Ahmet İnam ahmet.inam@aksam.com.tr

kategori2

Açılım iletişim travmasında

Önce Kürt sonra demokratik olan açılımda vahim hatalar yapılmakta. Bu süreç tüm Anadolu insanını kucaklamak zorunda olduÄŸu için bir Anadolu açılımı olmalıydı. Ardında derinleÅŸtirilmeye uÄŸraşılan bir saÄŸlam kuram, önünü açmaya yarayacak bir güven ortamı oluÅŸturulmalıydı. Büyük bir tutkuyla sürdürülmek isteniyor. Tutku, iktidarın dışındakilerce yeterince paylaşılamıyor. İktidar kendinden emin görünüyor. Meclis'teki sözcülerine bakılınca bu güvenin zaman zaman kibre dönüÅŸtüÄŸünü görüyoruz.
Açılıma daha çok var. Demokrasiye daha çok var. Ne muhalefet farkında bunun ne de iktidar. Demokrasi salt hukuksal düzenlemelerle saÄŸlanamaz. Salt ekonomik koÅŸulların iyileÅŸtirilmesi de yetmez. Türkiye'de çok ağır bir iletiÅŸim sorunu var. Demokrasi iletiÅŸimin saÄŸlıklı yürütülemediÄŸi ortamlarda oluÅŸamaz. Bir iklimdir demokrasi. Bir saÄŸlıklı iletiÅŸim iklimi. Anlamaya, anlatmaya, anlaÅŸmaya açık insanların ülkesidir demokrasi ülkesi. Demokrasi iklimi bir edep iklimidir, saygı iklimi. Dünya görüÅŸleriyle barışık, kendi iç dünyalarına açık insanlar yaÅŸayabilir bu iklimde. İnandığımız deÄŸerleri, büyük coÅŸkuların dokuduÄŸu, sebat ve sevgiyle iÅŸlenmiÅŸ inceliklerle koruyabiliriz. Yazık ki ÅŸu an ülkemizde:

a) Büyük bir güvensizlik ortamı var.
b) Bu güvensizlikten de kaynaklanan ağır bir iletiÅŸim travması yaÅŸanıyor.
c) Kaygılı, sinirli insanlara dönüÅŸüyoruz; çabuk kızıyor, kendi doÄŸrularımıza sıkı sıkıya yapışıyoruz. Ekonomik sorunlar da yaşıyorsak, giderek mutsuzluÄŸumuz artıyor. Olup biteni anlayamıyoruz. Kendimizi anlatamıyoruz. Anlatamayan, anlayamayan, anlaşılmayan, nasıl anlaÅŸabilir ülkenin geleceÄŸi konusunda kendisinden farklı düÅŸünenlerle?
d) Ayağının altındaki deÄŸerlerin kaydığını, ÅŸimdiye dek içinde huzur bulduÄŸu anlam dünyasının yıkılmakta olduÄŸunu söyleyen insanların sayısı artıyor.
Açılım, 'demokratik'se, ezilen, hakkı yenen insanımıza insan onuruna yaraşır bir yaÅŸam sunma çabası ise neden önce iletiÅŸim iklimi yaratılarak baÅŸlanmıyor açılıma? Neden bir kısım insanımızı 'kurtarayım' derken bir kısım insanımıza acılar veriliyor? Neden 'önce güven' ilkesiyle yola çıkılmadı? Neden açılım, kapalı, muÄŸlak bir biçimde sunulmaya çalışıldı? Önce liderler kendi aralarında  bu konuları teklifsiz tartışacaklardı. Ülkesinin birçok insanının çok duyarlı olduÄŸu deÄŸerlerle dalga geçen, fildiÅŸi kulesinde yaÅŸayıp da kendini dünya vatandaşı sanan, iç dünyaları sıkışık, bu toprakların hikmetinden ve ÅŸiirinden bihaber sözde özgürlükçü ÅŸaÅŸkınlara açılmakla baÅŸladı açılım. Adı yanlış, tavrı yanlıştı. 'Tarihi an' olduÄŸu söylenen 13 Kasım oturumundaki tartışmalar ÅŸunları görünür kıldı:
AnlaÅŸmayı, anlamayı, dinlemeyi bilmiyoruz. İnsanları yönlendirmeyi, kullanmayı hedefleyen stratejik eylemlerle iletiÅŸim iklimi kuramazsınız. Partilerimizin birbirlerini dinlemedikleri, anlamadıkları, üstelik dinleme anlama niyetleri de olmadığı konuÅŸmalarında ortaya çıktı. Aynı ya da benzer cümlelere farklı anlamlar vererek konuÅŸtular. İktidar adına konuÅŸanlar, karşı tarafı kendi sözleriyle vurmaya çalışırken, Habermas'ın ünlü iletiÅŸim kuramındaki içtenliÄŸi (Wahrhaftigkeit) gösteremediler. 'Ben doÄŸruyu biliyorum. DoÄŸru olanı bilen benim tarafımda olur' tavrı tüm konuÅŸmacılara egemendi. Demek ki açılımı açılım kılacak iletiÅŸim terbiyesi ve iletiÅŸim ahlakına açılım gerekiyor, tüm siyasetçilerimiz için.
'İktidar, gelin anlaÅŸalım diyor, beceriksiz, itirazcı muhalefet anlaÅŸmaktan kaçıyor', görüntüsü verilmeye çalışılıyor. Bu resim olup biteni tam yansıtmıyor. 'Gelin anlaÅŸalım' teklifini etkin kılacak iletiÅŸim ortamının nasıl yaratılacağını düÅŸünmek gerekiyor. Sayın BaÅŸbakanımızın söylediÄŸine göre kapı kapı dolaşıp halka açılım anlatılacakmış.
Açılım projesini yönetenler tüm ülkeye açılmak yerine yandaÅŸlarına açılabiliyorlar. İletiÅŸim travması yaÅŸayan, kaygılı insanları tutuculukla, deÄŸiÅŸen dünyaya ayak uyduramamakla suçluyorlar. Bu tavırla iletiÅŸim iklimini, dolayısıyla demokrasiyi kuramazsınız. 'DeÄŸiÅŸtirin bu kafayı, salak muhalifler, dünyanın gerisinde kalıyor, ekonomiyi baltalıyorsunuz' sözleriyle iktidar, dünyayı, ekonomiyi, ülkeyi, hakikati herkesten daha iyi bildiÄŸi kibri içinde. Bu tavırla açılamazsınız.
Kimilerimizi aÅŸağılaya aÅŸağılaya, demokrasi getirdiÄŸini, doÄŸruyu herkesten daha iyi bildiÄŸini sanan,  fikirlerimizi alarak anlaÅŸmadan yana olduÄŸu izlenimini yaratmaya çalışırken, güvenimizi kazanamayan iktidardan Allah bizi korusun.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3