Gürkan Hacır gurkan.hacir@aksam.com.tr

kategori2

Cin Ali ve medya patronu

Bir dönemin çocukları Cin Ali kitaplarıyla büyüdü. Åžimdi Cin Ali'nin maceraları Kürtçe yayınlanacak. Serüvenden serüvene koÅŸan, 'berber filler'le karşılaÅŸan çocukluÄŸumuzun Cin Ali'si, son yılların hızla büyüyen bir medya patronunun babası

Geçen hafta AKÅžAM gazetesinden arkadaşım Deniz Güçer'in haberinden öÄŸrendik. ÇocukluÄŸumuzun ilk çizgi hikaye karakteri Cin Ali, demokratik açılımla birlikte Kürtçe yayınlanacakmış. İsveç'te bir yayıncı Kürtçe Cin Ali kitapları için kolları sıvamış.

ÇocukluÄŸumuzun ilk çizgi kahramanı Cin Ali, aslında ilk okuma eÄŸitimine verilen genel bir ad gibi kabul gördü. Peki, Cin Ali nasıl doÄŸdu? Yaratıcıları kimlerdi? Hangi matbaada basıldı? Esin kaynağı olan kiÅŸi günümüzün hangi medya patronunun babasıydı?

USTANIN TAKTIÄžI LAKAP
Öyleyse biraz geriye gidelim; Bugün gazetesi, Kanaltürk ve Bugün TV'nin patronu Akın ve Tekin İpek kardeÅŸlerin babası Ali İpek'in, Adana'da baÅŸlayan macerasına uzanalım. Ali İpek aslen MaraÅŸlı'ydı. 1940'ların ortasında hemen birçok hemÅŸerisinin yaptığı gibi Adana'ya göç etmiÅŸti. Ama biraz erken bir yaÅŸta. İlkokulu henüz bitirmiÅŸ, 12 yaşında Adana'nın yolunu tutmuÅŸtu. İlk bulduÄŸu iÅŸ matbaa çıraklığı oldu. Adana'nın ünlü Melekgirmez Çarşısı'ndaki bir matbaada çırak olarak iÅŸe baÅŸladı. Ali, zayıf ve çelimsiz hali ama bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle kısa sürede çevre esnafın maskotu haline geldi. Bir matbaa ustasının ona taktığı lakap yıllar sonra Türk eÄŸitim sisteminin en temel kahramanlarından biri olacaktı: Cin Ali!

İPEK'İN YENİ YUVASI KOZA
Artık Ali İpek'in Melekgirmez Çarşısı'ndaki ismi Cin Ali'ydi. Matbaa makinesine boyu yetiÅŸmediÄŸi için önceleri altına gazoz sandığı koyuyor ve bu halde çalışıyordu. Çalışkanlığı ve giriÅŸimci tavrı sayesinde kısa sürede kendi matbaasını kurma ÅŸansını buldu. 20 yaşında artık kendi iÅŸinin patronuydu. Tabii matbaa derken bunun tek pedallı bir makineden ibaret olduÄŸunu belirtelim.
Ali İpek'in çalışkanlığı ve hırsı dur durak bilmedi. Kısa sürede Adana'nın en çok iÅŸ yapan matbaası olması yetmiyordu. Ankara'ya gitmeye karar verdi. Otobüsten BaÅŸkent'e ilk adım attığında söylediÄŸi bir söz eÅŸini hafiften güldürmüÅŸtü:

-Bak hanım!
Bugün Ankara'ya çok önemli bir iÅŸadamı indi!
Ankara'da ünlü  İzmir Caddesi'ndeki Turtesan Pasajı'nda bir dükkan kiraladı. Tek kollu makinesini buraya özenle yerleÅŸtirdi. Adana'daki matbaasının adı İpek Matbaası'ydı. KardeÅŸiyle ortaktı. Ankara'da kardeÅŸinden ayrı olarak kurduÄŸu bu matbaanın adını deÄŸiÅŸtirmeliydi. 'İpek' Adana'da kaldığına göre, o da İpek'in çıktığı yuva olan 'Koza' ismini seçti. Adana'daki matbaada sürekli bastığı düÄŸün davetiyesi iÅŸini bu kez Ankara'da 'Koza Davetiyeleri' markası altında üretmeye devam etti.

