AKŞAM GAZETESİ | Gürkan Hacır | 2009-11-29
Türkiye'nin en önemli, dünyanın üçüncü büyük derbisi Fenerbahçe - Galatasaray maçı bugün oynanıyor. Tarihi bir gerçek: Galatasaray'ın ezeli rakibi Fenerbahçe'yi, Kadıköylü Galatasaraylılar kurdu
Milli birliğimizin en temel taşı, Fenerbahçe-Galatasaray rekabetidir! Bu cümle size iddialı gelebilir. Ama durun. Aşağıda ayrıntısıyla anlatacağım. Dünya futbolunda en büyük rekabetler hep dinsel, etnik veya sınıfsal bir motif taşır. Ama bizde öyle mi? Kıran kırana geçen Fenerbahçe-Galatasaray maçlarında hiç etnik veya sınıfsal bir sataşma veya kavga görebilir misiniz?
Geçen seneki derbi haftasında yazmıştım. İki kulüp aslında kardeştir.
GS KADIKÖY'DEN ÇIKTI
Galatasaray'ın kurucuları Ali Sami Bey, Asım Tevfik Sonumut, Refik Cevdet Kalpakçıoğlu, Kadıköy'ün çocuklarıdır. Fenerbahçe'nin kurucuları arasında bulunan Galip Kulaksızoğlu ise Galatasaray Lisesi'nde eğitim görmüştür. Yani aynı mahallenin çocukları aynı okula gitmiş ve iki ayrı takım kurmuşlardır. Ve 100 yıllık bir rekabeti yaratmışlardır.
İki kulüp 1912'de, birleşmek için bir araya bile geldi. Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkan Savaşı'yla boğuştuğu, ülke içinde ayaklanmaların birer birer patlak verdiği günlerde milli bir şuurla Türk sporcularını bir araya getirmek üzere bir kulüp kurdular. 'Uluslararası Yüce Olimpiyat Cemiyeti'nin Osmanlı Şubesi Yüksek Katı'na' hitabıyla yazılan kuruluş dilekçesi şöyleydi:
Reis Beyefendi, Yabancılara karşı spor aleminde milli varlığımızdan bir eser göstermek emeliyle, şehrimizde 1912 senesi futbol mevsiminin başlangıcından itibaren, Türk Futbol kulübü adı altında ve Osmanlı fertlerinden meydana gelen bir kulüp kurmak istiyoruz. Gayeye ulaşma emelinde, saygıdeğer heyetiniz bize çok sağlam bir güvence teşkil etmektedir. Esasen kulübümüz azalığı amatörlükle sınırlanmış ve çalışmamızda Olimpiyat Cemiyeti fikrine faydalı olacağından, ekte takdim eylediğimiz tüzüğümüzün, onaylanarak iadesini rica eder ve bu girişimde başarımız için gayretinizin esirgenmeyeceği ümidi ile saygılarımızı sunarız efendim hazretleri. Miladi 5 Eylül 1912 Reis Hulusi Reis Ali Sami
İLK MİLLİ TAKIM
Daha Cumhuriyet'in adı bile geçmezken milli birliği sağlamak için Galatasaray ve Fenerbahçe bir araya gelmişlerdi. 17 maddelik bu tüzüğün yedinci maddesi ise şöyleydi:
Kulüpler milli duygunun bölünmez olduğunu bildikçe ve asıl gayede birliğe gerçekten hizmet ettikleri sürece aralarında diğer meseleler için anlaşmazlık doğması beklenemez.
İfadeye dikkat eder misiniz? 'Milli duygunun bölünmez olduğunu.'
Peki, bu takımın forma renkleri neydi dersiniz? Beyaz forma ve sol göğüs üzerine işlenmiş kırmızı yıldız! Yani neredeyse bugünkü milli formanın aynısı. Yani Türk milli takımı kurulmadan çok önce Galatasaray ve Fenerbahçe milli takımı kurmuşlardı bile...
ORTAK BAYRAM
Bu girişim, savaş yıllarına denk geldiği için yürürlüğe giremedi. Ama Fenerbahçe- Galatasaray bayramları 1913 yılından 1951 yılına kadar kutlandı. 1934'teki kavgalı maçı saymazsak 1951'e kadar da dostluk içinde kutlandı.
Milli birliğimizin temelinden sarsıldığını hissettiğimiz bugünlerde aman Galatasaray-Fenerbahçe rekabetimize dört elle sarılalım. Çünkü bu rekabet aslında Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığı demektir!
EZELİ REKABET
Galatasaray-Fenerbahçe derbisine dünyanın üçüncü büyük derbisi deniyor. Peki, ilk ikisi hangileri? Arjantin ligindeki Boca Junior's-River Plate dünyanın en büyük derbisi kabul ediliyor. Bu derbi sınıfsal temelli. Zenginlerin takımı River Plate ile varoşların takımı ise Boca Junior's. Boca'nın yetiştirdiği en ünlü isim Maradona'dır. Hemen her derbi mücadelesine kan bulaşır. Taraftarlar birbirlerine aynı zamanda sınıf kiniyle saldırırlar. 'Milyoner' River, 'Bok kokulu' Boca taraftarları birbirine yaşadıkları hayatın bir gereği olarak hücum ederler.
