir zamanlar Kürtçe konuÅŸmak bile yasaktı. Zaman içinde konuÅŸulamayacak konular telaffuz edilir hale geldi. Bir sürü tabu yıkıldı ve bunun için de bu hükümeti çok takdir ediyorum. Bölgede bir polis bana artık baskınlarda ‘galoÅŸ giydiklerini ve yanlarında tercüman bulundurduklarını’ söyledi. Eskiden böyle miydi?

Hayatımın aşkı Lal

RÖPORTAJ sırasında Saran’ın cep telefonu çalıyor. Arayanın 11 yaşındaki kızı Lal olduÄŸunu görünce izin isteyip yanıtlıyor. İlk sözü ‘AÅŸkım’ oluyor. “Hayatınızdaki en önemli insan kızınız mı” sorusuna “Evet ÅŸüphesiz o” yanıtını veriyor. Kızının basında yer almaması için özel çaba gösteriyor. “Hangisiyle daha çok anılıyorsunuz, Hülya Hanım ile mi Fenerbahçe ile mi?” sorusuna sürpriz bir yanıtı var: “Biz onun araÅŸtırmasını yaptık. Genelde Fenerbahçe ile daha çok tanınıyorum.” Bundan rahatsız olup olmadığını da soruyoruz. İşte yanıtı: “Rahatsız etmez mi, ediyor tabii. Ama yapacak bir ÅŸey yok. Ben buyum. Gülü seven dikenine katlanıyor.”

ArkadaÅžlarıma soruyorum: 

Niye DoÄŸu’ya yatırım yapmıyorsun

Siyaset planlarınız var mı?
Evet ama kısa dönemde deÄŸil. Hayat ‘hep iÅŸ hep iÅŸ’ olmamalı. Artık söyleneni dinlemek ve konuÅŸmak yerine kendim söylemek istiyorum. Taşın altına elimi sokmak istiyorum. Bazı spor yorumcuları TV’de atar tutar ya. Hadi al yap desen yapamaz. Ben öyle olmak istemiyorum. 

 Hangi partiden girersiniz siyasete?
Parti konuşmam ama sol tandanslı biri değilim.

Sizin farkınız ne olacak?
Siyasetçinin iÅŸ hayatından anlaması gerek. Sıfırdan bir devlet memuru çocuÄŸu olarak bugün iyi bir noktadayız. Ekonomiyi anladığım aÅŸağı yukarı belli. Bilgi birikimim, liderlik anlayışım, insanlara olan sevgim ile fark yaratacağıma, baÅŸarılı olacağıma inanıyorum.

Etrafınızı da sosyal projeler konusunda teşvik ediyor musunuz?
UÄŸraşıyorum. ArkadaÅŸlarımı zorluyorum. Lafı da sokuyorum ‘Ulan yiyorsun içiyorsun ÅŸuraya da bir ÅŸey yapsana’ diyorum. Yapıyorlar da. Yapanlarla daha samimi oluyorum. 

 DoÄŸulu iÅŸadamlarının kendi bölgelerine yatırım yapmadıkları doÄŸru mu?
Ben de gittim oraya ve yerel halkla konuÅŸtum. Benim yaptığım yatırımları, oranın kendi iÅŸadamları yapmıyor. ÇoÄŸu da benden daha zengin. Gelip parayı İstanbul’da harcıyorlar. İstisnalar var ama geneli böyle.

