Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Biraz Mısır!

THY uçağı sis nedeni ile uzun bir rötardan sonra kalkıyor ve dolayısı ile Mısır'a yani Kahire'ye tam hava kararmaya baÅŸlamışken girebiliyoruz. Dokuz kiÅŸilik grubumuzu götüren otobüsün  ÅŸoförüne,  kent içine giden yoldaki trafiÄŸin  ve tabii İstanbul trafiÄŸini fersah fersah aÅŸan, çılgın kornalı ve tamamen kuralsız yaklaşımın normal olup olmadığını soruyoruz, 'Bugünkü trafik hafif bile!' cevabını alıyoruz. 
Çocukluk yıllarından beri hep  gitmek istediÄŸim Mısır'a, sonunda elli yıl gecikme ile ve bayram günlerinden faydalanarak varmış bulunuyorum. Halbuki Mısır Türkiye'ye ne kadar yakın! Nedense Dubai'ye veya Güney Afrika'ya bile gidebilmiÅŸtim ama, Mısır'a neden hiç gidememiÅŸtim acaba?
Havaalanından turist otellerin bulunduÄŸu ÅŸehir merkezindeki Nil Nehri bölgesine geldiÄŸimizde insanın gözlerini kamaÅŸtıran 'İstanbul BoÄŸazı benzeri ' bir manzara karşınıza çıkıyor.  Ancak ne kadar yanıltıcı bir ilk intiba! Gece karanlığı, şık turist otelleri ve bol ışık gerçekleri ne kadar çok gizliyor! Tabii sokaÄŸa çıktığınız anda gerçekler sizi derhal ısırmaya baÅŸlıyor! Tabii bu Türkiye'de de böyle! Tabii, eminim, bizim ülkemize gelen yabancılar da biraz dolaÅŸmaya baÅŸlayınca, farklı ÅŸeyler düÅŸünmeye baÅŸlıyorlardır.
Ertesi sabah uyanıp ilk ziyaretimizi Kahire'nin hemen yakınındaki Sakkara da bulunan Zoser'in Basamaklı Piramidi ve aÅŸağı Mısır yani kuzeyin eski  baÅŸÅŸehirleri Memphis'teki açık müzeyi ziyaret ederek yapıyoruz. Tabii ki bu ziyaret için 23 milyon nüfuslu Kahire'nin, Nil kenarı turist otelleri bölgesinden çıkıp gerçek Mısır'a ulaşıyoruz, 'gerçek Mısır'ın acı gerçekleri' önümüze seriliyor. Acı gerçeklerin özeti üç kelime! Pislik, fakirlik ve üzücüdür ki tembellik! Ve tabii yozlaÅŸmış bir kültür! Bugünkü Mısır'ın çöp ve sinekleri ile de böylece tanışmış oluyoruz! Ama biz ekonomiye dönelim !
Mısır 1960'lı yılların başında planlanan ve 1971 yılında 35 milyar dolar masraf sonrası bittiÄŸi ilan edilen (gerçeÄŸini bilmiyoruz)  Aswan Barajı ve suyu biriktiren Nasser Gölü iÅŸletmeye girene kadar hem hayatı Nil Nehri'nden almış hem de bütün sorunlarının kaynağı Nil Nehri olmuÅŸ. (Barajın bir diÄŸer sonucu da timsahların barajdan bu tarafa geçememesi! Bu da iyi herhalde!)  Baraj sonrası Mısır ise çok daha farklı bir ülke!
