Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Obama'nın Çin ziyareti

ABD BaÅŸkanı Barack Obama'nın üç gün süren Çin ziyareti sona erdi. Kısa bir cümleyle ifade ettiÄŸimiz olay bu kadar basit mi?
Nasıl ABD 200 yıl önce 'gelecek' olarak görülüyorsa bugün de Çin aynı ÅŸekilde görülüyor. İlk Avrupalı göçmen kafileleri yıllar önce Amerika'ya ayak bastıklarında iki kanıya varmışlardı: Birincisi, 'Bu ülkede Tanrının insanlık için planladıkları gerçekleÅŸtirilebilir' ve ikincisi, 'Zamanla burada gerçekten zengin ve mutlu olunabilir'. Bu inanç nesiller boyunca Amerikalıları neredeyse dinsel bir itici güç olarak destekledi. Göçmenler 'geleceklerine inandıkları için' bütün zorluklara göÄŸüs gerdiler.
Aslında çok eski bir medeniyete sahip olan Çinliler, bugün, bir zamanlar Amerikalıların en önemli özelliÄŸi olarak sayılan 'hayatiyete' sahipler.
Çinlilerin % 86'sı ülkelerinin doÄŸru yolda olduÄŸunu düÅŸünürken, bugünkü Amerikalılar arasında bu oran % 37'yi geçmiyor. Çinliler bilimsel ve teknolojik potansiyellerine güveniyorlar.
Çinlilerin yalnızca % 22'si ülkelerinin yeni fikirlerde dünya lideri olduÄŸuna inanırken % 63'ü 30 yıl içinde bu konuda dünyada öncü olacaklarına inanıyor.
Çinlilerin çoÄŸunluÄŸu gelecekte toplumu yönlendiren yenilikleri üreteceklerine inanırken, Amerikalıların ancak üçte biri aynı ÅŸeyi ABD için düÅŸünüyorlar.
Çin belki ABD gayrisafi milli hasılasına ulaÅŸamayacak, fakat 'gelecek' inançları onlarda daha kuvvetli ve önemli bir his.
İşte Obama böyle bir ülkeyi ziyaret ediyor. Bu ziyaretle ABD siyasal ağırlık eksenini Atlantik ötesinden Pasifik ötesine kaydırıyor. Siyasal eksenlerin kayması dünya politik tarihinde çok görülen bir olay. Ekonomik olarak güçlenen ülkeler er geç dünya politikasını tayin eder duruma gelirler. Bu açıdan bakıldığında Çin küresel bir güç olabilecek birçok özelliklere sahip. Yalnızca ekonomik gücü göz önünde tutulsa bile Çin gibi bir ülkeyi göz ardı etmek olanaksız.
ABD ve Çin son iki küresel süper güç mertebesine eriÅŸirken Avrupa BirliÄŸi de kendi kendini cüceleÅŸtirmekte. Berlin Duvarı'nın yıkılmasının 20'inci yıldönümü kutlamalarında ABD BaÅŸkanı olarak Obama'nın bulunmaması Avrupa'nın ABD nezdindeki önem kaybının ve Asya'nın önem kazandığının en açık göstergesi.
Tabii, görüÅŸmelerde Obama'nın istediklerini elde ettiÄŸi söylenemez.
Nükleer silahlanma konusunda İran'a uygulanacak yaptırımlar, Çin parasının daha deÄŸerli duruma getirilmesi ve insan hakları konusunda Çin, ABD taleplerine karşı bilinen tutumunu deÄŸiÅŸtirmiÅŸ görünmedi.
Buna raÄŸmen açıklanan bildiride iki ülkenin beÅŸ noktada anlaÅŸmaya vardıkları belirtiliyordu. BaÅŸkan Obama ve Çin lideri Hu çeÅŸitli konularda birlikte çalışacaklar ve görüÅŸ alışveriÅŸinde bulunacaklar. Birbirlerinin ilgilendikleri stratejik konulara dikkatle yaklaÅŸacaklar. Ayrıca ekonomik sorunlar, İran ve iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi konularında ortak hareket edecekler. Beyaz Saray sözcüsü Robert Gibbs'in dediÄŸi gibi, 'Yapılacak pek çok iÅŸ var ve ilerlemek için çok sıkı çalışmak gerekli.'
Çin ziyareti boyunca Obama'nın Çin liderlerine karşı yürüttüÄŸü müzakere üslubu  pek çok ABD'li gözlemciyi rahatsız etmiÅŸ durumda. Çin'in hızla küresel bir güç olarak önem kazandığı ve ABD'nin ekonomik olarak güçlü bir Çin'e ihtiyacının olduÄŸu düÅŸünülürse Obama'nın bu tutumunu yadırgamamak gerekir. Çin mallarının ihracı için ABD pazarının ağırlığı yadsınamadığı gibi,  kasasında iki trilyon dolardan fazla döviz rezervi olan Çin'in de ABD için ekonomik önemi göz ardı edilemez.
Yani, bu iki süper güç bir taraftan potansiyel rakip durumunu korurken diÄŸer taraftan da soÄŸuk savaÅŸ dönemindeki ABD-Sovyetler BirliÄŸi ikilisi gibi, birlikte yaÅŸamak zorunluluÄŸunda olduklarının farkındalar.
Küresel gündemin hiçbir maddesi ABD ve Çin iÅŸbirliÄŸi olmadan çözülemez durumda; iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi, Kuzey Kore ve İran'ın nükleer silahlanması, Afganistan ve Pakistan çevresindeki sorunlar ve son olarak da dünya ekonomik krizi.
Ancak bütün bu sorunları çözmek için 'kardeÅŸlik ve yürekten dostluk' gerekmiyor, yalnızca 'müÅŸterek çıkarların tanımı üzerinde anlaÅŸmak' yeterli.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3