AKŞAM GAZETESİ | Ahmet İnam | 2009-11-29

kategori2

Ortalı dünya

Şimdi size 'dünya ortalı mıdır?' diye sorsam şaşar mısınız?  Kiminiz neyi sorduğumu anlamasa bile, 'ortalı olsa ne olur olmasa ne olur' diye yanıtlar belki. Belki benim gibi gıcık entelektüel olanlarınız 'evet, dünyada ortalama, orta malı insanların sayısı sürekli artıyor, dünya giderek ortalama insanlarla ağzına kadar dolmuş vaziyette' yorumunu yapabilir ne demek istediğimi anlamış görünerek.
Bu dünya ortalıdır. Savım bu. Çocukluğumda annem babam yan yana oturduğunda beni çağırdıkları olurdu: 'Ahmet gel ortamıza otur.' Yolculuklarda bana bilet almadıklarında da 'ortalarında' otururdum. İki insan varsa bu dünyada, aralarında da herhangi bir ilişki varsa, orada kastettiğim anlamda orta var demektir. Yalnız iki insan değil, bir anlamıyla iki nesne varsa ortaları var demektir. Açmaya çalışayım.
Çocukluğumda defterin ortasından söz ederdik. Örneğin öğretmenimiz şöyle diyebilirdi: 'Bu sene Hayat Bilgisi dersi için üç ortalı defter alacaksınız.' (Şimdi şöyle düşünüyorum: Hayatın bilgisi bin bir ortalı deftere sığar mı acaba? 'Defter' bir yoruma göre Eski Yunancadaki iki sözcükten oluşuyor: Duo pteron. İki kanat demek. Yine aynı dilde üzerine yazmak için işlenmiş deri anlamına gelen difthera ile defter arasında ilgi kurulabilirse de iki kanat yorumu hoşuma gidiyor: Ortasına girip uçacağım çünkü.) Ortası olmak, Türkçemizde birçok anlama geliyor. Ben bu yazımda çok özel bir ilişkiyi anlatmak için kullanacağım.
İki insan olacak. Belli bir ilişkileri olacak. Siz ve sevgiliniz örneğin. Sonra soracaksınız  sevgilinize: 'Sevgilim ikimizin ortası ne?' Sevgiliniz: 'İkimizin ortası yok. Çok sıkışığız, yapıştık birbirimize' diyebilir. Orta aranızdaki 'boşluğu' gösterir bir anlamda. İlişkinizdeki özgürlüğü gösterir, hareket alanınızı. 'Ortamızı yitirdik sevgilim!' 'Ortamız iyice açıldı, uzaklaştık birbirimizden'. (Aramız değil. Aramız açıldı ile ortamız açıldı aynı anlamda değil. Ortamız açılırsa uzaklaşırız birbirimizden ama ilişkimiz sürer. 'Ortamız açıldı'nın birbirine karşıt gibi görünen en azından iki anlamı var: İlki, olumsuz anlamda uzaklaşmayı gösteriyor. İkincisi ortanın açılarak hareket alanının, oyun alanın yaratılmasıdır. Bu son anlamıyla birçok ilişkinin yürütülememesinin açılmamış ortalardan kaynaklandığını söyleyebiliriz. Orta açılıp, ilişki ferahlatılmalıdır. İlişkiye girenler açılan ortalarda, kendilerini tazeleme, yenileme, dolayısıyla ilişkilerin kokuşmasını önleyebilirler.)
Bir dostluk, bir arkadaşlık ilişkisinin temel sorularından biri bu: 'Ortamızda ne var?' Olası yanıtlardan biri: 'Ne olacak senin eski sevgilin var!' Diğeri: 'Ortamızda Çin Seddi  var!'
İlişki sorgulamalarından örnekler: 'Bizim neden daha güzel ortamız yok?' 'Ortamıza annemi alalım mı?' 'Yoksa ortamızda o zibidi oğlan mı var? 'Ortamızda bir gül bahçesi olmalı!' 'Ortamızda Türkiye Cumhuriyeti duruyor sevgilim!' Türkiye'nin kaç ortası var?' 'Türkiye'nin Amerika ile ortası nasıl? 'Ortasında ne var?' 'Ortaları var mı gerçekten?' 'Dünyada ortalar neden var?' 'Dünya ortalı olmasa olur muydu?'
Son sorunun olası yanıtı: İlişkinin olduğu yerde orta var. Evrende hareket var. Hareketin olduğu yerde ilişki var. Öyleyse dünya ortalıdır. Peki, sevgilim seninle ilişkim kaç ortalıdır? Ortalılık özelliğini siyasete de yayabiliriz. Türkiye'de demokrasi kaç ortalıdır? Benim naçiz yanıtım: Türkiye'de demokrasinin ortası yoktur. Oysa demokrasi uçsuz bucaksız orta ister ki, insanlar orada gönüllerince hareket edebilsinler. Ortamızı genişletelim. Ufkumuzu açalım. Ortamıza özgürlük doğsun.
Sözlerimi bir sevgilinin diğerine yazdığı bir şiirimsi ile bitireyim.
İkimizin ortası / Masa / Masada insan kaynıyor / Masada ölüm oynuyor // İkimizin ortası / Yasa / Yasa eziyet ediyor / Can veriyor can alıyor // İkimizin ortası / Tasa / Tasa bizle eğleniyor / Yürüyoruz çelmeliyor // İkimizin ortası / Kasa / Beş veriyor üç alıyor / Sevdamızı yaralıyor // İkimizin ortası / Oysa / Gökyüzü olamaz mıydı? / Bizi ortalı dünyadan / Alamaz mıydı?