Bir kere bugün bile Nil etrafındaki, hem doÄŸuya hem de batıya yayılmış toplam geniÅŸliÄŸi 30 kilometreyi aÅŸmayan yeÅŸil bir bölge olduÄŸu ve ancak bu bölgenin, tarım yani insanları beslemek için kullanılabildiÄŸi , bu arazinin de (kuzeydeki Nil Deltası dahil), ülkenin toplam coÄŸrafi alanının sadece yüzde 3-4  kadarı olduÄŸu ve  ülkenin geri kalanının çöl olduÄŸu  düÅŸünülmek gerek! GeçmiÅŸte Nil her taÅŸtığında hem kentsel yaÅŸamı hem de tarımı berbat ettiÄŸi için, su ve güneÅŸ hem her güzelliÄŸin kaynağı hem de her türlü belanın kaynağı olmuÅŸ! Nil Nehri'ni kontrol altına almak bugünkü Mısır ekonomisinin baÅŸlangıç dönemi demek! 
1974-1981 arasındaki dönem Mısır'ın dışa açılma dönemi! Yani bizim 1980'li yıllardaki Özal döneminde dışa açılma hamlesi yaptığımızı düÅŸünürsek iÅŸe bizden önce baÅŸlamışlar, ama daha gerideler.
Bugün Mısır dediÄŸimiz bölgede arka planda Milattan 3200 yıl kadar evvel birleÅŸmeye baÅŸlamış, oluÅŸmuÅŸ ve birleÅŸmiÅŸ dev bir kültür var. Tabii tarih binlerce yıl daha fazla geriye gidiyor. Ama ayağınızı Mısır'a attığınız andan itibaren, karşınıza çıkan her türlü tarihin yüzde 90 kadarı, o birleÅŸme dönemi sonrasından  kalma.
 Bugünkü Mısır kültürü ile o dönemin alakası da pek yok. Bu da Mısır'ın temel çeliÅŸkisi! Bugünkü Mısırlılar ile o günkülerin de pek alakası yok. Mısır'ın tarihsel kültürünü milattan önce yaratanlar  aslında bugünkü Mısır'ın insanları deÄŸil. Bugün pazarlanan Mısır tarihini ve kültürünü üretenler, Nil Afrika'nın göbeÄŸinden Victoria Gölü dolaylarından baÅŸladığı için ta Afrika'dan  'Yukarı Nil'den gelmiÅŸ' siyahi Afrikalılar ve tabii Asya'dan gelmiÅŸ olan Akdeniz insanlarından oluÅŸmuÅŸ bir karma. Ama bugünkü Mısır vatandaÅŸlarının yüzde 90 kadarı farklı insanlar. Yarın bu konuya gireceÄŸiz!
Bugünkü Mısır 2008 yılı nominal sayıları ile 162 milyar dolarlık bir GSYİH üretiyor. Dünyada ilk elliye yanaşıyor. 83 milyon da nüfusu var. Türkiye ise ile 70 milyon nüfusa sahip ve IMF verilerine göre 729 milyar dolar bir GSYİH ile on yedinci.
Ancak iÅŸi satın alma gücü paritesi ve kiÅŸi başına gelire çevirirsek 2008 verileri ile kiÅŸi başına 13.139 dolarlık bir ülke (PPP)  ve dünyada  61 sırada , Mısır ise 5897 dolar ile 101'inci sırada.    
1952 yılında giden, sömürgeci İngilizlerden kalma Kral Faruk, 1952 sonrasında baÅŸlayan ve devrimci generaller Necip ve Nasser dönemlerinde süren 'hafif solcu' ithalat ikamesi, korumacılık, millileÅŸtirme dönemi ve Rusya'ya yanaÅŸma (Aswan Barajı'nı Ruslar finanse etti ve yaptı) ve bunu takiben de 1967-1973 savaÅŸ dönemi acıları, Mısır'ın bacağını tutmuÅŸ. 1974 sonrası, özellikle 1981 yılından sonra Hosni Mubarek ile gelen ekonomik normalleÅŸme, ama sosyal ve siyasi sıkılaÅŸtırma, bugün gözlemlenen ekonomik hamlenin temelini oluÅŸturuyor! Üzücüdür ama bugün Mısır nüfusunun yüzde 40 kadarı da mutlak fakirlik yaÅŸamakta, beslenememekte!
Yarın devam edeceğiz!

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3