Ahmet İnam ahmet.inam@aksam.com.tr

kategori2

Türkiye'de demokrasinin engellerinden biri manevi hayatı nasıl yaşadığımızla ilgilidir...

Türkiye'de demokrasinin önündeki engellerden biri manevi hayatımızı nasıl yaÅŸadığımızla ilgilidir. Manevi hayat ahlak ve estetik deÄŸerlerle yaÅŸandığı için, çoÄŸu kez görmezden geldiÄŸimiz bu demokrasi engeli ahlaki bir engeldir.

Demokrasiyi istemenin ardında farklı amaçlar olabilir. Demokrasiyi demokrasi için, demokrasiyi insan onuruna yakışan bir hayat tarzı olduÄŸu için istemek, içten, hesapsız bir istek olsa gerekir. Elbet bu isteÄŸimizde demokrasi hakkındaki bilgimizin 'yeterli' olması gerekir. Onun hangi koÅŸullarda var olabileceÄŸinin, bu var oluÅŸ çabasında ne gibi sıkıntıların, sorunların olduÄŸunun farkında olmak gerekir. Demokrasi ÅŸuurunun olmadığı bir ülkede demokrasi olmaz. Demokrasi tarihine baktığımızda, onun belli bir toplumda, toplulukta oluÅŸmasının ekonomik, sosyal, kültürel, ahlaki koÅŸulları olduÄŸunu görebiliriz. Kültürel koÅŸullardan biri, biz felsefecilerin Türkçe'de 'tinsel' dediÄŸi manevi koÅŸuldur. (Batı dillerinde Geistig, spiritual, spirituel... olarak dillendirilen koÅŸul!)
Demokrasi, inancımızı, dünya görüÅŸümüzü, hayat anlayışımızı nasıl yaÅŸadığımızla ilgili olarak yaÅŸanır ya da yaÅŸanamaz. Bu yaÅŸam ağır bir ahlak sorumluluÄŸu gerektirir.
Örneklerle anlatayım: Bir insanı döve döve demokrat yapamazsınız. O demokrat rolü oynasa bile siz 'insan döven' biri olarak demokrasi terbiyesizi, demokrasi edepsizi olursunuz. Evet, demokrasi edep gerektirir. İnsan saygısı gerektirir. Haddini bilmeyene, onu demokrasi dışı amaçlarla kullanmaya çalışanlara kendini vermez. Kendi dünya görüÅŸünüzü dayatmanın yollarından biri olamaz. İçtenlikle, art niyetsiz yaÅŸanmak zorundadır. Azınlıkta olana, size benzemeyene, sizi eleÅŸtirene tahammülle kazanılır. ÇoÄŸunluk diktatörlüÄŸünün adı olamaz.
Açayım: Sayın İktidar, muhalefeti, eleÅŸtirmektedir. Bunu yaparken sürekli bir kötüleme, aÅŸağılama tavrı yazık ki Sayın BaÅŸbakanımızın sözlerinde hala mevcuttur. Kendi haklılığını, iyiliÄŸini baÅŸkalarının haksızlıkları, kötülükleri üstüne kurmak, 'teslim' olan bir Müslüman'a yakışır mı? Hangi vel”' kendini baÅŸkalarını aÅŸağılayarak yüceltmiÅŸtir? BaÅŸkalarını kötüleyerek iyi olamazsınız, belki ancak onlardan daha az kötü olabilirsiniz. Kültürümüzün, maneviyatımızın derinliklerindeki 'mahviyet', alçak gönüllülük deÄŸil midir bize yakışan?

Peki, eleÅŸtirmeyecek mi? Kendine saldıranlara gül mü atacak? Bir siyasetçi evliyadan biri olabilir mi? 'Koyun deÄŸiliz' demiÅŸlerdi. Mahviyet koyunluk mudur? ÅžiÅŸinmek, biz biliriz, biz yapıyoruz tavırları 'demokratik' bir iklimin yaratılmasına uygun mudur? Halkınıza güvenmiyor musunuz? Bırakın onlar sizin yaptıklarınızı takdir etsin. Sizin gibi düÅŸünmeyenden neden rahatsız oluyorsunuz? Bu rahatsızlıkla amaçladığınız demokrasiyi nasıl kuracaksınız? Demokrasi yolcularına kılavuz olanların mangal gibi bir yüreÄŸe sahip olması gerekmez mi?
Sayın iktidar! Muhalefet bir üslup inceliÄŸiyle kazanılır. Rikkatle. Nezahetle. Adalet, meveddetle birleÅŸmeden adalet olur mu?
Ya muhalefet? İnançlarını demokrasi edebi içinde yaÅŸayabiliyor mu? Elbette hayır! Edep, iletiÅŸim üzerine kurulur. Anlamaya, anlatmaya, analaÅŸmaya açık olmaya hazır olmak demektir. İletiÅŸim zemini bu topraklardaki binlerce yıllık yaÅŸam birikiminin beslediÄŸi mana aleminden beslenir. Mana alemi, manevi, dinsel, estetik, düÅŸünsel, bilimsel, ahlaki deÄŸerlerden oluÅŸur. Ülkemizde yaÅŸanan ağır iletiÅŸim travması, bu mana zeminin yaÅŸanamamasından kaynaklanıyor. Bu ülkenin ortak manevi deÄŸerlerini çoÄŸunlukla bilmiyor, bilmezlikten geliyor ya da yaÅŸayamıyoruz. Bu travma kendini ağır bir güvensizlik ortamı yaratarak ortaya koyuyor. Karşıt görüÅŸte olduÄŸunu düÅŸündüÄŸümüz bireylere, kurumlara güvenemiyoruz. Bireyler arasında, kurumlar arasında güven bunalımı, yüz yüze anlaÅŸma, konuÅŸma yerine birbirlerini gizlice dinleme biçiminde kendini gösteriyor. Karşımızdaki insanı anlamaya, dinlemeye açık olamadığımız için, gizlice telefonlarını, özel konuÅŸmalarını dinlemeyi seçiyoruz.
Bu dönemi yazacak tarihçiler, birbirleriyle yüz yüze konuÅŸamadıkları için, birbirlerini gizlice dinleyen, birbirlerini anlamak yerine, birbirlerine üstün gelmeye çalışan insanların bu tavırlarına demokrasi adını verip, kendi manevi dünyalarını kalp temizliÄŸi ile yaÅŸayamamalarını büyük bir hayretle kayda geçireceklerdir.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3