AKÅžAM

Hırvatların da özerk bölgesi olmalı

Bosna-Hersek'te Hırvatların da özerk bölge istediklerini belirten Hırvat siyasetçi Daniel Vidovic, 'Mostar'da fiziksel deÄŸil ama psikolojik bir sınır var. BoÅŸnaklar Hırvat tarafında Hırvatlar da BoÅŸnak tarafında güvende hissetmiyor' dedi

Mostar Åžehir Meclisi BaÅŸkanı ve Hırvat Demokratik BirliÄŸi üyesi Daniel Vidovic, Hırvat siyasetinin en genç ve parlak ismi olarak gösteriliyor. 28 yaşındaki Vidovic ile Mostar Belediyesi'ndeki makamında görüÅŸtük. Mostar'da BoÅŸnaklar ile Hırvatlar arasında tıpkı ülke genelinde yaÅŸanan siyasi kilitlenmenin bir benzeri yaÅŸanıyor. Hırvatların ülkeye nasıl baktıklarını anlamak için yaptığımız röportajda Vidovic'in AKÅžAM'a yanıtları  ÅŸöyle: 

- Mostar'ın Hırvatlar için önemi nedir?
Mostar, Bosna-Hersek'teki Hırvatların gayrıresmi başkenti.

- Ülkedeki siyasi sistemden memnun musunuz?
Biz, bu koÅŸullarda tabii ki mutlu deÄŸiliz. Bosna-Hersek'in anayasal olarak üç kurucu halkı var ama bizim iki entitemiz (özerk bölge) var.  En iyi çözüm federal seviyede Hırvat, Sırp ve BoÅŸnak 3 bölgesi olan bir devlet yapısı oluÅŸturulması. EÄŸer bugünkü entite sistemi kalacaksa, bizim de bir bölgemizin olmaması haksızlık. 

-  Sizce savaÅŸ sonrasında Hırvatlar ve BoÅŸnaklar arasındaki güven bunalımı aşıldı mı?
Bence durum, medyanın yansıttığından çok daha iyi. İnsanlar köprünün bir tarafından diÄŸer tarafına geçmeye baÅŸladılar. Mostar'ın yeniden inÅŸasından sonra iyiye gitmeye baÅŸladığımızı düÅŸünüyorum. Umarım bu zamanla daha da iyiye gider.

SİLAHLAR TAMAMEN YOK OLMADI
-  SavaÅŸ sonrası Mostar'daki insanlar silahlarını tamamen teslim ettiler mi? Hala pek çok kiÅŸinin evlerinde silah bulundurduÄŸu ve tekrar bir çatışma baÅŸlarsa, bunun baÅŸlama ihtimalinin en güçlü olduÄŸu ÅŸehir Mostar gösteriliyor. Katılıyor musunuz?
Dayton imzalandıktan sonra bu konuda da adımlar atıldı. İnsanların evlerinde hala silah bulundurdukları iddialarını biliyorum. 'Silahlar
tümüyle yok oldu' diyemem, ama azalıyor. Burada futbol maçları oynandığı zaman çatışmalar oluyor ama ÅŸimdilik ülkenin diÄŸer yerlerinden daha fazla silah var diyebileceÄŸim bir durum yok. Savaşın ardından hala silahlı insanlar bu ülkenin hemen her yerinde var. Mostar'da daha mı çok, emin deÄŸilim.  

- Hırvatistan AB üyesi olursa siz nasıl etkileneceksiniz?
Bu, en çok iÅŸçiler için iyi olacak. Ama pek çok Hırvat'ın Bosna-Hersek'ten Hırvatistan'a göç edeceÄŸi düÅŸüncesindeyim. Åžu anda bile pek çok Hırvat daha iyi koÅŸullarda yaÅŸamak için ülkeyi terk etmiÅŸ durumda. Bu yüzden Hırvatistan'ın AB üyeliÄŸinin Bosnalı Hırvatlar açısından oldukça olumsuz sonuçları olmasından endiÅŸeliyim. Zaten azınlık durumunda iken, iyice ezilebiliriz.

