YiÄŸit Karaahmet yigit.karaahmet@aksam.com.tr

kategori2

5 TL'ye Cavalli

Aslında Türkiye'de yapılan çakma organizasyonların hiçbiri ilgimi çekmiyor. Benim ilgimi çeken Türkiye'deki tüm 'olmak isteyenlerin' bulunduÄŸu bir yere gidip onları tüm egolarıyla izlemek.

Tıpkı Afrika'ya gidip vahÅŸi hayvanları doÄŸal ortamlarında izleyenler gibi ben de Fashionable İstanbul'a gidip tüm bu görünmek isteyen ünlüleri doÄŸal habitatlarında izledim. Açılış gecesinde neler mi oldu?

l Cavalli defilesine gidiyorum ama maalesef tüm pantolonlarım kirli sepetindeydi. Ve elimde mevcut giyilebilir tek pantolonun ağı yırtık. Sadece belirli bir açıda oturursam yırtık görünmüyor. 

l Tabii ki defile için davetiyem yok. Davetiyelerimi defileyi takip edecek olan Aysun Öz KaÅŸi getirecek. Elbette Aysun'un numarası bende yok, kaydetmedim ve oraya gidince arayıp buluÅŸmak için sözleÅŸtik. Yola çıktım ve Tophane'ye geldiÄŸimde baktım ki telefonumu evde unutmuÅŸum. Zaten geç kaldığım açılışa yetiÅŸmek için ömrümün en uzun maratonu baÅŸlamış oldu.

l Telefonu aldım evden ve taksiye binmeye karar verdim. Tabii ki ilk iki taksi beni almadı. Onlarla kavga etmeye baÅŸladım ve erdemli bir taksici nasıl olur kuralını bağıra çağıra anlatmaya baÅŸladım. Korksunlar benden. Hangi durakta olduklarını biliyorum ve bir gece ansızın oraya gideceÄŸim. Ertesi sabah o taksilerin kelebek camları olmayacak.

l Sonunda baÅŸka bir taksiye binmeyi baÅŸardım. Ama sanırım taksinin içinde ÅŸoför ve benden baÅŸka 39 kasa da kavun vardı. Arabanın spreyi öyle bir kavun kokusu yayıyor ki sanırsınız Adana'dan Urfa'ya traktörle kavun taşıyoruz.

l Åžahane bir Tophane trafiÄŸinde milim kıpırdamadan oturuyoruz. Tramvaya binmek için ÅŸoföre inmek zorunda olduÄŸumu söyledim. Parayı verdim ve üstü olan 5 TL'yi bekliyorum. Mantıklı olarak adamı trafiÄŸin ortasında bıraktığım için o parayı almamam gerekiyor. Dikiz aynasından bakıştığımız ÅŸoför de paranın üstüne yatmak konusunda çok ciddi.

l Ben adama 5 TL para üstü bırakır mıyım? Neyim ben Ömer Koç mu 5 TL bahÅŸiÅŸ vereyim? Bu ÅŸoförle de ciddi bir kavga. Gıcıklık olsun diye para üstünü bozuk olarak verdi. Ve sırf onun yüzünden tüm gece şıngırdayıp durdum.

l Tramvaya binmek istiyorum ama bilet giÅŸesinde kimse yok. Tellerden gizlice atlayıp istasyona girdim ve sanki saatlerdir orada bekliyormuÅŸum gibi davranmaya baÅŸladım. O sırada ileriden bir polis arabası ışıklarını yakıp geliyor. Polislerden önce tramvay geldi ve hemen içine atladım. Polisler bana mı geldi bilmiyorum ama beni yakalayamadılar.

l Tramvaydan indiÄŸimde ise artık koÅŸma vakti gelmiÅŸti. Hızlı bir ritimle nefes nefese defile giriÅŸine ulaÅŸtım. Ve içeri girmeyi baÅŸardım. Tüm bu çabaların hepsi ne içindi peki?