Dünyanın ikinci büyük derbisi ise İskoç ligindedir. Celtic-Rangers rekabeti dinsel bir tema taşır. Rangers taraftarları Protestan kilisesine, Celtic taraftarları ise Katolik kilisesine gider. Bu büyük derbiye İskoçya'da 'Old Firm' (Eski Şirket) denilir. Çünkü ortalama yüz bin seyircinin tribünden izlediği bu derbi en çok gelir getiren iş koludur. 119 yıllık rekabetin dinsel bir temelde şekillenmesi gündelik hayatı da belirler. Katolik mahallesinde mavi kazakla dolaşamazsınız. Ya da Celtic taraftarıysanız, İskoçya'da iş bulmak sizin için zordur. G.Ranger asla bir Katolik'i takımına transfer etmez. Bir istisna hariç: Galatasaralı Graham Sounness! Saracoğlu'na diktiği Galatasaray bayrağıyla 'Ulubatlı Sounnes' unvanını alan İskoç Hoca.
Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti ise bir ideolojiye bir dine veya bir sosyal sınıfa dahil edilemez. İkisinin de çıkış orijinleri aynıdır. Aynı semtin çocukları (Kadıköy) aynı okulun çocukları arasında kurulmuş iki kardeş kulüptür. Ve ölesiye rekabet sadece sahada kalır.
SARI LACİVERT'İN İÇİNDEKİ KIRMIZI
Fenerlİler hemen kızmasın. Ama şu gerçeği yazmam zorunlu. Fenerbahçe'nin kurucuları ve ilerleyen yıllarda başkanlığını yapmış birçok isim Galatasaray Kulübü üyesiydi. Kimler mi? Fenerbahçe'nin kurucusu ve 5. Başkanı Galip Kulaksızoğlu, Galatasaray'ın 1907-1908 yılı futbol takımında oynadı. Aynı zamanda Galatasaray Spor Kulübü'nün 28 No'lu üyesiydi. Haziran 1908'de Fenerbahçe'ye geçti. Kardeşi Kamil Kulaksızoğlu da Galatasaray'ın 14 No'lu üyesiydi. Daha sonra Fenerbahçe'nin kurucuları arasında yer aldı.
Fenerbahçe'nin 8. Başkanı Hamit Hüsnü Kayacan, Galatasaray'ın 1908-1909 sezonunda şampiyon olan kadrosunda yer aldı. Kulübün resmi üyesiydi. Üye numarası ise 40'dı. 26. Başkan Hasan Kamil Sporel, 1910-1911 futbol sezonunda Galatasaray forması giydi. Kulübün 44 No'lu üyesiydi. Aynı zamanda Galatasaray Lisesi'nden mezun olmuştu. 28. Başkan İsmet Uluğ, 1907-1908 sezonunda Galatasaray formasıyla ter döktü. Galatasaray Kulübü'ndeki üye numarası 26'ydı. 1908 sezonunda Fenerbahçe'ye gitti.
Fenerbahçe'nin 11. Başkanı (1924-1925) Nasuhi Esat Baydar ise Galatasaray Lisesi'nden mezun oldu.
Galatasaray sadece Fenerbahçe'ye başkan vermedi. Beşiktaş'ın başkanlarından Mehmet Üstünkaya da Galatasaray Kulübü'nün resmi üyesiydi. Aynı zamanda Galatasaray Lisesi'nde 4318 öğrenci numarasıyla okumuş ve 1971'de mezun olmuştu. Beşiktaş'a başkan olduğunda Galatasaray'dan istifa etmişti. Ayrıca son not olarak Beşiktaş'ın unutulmaz başkanı Süleyman Seba'nın da Galatasaray Lisesi'nde 2 ay kadar okuduğunu ama kulübe üye olmadığını ekleyelim.
Galatasaray'dan Fenerbahçe'ye geçen futbolculara gelince Fuat Hüsnü Kayacan, Galip Kulaksızoğlu, Hikmet Topuz, Dalaklı Hüseyin, İsmet Uluğ, Yılmaz Gündüz, Bekir Rafet Teker, Rebii Erkal, Rasih Minkari, İsmail Kurt, Erdoğan Arıca, Kadri Aytaç, Şevki Şenlen, Tanju Çolak, Engin Verel, Mehmet Oğuz, Semih Yuvakuran, Fatih Akyel, Elvir Boliç, Mehmet Yozgatlı, Emre Belözoğlu.
Fenerbahçe'den Galatasaray'a geçenler ise; Hasan Vezir, Raşit Çetiner, Erhan Önal, İlyas Tüfekçi, Emre Aşık, Stephan Tomas, Elvir Baliç, Sergen Yalçın, Haim Revivo, Servet Çetin, Selçuk Yula.
(Galatasaray Kulübü üyeleri konusunda Kaynak: Ali Oraloğlu/ Galatasaray Müze Müdürü )
UNUTULMAZ HAKEM HAKKI GÜRÜZ
Fenerbahçe - Galatasaray derbilerinin en gözde hakemi sempatik ve şişman hakemimiz Hakkı Gürüz'dü. Sahada futbol topunu tek eliyle üstten tutardı. Alanında otorite kabul edilen Gürüz'e her iki takım futbolcularının saygısı büyüktü. Ona itiraz eden pek olmazdı. Derbilerin unutulmaz hakemi Hakkı Gürüz, aynı zamanda YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz'ün babasıdır.