KÖPRÜNÜN ÖBÜR YANI GÜVENSİZ
- Mostar'da savaÅŸtan bunca yıl sonra bile iki halkın bu kadar birbirinden uzak ve soÄŸuk olmasının sebebi nedir? Savaşın yaralarının bir noktada sarılması gerekmiyor mu?
Biliyorsunuz burada herkes dinine göre ayrı bir okula gelip, baÅŸka bir müfredata göre eÄŸitim alıyor. Bu nedenle insanlar birbirlerinden iyice uzaklaÅŸtı. Ayrıca dindarlaÅŸmanın etkisi de bu uçurumu derinleÅŸtirdi. Mostar'da fiziksel deÄŸil ama psikolojik bir sınır var. BoÅŸnaklar Hırvat tarafında Hırvatlar da BoÅŸnak tarafında güvende hissetmiyor.

Mostar'dan...
Bugün Bosna-Hersek'te Hırvatların merkezi konumundaki Mostar'dayız. Åžehrin ortasından akan Neretva Nehri, savaşın 14 yıl sonrasında bile Katolik Hırvatlar ile Müslüman BoÅŸnakları birbirinden bıçakla keser gibi ayırıyor. 1566'da inÅŸa edilen ve 1993 yılında savaÅŸta yıkılan kentin sembolü Mostar Köprüsü'nün Türkiye'nin de desteÄŸiyle 2004 yılında yeniden inÅŸası  halklar arasındaki ayrımı gidermekte çok da etkili olmamış. Hırvatların 2000 yılında Mostar'ı çevreleyen en yüksek tepenin üzerine yaptıkları 33 metrelik Katolik haçı da ÅŸehrin Hırvatların kalesi konumunda olduÄŸunu simgeliyor. 130 bin nüfuslu kentin doÄŸu yakasında Müslümanlar, batısında Hırvatlar yaşıyor ve bu iki halk birbirleriyle gerekmedikçe hiç temas kurmuyor. SavaÅŸ sırasındaki ateÅŸ hattı, bugün toplumlar arasındaki psikolojik sınırı oluÅŸturuyor. Hırvatistan'ın AB üyeliÄŸi ile beraber, ülkeden Hırvatistan'a göçün yoÄŸunlaÅŸacağını hesaplayan Hırvat siyasetçiler, kendilerinin de entitesi(özerk bölgesi) olması için ısrar ediyor.

Uluslararası toplum Bosna'da yeni bir çatışmaya izin vermez
Bosna-Hersek'te Dayton Barış AnlaÅŸması'nın uygulanması ve yeni bir çatışmanın yaÅŸanmasını önlemek amacıyla uluslararası toplum tarafından bir Yüksek Temsilcilik makamı oluÅŸturuldu. Ülkede cumhurbaÅŸkanı da dahil tüm seçilmiÅŸ kiÅŸileri görevden alabilme yetkisi olan Uluslararası Temsilcilik makamı özellikle Sırplar tarafından 'Sömürge Valisi' olarak adlandırılıyor. Yüksek Temsilcilik, Türkiye'nin yanı sıra aralarında AB, ABD, Rusya ve Japonya'nın da bulunduÄŸu Barış Uygulama Konseyi'ne karşı sorumlu bulunuyor. Bosna-Hersek'in AB üyelik süreci ile beraber, Yüksek TemsilciliÄŸin seçilmiÅŸ kiÅŸileri görevden alabilme yetkisinin kaldırılması ve AB çatısı altında bir yapıya dönüÅŸtürülmesi hedefleniyor. Saraybosna'daki merkez ofiste görev yapan Yüksek Temsilci Valentin Inzko,  sorularımızı ÅŸu ÅŸekilde yanıtladı: 

- Ülkede yaÅŸanan siyasi kilitlenmenin nedeni nedir?
Dayton'da hiçbir halk diÄŸeri üzerinde egemen olmasın diye entitelere tanınan veto hakkı, Sırp Cumhuriyeti tarafından kötüye kullanılıyor. AB de gücün kötüye kullanıldığı ÅŸeklindeki endiÅŸeyi dile getiriyor. Gelecekte, bu gücün kullanılabildiÄŸi alanlar veya kullanılabilme biçimi konusunda deÄŸiÅŸikliÄŸe gidilmesi gerekiyor. Mesela AB veya NATO üyeliÄŸi gibi konularda deÄŸil de, daha teknik konularda kullanılması gerekiyor olabilir. 

- Yüksek TemsilciliÄŸin ülkedeki seçilmiÅŸ kiÅŸileri de görevden alabilmeyi kapsayan Bonn yetkileri var. Siz bunu normal buluyor musunuz, ne kadar daha ülke bu ÅŸekilde idare edilecek?
Ben Bonn yetkilerini kullanmaktan nefret ediyorum ve hep kötü hissediyorum kullandığım zaman. