Ali Saydam ali.saydam@aksam.com.tr

kategori2

Kendi kendimize zarar verme ÅŸampiyonuyuz...

İki ÅŸeyi anlamakta güçlük çekiyorum. Åžaka deÄŸil gerçekten anlamıyorum. Sosyal psikologlar, sosyologlar bilumum sosyal ve insan bilimciler konuya el atıp insanlığı bir aydınlatsa, ben de rahatlasam...

Anlamakta zorlandığım iki şey şu:
1.
Ankara'dan geçen, kuzeyden güneye uzanan bir çizgi çeksek. Bu çizginin doÄŸusunda kalan bölgelerde, yazın damda uyurken düÅŸüp ölen insan sayısı yaklaşık 5.000 imiÅŸ... Bu rakam her sene üç aÅŸağı beÅŸ yukarı tekrarlanırmış...
Bu ne demek? Åžu demek: İnsanlar aralarında konuÅŸuyorlar mesela: 'Geçen sene bizim kasabadaki komÅŸulardan ÅŸu kadar kiÅŸi damda uyurken gece düÅŸüp öldü... Bu sene bakalım kimlere sıra gelecek?... Ahmet Beylerden de bir iki gider herhalde...'
Bunun gibi bir ÅŸey?..
Bilim adamlarının araÅŸtırmasını beklediÄŸim soru ÅŸu: Neden bu millet evinin damına üç kuruÅŸ beÅŸ paraya 20-30 cm'lik bir yükselti yapmaz ve uyurken damdan düÅŸüp ölme ihtimalini sıfıra indirmeye çalışmaz?.. Bu sorunun yanıtını bileniniz var mı?

2. Yanıtını merak ettiÄŸim ikinci soru ise, ellerinde bıçaklarla sapık katiller gibi hayvanların arkasından seÄŸirten vatandaÅŸlarımızın ve can havliyle kaçışan, çırpınan zavallı hayvanların oluÅŸturduÄŸu insanlık dışı manzaraların nasıl olup da her yıl tekrarlandığı deÄŸil.
Kendimi sapıklar arasında yaşayan daha az sapık biri olarak konumlamaya alıştırdım... Benim esas merak ettiğim husus şu: Bu yıl da 2.500 kadar kişi hayvanları boğazlarken kendini ciddi derecede yaralamış... Bu rakamda da bir istikrar tutturulmuş durumda. Her yıl bir o kadar kişi daha kendi kendini telef ediyormuş...
İşte benim de anlayamadığım bu... Niye bu iÅŸi bir uzmanına vermezler?... Niçin akıllanmayız?... Yoksa hepimiz, gözlerini kan bürümüÅŸ çakma caniler haline mi geldik?.. Gelecek yıl yine orasını burasını doÄŸramış adamlar mı dolduracak hastaneleri?...

Film gibi film...
NeÅŸeli deÄŸil ama 'güzel' film... İlle de gırgır, ÅŸamata, kakara kikiri olmak zorunda mı? Hayır deÄŸil. Peki o zaman neden öyle bir hava yaratıldı dersiniz?..
OyunculuÄŸuna her zaman ÅŸapka çıkardığım Yılmaz ErdoÄŸan'ın seveni ne kadar çokmuÅŸ... Toplumun her kesiminden ve de medyadan... NeÅŸeli Hayat filmine gidenlerin listesine bir bakın ve bir de Yılmaz ErdoÄŸan'la ilgili medyada çıkan yorumlara ve pohpohlamalara... O gece çok önceden tespit edilmiÅŸ bir toplantımız olmasaydı biz de gidecektik Gala'ya... Neredeyse popüler sanat alanından bütün eÅŸ dostu bir arada görme fırsatını yakalayabilirmiÅŸiz... Herkes filmi yere göÄŸe sığdıramıyor...
Al Yılmaz Erdoğan'ı oradan, onun yerine Cem, Ata, Şahan dışında birini koy; bak bakalım aynı cemaat ne diyor?..
Bu durum Yılmaz ErdoÄŸan ve film için iyi midir, kötü mü?..
Bana sorarsanız tehlikeli bir durum... Gittik izledik filmi... Çok iyi yapılmış... Her ÅŸey yerli yerinde... Eli yüzü düzgün... Erman ToroÄŸlu gibi söyleyelim: Film gibi film... Peki, yaratılan beklentiyi 100 kabul etsek film nerede? Bana sorarsanız 60 -70 arasında... Oysa bu kadar yaygara koparılmasaydı, milletin altına edecek kadar güleceÄŸi vaat edilmeseydi, filmi izleyenler neredeyse sırf Yılmaz'a kıyak olsun diye beklentiyi bu kadar yükseÄŸe ve iÅŸin güldürü yanına vurgu yaparak yanlış yöne çekmeselerdi; NeÅŸeli Hayat her ÅŸeyi ile 100'ü alacaktı... Yılmaz ErdoÄŸan tez elden filmi hak ettiÄŸi yere yeniden konumlamalı... Aslanlar gibi bir dram olduÄŸunu söylemeli, milletin katılacağı zirzop güldürü deÄŸil...

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3