PEK 'CİN' BİR FİKİR
Koza Davetiyeleri kısa sürede Ankara'da tanınmaya baÅŸladı. Ama davetiye pazarı büyümek için yeterli bir pazar deÄŸildi. BaÅŸka iÅŸlere de yönelmek istiyordu. O günlerde yakın dostu öÄŸretmen Rasim Kaygusuz'un bir önerisiyle ilköÄŸretim kitapları basmaya karar verdi. Bir çizgi öykü olacak bu kitaplarla ilkokul birinci sınıflar için okuma egzersizleri yaptırılacaktı. Seri halde düÅŸünülen kitaplar için bir kahramana ihtiyaç vardı. Ali İpek'ten defalarca Adana'daki 'Cin Ali' hikayelerini dinlemiÅŸ olan Rasim Bey'in aklına bu karakter geldi. Tıpkı gerçek hayattaki gibi çelimsiz ama bir o kadar da çalışkan olan bu karakter pekala çizgi resim kahramanı olabilirdi. Kitabın içeriÄŸini öÄŸretmen Rasim Kaygusuz hazırladı, çizimleri illüstratör Selçuk SeÄŸmen yaptı. Ve Ali İpek'in gerçek yaÅŸam öyküsünden yola çıkarak yaratılan Cin Ali serisi tüm Türkiye'ye dağıldı.

ÖLÜMÜ ERKEN OLDU
Cin Ali serisi Milli EÄŸitim Bakanlığı'nca okullarda uzun yıllar okutuldu. Herkesin alfabeden sonra öÄŸrendiÄŸi bir kahraman haline geldi.
Peki, Ali İpek, Cin Ali kitaplarıyla yetindi mi? Elbette hayır! Ankara'da dünyaya gelen iki oÄŸlunu da iÅŸ hayatıyla erken tanıştırdı. Bir yandan iyi bir eÄŸitim almalarını bir yandan da matbaacılığı öÄŸrenmelerini istiyordu. Büyük oÄŸlu Akın'ı ve küçük oÄŸlu Tekin'i önce kolejde, ardından yurtdışında okuttu.
Ankara Necatibey Caddesi'ne taşıdığı büyük matbaasında, bir Alman firmayla ortak iÅŸ aldı. Bu yurtdışına ilk açılımı oldu. Ama aklında asıl davetiye pazarını elinde tutan İstanbul'a açılmak vardı. EÄŸitimlerini tamamlayan oÄŸullarını İstanbul'a yolladı. Ellerinde davetiye kataloÄŸuyla İstanbul'da matbaaları dolaÅŸan İpek kardeÅŸler, hayal kırıklığına uÄŸradılar. Hemen hiçbir matbaacı katalogla ilgilenmedi.
İlk İstanbul çıkarmaları baÅŸarısızlıkla sonuçlanmıştı. Bu arada Ali İpek rahatsızlandı. 'Matbaacıların ortalama yaÅŸam süresi kısadır. KurÅŸun tozunun içinde karanlıkta çalışan adam uzun yaÅŸayamaz' diyen Ali İpek, kansere yakalandı. Akın ve Tekin, iÅŸleri devralmış olsalar da yine de hasta haliyle matbaadan ayrı kalmadı. Ali İpek'in hasta halde temelini attığı İstanbul yolundaki dev tesis Ankara ölçeÄŸinde büyük bir matbaaydı. 1996 yılında Ali İpek hayata gözlerini yumdu.

ELİ BOÅž DÖNDÜ
Akın İpek, İstanbul deneyiminden çıkardığı derslerle bu kez Amerika'nın yolunu tuttu. Sadece düÄŸün davetiyesi deÄŸil yılbaşı ve tebrik kartları üretimine de geçti. Hırslı ve agresifti. Amerika'da kendine yer edinmek istiyordu. Amerika'nın önde gelen davetiye ÅŸirketleri rahatsız olmaya baÅŸladılar. Ortaklık teklif ettiler. Kabul etmedi. YavaÅŸ yavaÅŸ kendine yer buldu. Birkaç yıl sonra Türkiye'ye döndüÄŸünde uluslararası pazarda marka olmayı baÅŸarmıştı.

Ama yine de Ankaralı  bir firmaydı. Alışkanlıkları, ataklıkları hep Ankara ölçeÄŸindeydi. Akın İpek'in ise aklı İstanbul'daydı. Borsaya açılmaya karar verdi. Koza Davetiyeleri olarak İstanbul'da bir tanıtım gecesi düzenlediler. Bu lansmanla Koza Davetiyeleri, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na kote olacaktı. Ancak önemli bir ÅŸeyi unutmuÅŸlardı. Büyük gazetelere ilan vermeyi! Birçok gazetenin ekonomi servisinden üstü kapalı tehdit görmüÅŸlerdi. Hem borsaya açılacaktı hem de ilan vermeyecekti. Bu olacak iÅŸ deÄŸildi. Akın İpek hisse satışını durdurup Ankara'ya döndü. İşte Akın İpek'in belki de medyaya girmesine karar verdiÄŸi an bu andır. Medya karşısında bir iÅŸadamının nasıl çaresiz olduÄŸunu gördü. Medya fikri aklına girdi.

