AKŞAM GAZETESİ | Alaattin Metin | 2009-11-29
Daum haklı çıktı..Galatasaray'da tehlikeli bir tek oyuncu var, o da Keita diyordu..
Onun için de, çabuk Keita'nın karşısına tecrübeli Roberto Carlos'u koydu.. Sabri'nin kanat bindirmesi yapmaması için de koşan, mücadele eden Vederson'u tercih etti..
Ve Daum, Arda konusunda da haklı çıktı.
Herkes Arda'yı konuşurken, Alman hoca, 'Çok genç. Böyle büyük baskıları kaldıramaz..' demişti..
Öyle de oldu..
Arda'nın annesine edilen küfürleri protesto ediyorum ama, Arda'nın ısınırken tartıştığı Cristian'ın seremonide elini sıkmaması da hoş değil. Ayrıca Arda sahada da hiç yoktu..
Daum, Güiza, Semih dururken, Kazım'ı santrfor oynatmakla da haklı çıktı..
Kazım çok gol kaçırdı ama, güçlü fiziği ile Galatasaray defansının göbeğini darmadağın etti.. Ne Servet, ne de Gökhan baş edemedi..
Bana göre Galatasaray'ın dağılması defansta başladı, orta sahada Cristian'ın mükemmel futbolu ile devam etti.
Alex'in öldürücü darbeleri ile de sonuca gitti..
Bugünkü futbolun beyni, kumanda merkezi ön liberolar..
Fenerbahçe'de Cristian, Emre, Galatasaray'da Ayhan, Mustafa Sarp,,
İşte fark burada..
Bir de bu işin psikolojik yönü var..
Sahada futboldan çok savaş vardı.. Gerilim takımlar ısınırken başladı, doksan dakika devam etti.
Sakin olan, iyi oynayan da kazandı..
Galatasaray bir on yıl daha geçse bu kafa ile kazanamaz..
Yöneticiler öyle doldurmuşlar ki, sahaya rahat çıkamadı.. Gerginlikten gerçek futbollarını oynayamadılar..
Maçtan sonra Galatasaraylı taraftarlar arasında şöyle bir konuşma vardı..
'Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda ya yatır var ya da büyü. Bizim takımın futbolcularının ayakları birbirine dolanıyor..'
Oysa gerçek olan Hasan Şaş'ın 'O stada gittiğimiz vakit gözlerimize perde iniyor' sözü..
Galatasaray gerginlikten, Fenerbahçe de kazanma moraliyle, hep sahadan başı dik çıkıyor.
Sonuç mu!
Dersini iyi çalışan Daum tecrübesi ve ustaca kurduğu tuzaklarla Galatasaray'ı bir kez daha yendi.. Kolay olur, yeneriz dedi, öyle de oldu..