Cemalettin Taşçı

kategori2

Fehmi Bey'in halleri

Fehmi ta lise yıllarından beri kendisini hep ülkesinde gurbette hissetti. ArkadaÅŸları ile karşılaÅŸtığında 'selamünaleyküm' demesi yadırganıyordu ya, Fehmi ciddi ciddi, 'selam' dese sünneti yine de ifa etmiÅŸ sayılır mı, bilenlere sordu durdu. 'Bilenler' dedikse, abilere yani.
Zamanla Fehmi de merdivenleri tırmandı. Abileri gibi, bilmediÄŸini hiç belli etmeden, fetvalar vermeye baÅŸladı. Danışılmak, fetva vermek hoÅŸuna gitti. Arada başına buyruk takılanlar, Fehmi'nin fetvalarına itiraz edenler oluyordu. Fehmi sürüden ayrılanları aforoz etmeyi de öÄŸrendi. Fehmi'nin etrafındaki salkımın gürbüzleÅŸebilmesi için potansiyel Fehmi'lerin tasfiyesinin gerektiÄŸini de, hayatı boyunca iÅŸine çok yarayacak olan hayatın bu acı gerçeÄŸini de o süreçte öÄŸrendi Fehmi. 
Fehmi ikiye bölünmüÅŸ bir dünyaya doÄŸmuÅŸtu. Gençken iki dünyayı birleÅŸtirmek, kendisine ait olmayan dünyayı fethetmek konusunda kararlıydı. Çok geçmeden fark etti ki, eÄŸer dünyayı birleÅŸtirebilirse, hoÅŸuna giden pek çok ÅŸey imkansız olacak. Gençler Fehmi'nin dizinin dibinde fetih planlarını dinlemeyecekler. Fehmi'nin aÄŸzının içine bakmayacak, söylediklerini karbon kağıdıyla çoÄŸaltıp, birbirleriyle paylaÅŸmayacaklar. EÄŸer birleÅŸtirilebilirse, dünya Fehmi'yi umursamayacak. Fehmi fetih planlarını iptal etti ve elbette kimseye bunu belli etmedi. O gün bugündür, Fehmi'nin yegane derdi, bu bölünmüÅŸlüÄŸün bekası. Ne pahasına olursa olsun, düÅŸmanların hayatta kalması gerekiyor. DüÅŸman yoksa imal edilmesi lazım.
İslam'ın ritüellerini kariyerlerine zarar vermeden nasıl uygulayacaklarını tartışıp dururken, mesela hayrın da ÅŸerrin de Allah'tan olduÄŸunu tartışmaya vakitleri kalmadı. Dolayısıyla Fehmi, ancak Hıristiyan-Yahudi gelenekten gelen birinin inanacağı kadar kesinlikle, iyi özneden kötülük, kötü özneden iyilik neÅŸet edemeyeceÄŸine iman etti. Zaten dünyanın ikiye bölünmüÅŸlüÄŸünü sürdürebilmek için de böyle inanmayı sürdürmesi, hatta yayması lazımdı.
Fehmi önce Fehmi Abi, sonra Fehmi Bey oldu. Akademisyen olmasına karar verilmiÅŸti. Abilerinin himmetiyle Amerika'ya gitti. Tecavüzcüsüne aşık oldu. Her bir ÅŸeyi dosdoÄŸruydu ÅŸu Amerika'nın. Zenciler de Türkiye'den görüldüÄŸü gibi masum deÄŸildiler, bütün kötülükler onlardan kaynaklanıyordu. Bir ÅŸarkı söylemeyi, bir de basketbol oynamayı biliyorlardı, o kadar.
Sonra devran döndü. Fehmi'nin abileri mebus, bakan oldular. Fehmi'nin arkadaÅŸlarını da genel müdür, daire baÅŸkanı yaptılar. Fehmi televizyonlara çıkmaya, gazetelerde yazmaya baÅŸladı.
Fehmi, neticeyi hasıl etmenin Allah'ın iÅŸi olduÄŸuna kafa yoracak vakti de bulamadı. Ancak nefret ettiÄŸi Batılıların inanabileceÄŸi kesinlikle, neticelerin kendi iÅŸi olduÄŸuna hükmetti. Kendi planlı, programlı çalışmasının ürünü deÄŸil miydi bu göz kamaÅŸtırıcı baÅŸarı, mesela?
Neticeyi hasıl edeceÄŸini zannettiÄŸi ÅŸeyleri, yalan olduÄŸunu bile bile söylemeye, yazmaya baÅŸladı. Hasımları da öyle yapıyordu zaten. Gaye vasıtayı meÅŸru kılıyordu. Fetih planları ertelendiÄŸinden bu yana, gerçi, gaye dövüÅŸü sürdürmekten ibaretti. Çocuklar gevÅŸemesinler, korkup yarı yoldan dönmesinler diye, ne lazımsa yazıyor, söylüyor Fehmi. Rakiplerini halletti, ilk seçimde rektörlük sözü de aldı. Daha ne ister Fehmi?
Bayram gerçi Fehmi'nin, ama size de mübarek olsun.

***
Not: Salı günü kendisine hitap ettiÄŸim Erol da, Fehmi de, hayali ÅŸahıslardır. Gerçek ÅŸahıslarla benzerlikleri tesadüftür. Ama onlardan on binlercesi birbiriyle dövüÅŸüp duruyor iÅŸte.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3