KÜÇÜK GÖLDE BÜYÜK BALIK

KIrIkkale’de doÄŸan Saran, eÄŸitimini Ankara’da tamamladıktan sonra ABD’de Kentucky Üniversitesi’nde sporcu bursu ile makine mühendisliÄŸi okudu. Üç aÄŸabeyinin Harvard, Stanford ve Berkeley gibi ABD’nin en prestijli üniversitelerinde okuduÄŸunu anımsatarak, “Bir ben dandik okulda okudum. O da spor bursuyla” diyen Saran öÄŸrencilik yıllarında barlarda bodyguard’lık, havuzlarda cankurtaranlık yaparak para kazanmış. Amerika’dan dönüÅŸü için ise ÅŸunları söyledi: “Amerika’da güzel bir iÅŸim vardı. 7-8 bin dolara gül gibi geçinip giderdim. Ama orada kalıp büyük gölde küçük balık olmaktansa, Türkiye’de küçük gölde büyük balık olmayı tercih ettim, 1988’de döndüm. GeldiÄŸimde ilk iÅŸim memuriyetti. Turizm Bakanlığı’nda Tınaz Titiz’in bakan danışmanı oldum. Ama bakan deÄŸiÅŸince beni attılar. Ben de Türkiye’de ne iÅŸ para getirir diye tahminler yürüttüm ve haklı çıktım. Önce TV, sonra medya ve spor iÅŸlerine girdik.” 

FENERBAHÇE SEVGİSİ BİTMEZ

Yaptırdığınız tüm okulları sarı lacivert mi boyatacaksınız?
Evet, taviz vermem. Bu da benim damgam.

Fenerbahçe yönetimi ile sorunlar yaşıyorsunuz. Fener aÅŸkınız biter mi?
Ben beÅŸ yaşındayken ‘hangi takım’ diye sormuÅŸlar. Ben de dönüp babama baktım: ‘Fener oÄŸlum’ dedi. O günden bu yana 40 yıldır Fenerliyim. İmkanı yok bitmez bu sevgi. Sayın Aziz Yıldırım’ın beni kötü gösterme çabasına raÄŸmen taraftarın ilgisinde hiçbir deÄŸiÅŸiklik yok. Ankara’da gece yürüyüÅŸ yapayım dedim. Herkes fotoÄŸraf çektirmek için sıraya girdi. BeÅŸ sene olmuÅŸ istifa edeli, hâlâ ‘BaÅŸkanım sana ayıp oldu’ diyorlar. 

 Siz yönetime gelseniz neyi daha iyi yapacaksınız?
Fener’i dünya kulübü yaparım. 11 senede Aziz Bey 800 milyon dolar harcamış ama Avrupa’da hiç baÅŸarı yok. Böyle bir potansiyel için çok az ilerleme var. Sporun içinden gelen bir insan olarak daha insancıl, daha sevgi dolu bir kulüp yapıp Avrupa’da baÅŸarılı hale getireceÄŸim.

Kriz iki yıl daha sürer, önce ABD’de biter

Kriz bitti mi?
ABD’de baÅŸladı, orada bitecek önce. Daha atlatmadık. Sancılı süreç bir buçuk-iki yıl daha sürer. Ben de fazla açılmadan, temkinli hareket etmeye çalışıyorum. Bankalarla kredi baÄŸlantılarında çok dikkatliyim.

Hangi alanlara öncelikli yatırım yapacaksınız?
Türkiye’de ciddi enerji sıkıntısı var. Bizim gücümüz yetmez ama yabancılarla yapabiliriz dedik. İspanyollarla tanışıp flört ettik, söz niÅŸan derken bugün de nikahlandık. 1 milyar dolarlık yatırımla hidroelektrik, rüzgar ve güneÅŸ enerjisi santralları kuracağız. Hidroelektrik santrallerının özellikle DoÄŸu’da olmasını istedik. Tunceli, Erzurum ve Mersin’de yapacağız. İnÅŸaat aÅŸamasında 1500 kiÅŸiye istihdam saÄŸlanacak. Yabancı bir ortakla elektrik dağıtım iÅŸine de gireceÄŸiz. 

 Gazete ya da TV kanalı almayı düÅŸünüyor musunuz?
Biz zaten televizyona içerik saÄŸlıyoruz. Zaman zaman özellikle spor kanalına girelim mi diye düÅŸündük. Spor gazetesi pazarlığı yaptık olmadı. İleride olabilir ama açıkçası internetin gücü düÅŸündürüyor bizi. 

 Yeni hedefleriniz neler?
Sanal bahis lisansını aldık, yılbaşında baÅŸlıyoruz. Krom madeninde yatırımımız büyüyecek. SaÄŸlık sektöründe çikolata ve ÅŸeker formunda vitaminler getiriyoruz. Çocuklar bayılıyor, anneler de yediriyor. 

 

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3