KOZA'NIN YÜKSELİŞİ
Bundan sonra İpek Grubu'nun önlenemez yükseliÅŸi baÅŸladı. Önce Bergama'daki çok tartışmalı Altın madenini aldılar, ardından özelleÅŸtirmeden yine tartışmalı bir fabrika. Sonra ise Bugün (Tercüman) gazetesi, Bugün TV ve ulusalcı yayınıyla bilinen Kanaltürk TV İpek Grubu'na dahil oldu. Koza-İpek Grubu, Cin Ali'den bir imparatorluÄŸa dönüÅŸmüÅŸtü. Medyadaki hızlı  büyümesinin altında Fethullah Gülen'e olan yakınlığı söylentileri dolaÅŸsa da biz, Cin Ali'nin maceralarını ilgiyle izlemeye devam edeceÄŸiz.

IlköÄŸretim andımız Kürtce olur mu?
Cin Ali'nin KürtçeleÅŸme tartışmalarının yanı sıra ilkokulda okutulan 'Andımız' da tartışılmaya baÅŸlandı. Her ne kadar Bakanlık tarafından bu durum yalanlasa da Milli EÄŸitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun 'Åžimdilik kaldırılmayacak, kalkarsa haber veririm' ÅŸeklindeki sözleri kafaları iyice karıştırdı. Irkçı bir söylem olduÄŸu gerekçesiyle eleÅŸtirilen 'Andımız' eski Milli EÄŸitim bakanlarından Dr. ReÅŸit Galip tarafından kaleme almıştı. 1933 yılının 23 Nisan Çocuk Bayramı'nda törenlere katılacak çocuklarıyla bayramlaÅŸan Dr. ReÅŸit Galip'in aÄŸzından dökülen sözler anda dönüÅŸtü. Atatürk'ün de oluruyla okullarda her sabah tekrarlanmaya baÅŸladı:

Türküm, doÄŸruyum, çalışkanım
Yasam, küçüklerimi korumak
Büyüklerimi saymak,
Yurdumu, budunumu,
özümden çok sevmektir.
Ülküm yükselmek, ileri gitmektir.
Varlığım Türk varlığına              
armaÄŸan olsun.
İlk halindeki 'budunumu'  sözcüÄŸü, milletimi (ulusumu) olarak deÄŸiÅŸtirildi. Ve yıllar yılı bütün okullarda her sabah okundu. Åžimdi ırkçı olmakla suçlanan Dr. ReÅŸit Galip'in Bakanlık'tan istifasının ardından bir Ermeni yurttaşımızın bakın nasıl bir yazmıştı:
'DeÄŸerli ReÅŸit Galip Bey, Muhterem Efendim,
Sıhhi sebeplerden dolayı istifa ettiÄŸinizi gazetelerde okudum. Bir çin kalesi önünde biraz beklemek, belki zaruriydi ve durdunuz. Kültür devrimi, hedefine varacaktır deniliyorsa da zatı aliniz gibi tam manasıyla radikal bir Milli EÄŸitim Bakan'ının hareket esnasında durmak mecburiyeti, her ne sebeple olursa olsun, vatanımız için teessüf edilecek bir haldir. Türkiye Milli EÄŸitim tarihinde hiçbir Bakan, bu kadar kısa sürede o kadar iÅŸ  baÅŸarmış deÄŸildir, durmayıp yürüdünüz. Ankara'da bulunduÄŸum zaman geceleri çalıştığınızı büronuzun ışığından hayretle görüyordum.İşte böyle bir Bakan istifa etti, çok teessüf ederim.
Doktor ReÅŸit Galip Bey'ime deÄŸerli ve çok bilgi sahibi vatandaşıma hürmetlerimi teyit etmekle iftihar ederim, efendim.
16 AÄŸustos 1933
Artin Cebeli
No: 9 Bahçeli Hamam Sok. BeyoÄŸlu
(Kaynak - Yener Oruç /Atatürk'ün  
Fikir iÅŸçisi ReÅŸit Galip)



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3