Bir sözün 'içeriği kadar', belki ondan daha çok 'nerede' söylendiğinin önemli olduğuna inananlardanım.
Ya da bir yazının nerede yayımlandığı, hangi mecrada basıldığı...
'Medyada tasfiye' tartışmalarının doruk noktasına çıktığı günlerde Fethullah Gülen grubuna yakın medya dergisi Cihan Haber'den görüşümü sormuşlardı. 'Kimsenin tasfiye edilmeyeceğini', bunu asla tahmin etmediğimi söyledim ama 'her kurumun artık karşısındakini de anlamaya özen göstereceğini düşünüyorum' dedim.
AKŞAM'ın duruşunu anlattım, kutuplaşmaları reddeden, 'bir başka yol daha mümkün' diyen ve merkezde kendini konumlayan politikamızı hatırlattım.
Sonra değişimin etkileyeceği gazeteler olarak Hürriyet ve Zaman'ı örnek gösterdim, 'biri toplumda muhafazakarların da yaşadığını, diğeri laiklikle ilgili haklı endişeleri olan kesimlerin bulunduğunu göz önüne alarak kendi pozisyonunu belirleyecek' diye devam ettim.
Herkes, kişiler ve kurumlar kendi özlerini elbette koruyacak ama 'bir arada yaşamanın gereklerini yerine getirmek adına' karşı mahallelere saygı gösterecek. Hiç kimse bu süreçten muaf olmayacaktır. Askeriyle iktidarıyla, muhalefetiyle medyasıyla bunu öğrendiğimizde ve olgunlukla karşıladığımızda işte o zaman çok daha güçlü ve huzurlu bir ülkeye dönüşeceğiz.
ZAMAN GAZETESİ'NDEKİ O MESAJIN ANLAMI
Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk'ün ölüm yıldönümünde bu yıl Cumhuriyet Gazetesi'nin ön ve arka kapağı her zamankinden daha görkemli ve etkileyiciydi. Arka kapağın içinde de Koç Grubu'nun verdiği Atatürk'ün anısına saygı ilanı vardı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkelerinin sonsuza dek yaşatılacağı vurgusu için hazırlanan '1881-193 ' ilanı o gün bence çok anlamlı biçimde bir gazetenin daha arka kapağını süslüyordu. Tam sayfalık o ilan Zaman Gazetesi'nde de yayımlandı.
İlanı veren Koç Grubu...
Yani, Türkiye'de samimi Atatürkçülüğü'nden hiç kimsenin kuşku duyamayacağı, Türk burjuvazisinin zirvesi...
İlanın yayımlandığı gazete, cemaate yakın Zaman...
Kimse eleştirmesin, bu tablo 'değişimin ilanı'dır.
Son derece olumlu karşılıyorum. Zaman Gazetesi'ni okuyan muhafazakar kesime verilmiş çok güzel bir mesajdır. Ülkenin en büyük holdinginin kurduğu 'bir iletişim dilinden' bahsediyoruz. İster abonelik, ister başka yolla olsun, sonuçta yüz binlere ulaşan bir gazete, üstelik bürokraside etkin...
Gazetenin okuyucularıyla ülkenin kurucusu ve ebedi lideri arasında olmayan duvarları örmeye kimin hakkı var?
DÖNÜŞÜMLERİ BURJUVAZİ TETİKLER
Bakınız dün Kurban Bayramı'nın birinci gününde Zaman Gazetesi'nin ikinci sayfasında da Koç Grubu'nun tam sayfa ilanı vardı.
Milli günlerde olduğu gibi dini bayramlarda da hassasiyet...
Tarih kitapları bize, büyük toplumsal dönüşümlerin, devrimlerin burjuvazi eliyle yapıldığını anlatır. Sanırım, 21'inci yüzyıla özgü yeni bir tarzı Türkiye'de Koç Holding öncülüğünde göreceğiz. Koç Grubu, Atatürkçülüğü'nden taviz mi verecek, hayır, asla. Ama 'öteki' ile 'ötekileştirmeden' ilişki ve iletişim kurmanın, ortak değerler üzerinde uzlaşmanın taşıyıcılığını yapacaklar.
Aylar önce, Zaman'ın iş dünyasının önde gelen isimleriyle röportajlara başladığını ve ilk olarak Mustafa Koç'la bunu gerçekleştirdiğini yazmıştım. Röportajı da bizzat Ekrem Dumanlı yapıyordu.
O gün eleştirenler ve 'çok fazla anlam yüklememek lazım' diyenler oldu, ama zaman geçtikçe daha iyi anlaşılıyor ki, hayli bilinçli bir strateji izleniyor.
Günün sonunda, şu anda Zaman ve Koç Grubu'nun yaptığı yaygınlaşacaktır. Aksi halde taraflar bir pencereden bakıyor, öbürü kapalı: Manzara yarım. Dar bakış açısı analizleri de eksik kılıyor. Herkesin daha geniş perspektiflere ihtiyacı var. En çok da ülkenin.