Tünel ve Kadıköy'de çalışan sembolikleri saymazsanız, tramvaya 40 yıl önce veda ettik. İlginç olan, bu nakil aracının İstanbul'a geliÅŸi icadından 36 yıl sonradır. Yani 1869 senesinde. 400 bin altın sermayeli 'İstanbul Tramvay Åžirketi', zamanında halka açılan ve hisse senedi çıkaran kuruluÅŸlardandı. İlk önce Galata-Tophane-BeÅŸiktaÅŸ-Ortaköy hattı yapıldı. Sonra Eminönü-Sirkeci-Beyazıt-Aksaray. İlavelerle raylı sistemin ulaÅŸtığı yerler uzatıldı. YaÅŸadığımız semt olarak Atikali-Harbiye'yi tercih edenlerdendik. Üsküdar ya da Kadıköy'dekilerle fazla iÅŸimiz olmazdı.
...
Atların çektiÄŸini görmedik. Büyüklerimiz anlatırdı. Elektriklilerle büyüdük. Hatta bunlarla ilgili ciltler dolduracak anımız var. İnönü Stadı'na gidiÅŸ-geliÅŸlerimizde 'boynuzlu götürgeç'ten yararlanırdık. Kaçırma ÅŸansımız yoktu. Arkadan, elektrik telleriyle baÄŸlantıyı saÄŸlayan çelik halatı çektik mi, hareket edemezdi. Sürücü -vatman- ile biletçinin küfür yaÄŸmuru altında içeri dalardık. Bu konuda en acı anımızsa Bilgin adlı arkadaşımızın başına gelendi. Teli yakalama operasyonunda bir anlık hata ile rayla demir tekerleklerin arasına düÅŸtü. Bir kolunu kaybetti. Yıllar yılı Karaköy'deki iskelede gazete-dergi bayiliÄŸi yaptı. Fırtına sonucu sulara gömülen dubalardan sonra onunla irtibatımız kesildi. En zevkli yanımızsa, bayramlar baÅŸta, özel günlerde tekerleklerin geçeceÄŸi yerlere mantar yerleÅŸtirmekti. 'Pat pat'lar mekanik seslere karışır, bizler de alkışlardık.
UTANMAZ ADAM
Mizah yazarlarımızın esin kaynağı olan tramvaydan epey malzeme çıkardı. Hafızalara yer eden çarpıcı örnek OÄŸuz Aral'ın 'Utanmaz Adam'ıdır. İlk karesi, bu toplu taşıma aracındandır. BomboÅŸ bir telli götürgeçte fıstık gibi bayan vardır. Tam arkasında ona dayanmış Utanmaz Adam. Bir yandan, kimse varmış gibi bağırmakta;
- Hoop, itmeyelim beyler!
Meslektaşımız Erkan YiÄŸit, babası Haydar'ın ustalığıyla övünürdü; 'Kar yaÄŸarken, ÅžiÅŸhane YokuÅŸu'nu kum dökülmeden çıkar.' Ona, 'Vay, Vatman Haydar'ın oÄŸlu' diye takılırdık.
...
Bu taşıma araçlarının altın dönemi İkinci Dünya Savaşı yıllarıdır. Lastik, benzin yokluÄŸunda ÅŸehir içi nakliyatı tamamen yüklenmiÅŸlerdi. İşletildiÄŸi ilk yıllarda övülen hızı sonraları az bulunarak, idam fermanları haline getirildi. Önce Avrupa yakasındakiler, daha sonra Anadolu tarafındakiler devre dışı bırakıldı. Yüz yıla yakın hizmetleri, gösteri turlarına kadar minimize edildi. GördüÄŸünüz gibi anıları, eski filmler, roman ve hikayelerle sınırlı kaldı. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın öyküleri bu konuda rekortmendir. Çan sesleri, zincir şıkırtıları artık iÅŸitilmiyor.
Madenler için yapıldı
Madenlerde, özellikle kömür taşımak için geliÅŸtirilen tramvaylar İngiliz buluÅŸudur. Teknik ilavelerle yeryüzüne çıkarıldı. Daha sonra kentlerin ana taşıtı konumuna geçti. Atlar, katırlardan güç alma, yerini elektriÄŸe terk etti. Daha sonraları, yine boynuzuyla iletkenden yararlanılan troleybüsler de aynı aracın daha modernize edilmiÅŸiydi.
HAFTANIN DEYİMİ
Emmi düzlükten sür!
Eski dönemlerde köylünün biri, yelkenli gemiyle İstanbul'a yola çıkmış. Seyahat sırasında fırtına patlamış. Tekne, bir dalgadan diÄŸerine ceviz kabuÄŸu gibi savrulmaya baÅŸlamış. Bizimkinin başı dönüp, midesi bulanmış. Yığıldığı köÅŸede baÅŸlamış kaptana bağırmaya:
- Emmi düzlükten sür, düzlükten.
...
Bu deyim, bilir-bilmez her iÅŸe burnunu sokanların durumunu anlatmak için kullanılır.
ÖZLÜ SÖZLER
Dertli bir adamın tereddüt ve dumanla dolu gönül evi vardır. Derdini dinlersen o evde bir pencere açmış olursun.
MEVLANA
Elde edilemeyen bütün mutluluklar, hayalden ibarettir.
FONTENELLE
Tüm dünyada aradıktan sonra, mutluluÄŸun yanı başımızda olduÄŸunu fark ederiz.
VOLTAİRE
Büyük mutsuzluklar, yokluktan deÄŸil, çokluktan kaynaklanıyor.
TOLSTOY