Twitter'da geçenlerde sessiz sedasız bir devrim gerçekleÅŸti. Yıllardır kullanıcılarını 'Ne yapıyorsun?' sorusuyla karşılayan Twitter, karşılama sorusunu 'Neler oluyor?' ile deÄŸiÅŸtirdi.
Twitter bildiÄŸiniz gibi kullanıcılarının birbirlerinin bıraktığı mesajları izleyebildikleri bir mecra. Kullanıcı Twitter'a üye olduktan sonra, mesajlarını takip etmek istediÄŸi kiÅŸileri seçiyor ve Twitter'a her baÄŸlanışında arkadaÅŸ listesindekilerin bıraktıkları mesajları, liste halinde görebiliyor, bunlara cevap verebiliyor ve kendisi de mesaj yazabiliyor.
İşte Twitter'ın sayfanın en tepesinde çıkan karşılama sorusu da, kullanıcılara mesaj bırakmaları için bir yönlendirme yapma amacı taşıyor. Twitter açıldığı günden bu yana 'Ne yapıyorsun?' diye sorarak kullanıcılarını yıllardır o anda ne yaptıklarını yazmaya yönlendiriyordu. 'Ne yapıyorsun?' sorusu Twitter'ın amacının manifestosu gibiydi. Kullanıcılara, burası insanların birbirlerinin ne yaptığından haberdar olma yeri diyordu.
Dolayısıyla bu küçük gibi görünen deÄŸiÅŸiklik aslında çok önemli. Twitter'ın manifestosunun deÄŸiÅŸmesi bir anlamda. Aslına bakılırsa Twitter'ı bu deÄŸiÅŸikliÄŸi yapmaya kullanıcılar zorladı. İşin taa başından beri 'Ne yapıyorsun?' sorusuna kulak asmayıp 'Neler oluyor?' sorusunun cevabını yazıyorlardı mesajlarında. ArkadaÅŸ lisetelerindekilerle ne yaptıklarını deÄŸil ne gördüklerini, ne düÅŸündüklerini, nelere tanık olduklarını paylaÅŸmayı seçiyorlardı.
Twitter zaten yaratıcılarının bir deha ürünü olmaktan çok, kullanıcıların kullanım biçimleriyle ÅŸekillenen bir ürün. Cep telefonu kullanıcılarının kısa mesajlarının paylaşılacağı bir ortam olarak tasarlanan Twitter, üyelerinin bambaÅŸka bir kullanım biçimiyle bambaÅŸka amaçlara hizmet eden bir mecra oldu. Twitter'ı büyüten yaratıcılarının hedefleri deÄŸil, kullanıcılarının yönlendirmesi oldu. Öyle ki 'RT' (retweet-baÅŸkasının mesajını tekrar göndererek kendi takipçileriyle paylaÅŸmak) gibi tamamen kullanıcıların yarattığı fonksiyon, Twitter'ın benimseyip kendi özelliÄŸi olarak resmen sunmaya baÅŸladığı bir servis haline getirildi.
Bu açıdan bakınca Twitter'ın 'ne yaptıklarını' deÄŸil 'nelere ÅŸahit olduklarını' yazmayı seçen üyelerinin kullanım tercihine uyup, sorusunu bu yönde deÄŸiÅŸtirmesi doÄŸal bir geliÅŸme.
Ancak Twitter'la birlikte dünya da deÄŸiÅŸiyor. Cep telefonlarının kısa mesaj özelliÄŸine hitap edecek ÅŸekilde tasarlanan Twitter evrim geçirerek daha çok bilgisayar başından kullanılan bir mecra oldu. Twitter bu evrimi geçirirken cep telefonu teknolojileri de geliÅŸti. Hızlı İnternet eriÅŸimi saÄŸlayan mobil iletiÅŸim teknolojisi 3G yaygınlaşırken, 140 karakter sınırıyla çalışan kısa mesaj servisleri ilkel kaldı. Yerini İnternet'ten gönderilen fotoÄŸraf ve video eklenebilen uzun mesajlar aldı.
Twitter kullanıcıları 3G'nin nimetlerinden de yararlanmanın yollarını keÅŸfettiler kuÅŸkusuz. Bugün artık pekçok Twitter kullanıcısı 3G telefonlarıyla, gittikleri restoranlardan, sinemalardan, kafelerden, havalimanı terminallerinden tivitliyor gördüklerini, yaÅŸadıklarını, izlenimlerini...
Buna karşın Twitter 140 karakter sınırlamasında direnirken, 'Ne yapıyorsun?' sorusunu da radikal bir kararla 'Neler oluyor?'la değiştiriyor.
Oysa İnternet'in 3G ile özgürleÅŸmesi, mobilleÅŸmesi bir sonraki dalganın 'lokasyon bazlı servisler' olacağını gösteriyor sosyal medyada.
Twitter'ın bir sonraki sorusunu ÅŸimdiden tahmin etmek mümkün. EÄŸer tahtını 140 karakter sınırlamasını hızlı davranarak baÅŸtan kaldıran Friendfeed'e bir yıl içinde kaptırmazsa Twitter'ın kapağında ÅŸu soruları göreceÄŸinize emin olabilirsiniz: 'Neredesin, ne görüyor, ne düÅŸünüyorsun?'