TOPLAMA KAMPI GÖRMEDİM DEMEM
l İyi ki Woody Allen var, giyim tarzını bir marka olarak sabitledi. SeçtiÄŸim kıyafetlerle ancak Woody Allen gibi olabildim. Erkekler bile über süslüydü. İçeride herhalde bir tek ben topuklu ayakkabı giymemiÅŸim.

l Prensip olarak bundan sonra belirli bir süre sonra ÅŸampanya servisi kaldırılan etkinliklere katılmama kararı aldım. EÄŸer servis ediyorsan bunun bir sonu olmamalı. Limitli ÅŸampanya verilmesi ÅŸampanyanın ruhuna aykırı. Bunu gelirken 5 TL için pazarlık yapan birisi söylüyorsa durum daha da vahim.

l Defile yapılacak alana insanları grup grup alıyorlar. Auschwitz'de insanların neler hissettiğini anladım...

l O kalabalığın arasından girmek çok zor. Ve barda ÅŸampanyaların kaldırılması öncesi hızla ÅŸot yapıyorum. Yanımda Derin Mermerci duruyordu. Onu bekleyip aynı anda girmeye karar verdim. Bu arada elbisesini inceleme fırsatım da oldu. Kalçasına kadar kare boÅŸlukları olan bir elbise giymiÅŸti. Bu bekleme faslı süresince en azından Derin Mermerci'nin kaba etinden bir santimetrekarelik bir alanı görebilme fırsatım oldu.

l İçeri girdik. Elbette yer yok. Elbette en önde yine halkla iliÅŸkilerciler ve akrabaları oturuyor. Mesela Ali AÄŸaoÄŸlu da en ön sırada. Ayol o ne anlar moda haftasından, defileden! Ama tuhaf ÅŸekilde şık buldum. Yelek giymiÅŸti sanırım ilginçti. 

l İçerideki tüm kadınlar ne giyeceklerini bulamayıp, siyah giymiÅŸler. Mateme boÄŸuldum. Yves Saint Laurent'in cenazesinde bile bu kadar çok siyah giyen yoktur herhalde.

l Defile baÅŸladı. Ama onda zaten anlatacak hiçbir ÅŸey yok. Biz biraz ezik insanlar olduÄŸumuz için böyle adamları el üstünde taşıyoruz. Normal ÅŸartlarda utanmadan böyle bir defile yapan adamı sopayla ÅŸehirden kovalamamız lazım.

Asmalı'da maymun saldırısı
GeçtiÄŸimiz hafta olabilecek en tuhaf ÅŸey oldu ve Asmalımescit'te maymun saldırısına uÄŸradım.
İnanması zor biliyorum, ama evet oldu.
Mahmut Fazıl ÇoÅŸkun ve Elif DaÄŸdeviren'li bir kadronun akÅŸam yemeÄŸinde buluÅŸtuÄŸu Asmalı Cavit'e uÄŸradık arkadaÅŸlarımla. Ve Cavit'te bir müÅŸterinin kucağında pembe gecelik giydirilmiÅŸ bir maymun vardı. Zaten bir insan neden maymununa gecelik giydirip onunla meyhaneye gider bu kısmı anlamak mümkün deÄŸil.
Maymun yanımızdan geçerken doÄŸal olarak tüm dikkatimiz ona çevrildi. Ve sahibi 'Sevmek ister misiniz?' diye sordu. Halbuki daha önce sevmek isteyenleri 'Saldırır' diyerek geri çevirmiÅŸ. Sanırım yaptığım birtakım dil hareketlerinden rahatsız oldu ve bana komplo kurdu.
Maymuna dokunmamla hayvan çığlığı bastı ve suratımın ortasına tokadı yapıştırıp, saçlarımı çekti. O harikulade kıvırcık saçlarım maymunun elinde kaldı.
Sırada ne var? NiÅŸantaşı'nda kurtlar tarafından parçalanmam mı?
Travma geçiriyorum ve bir süre çıkmıyorum evden.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3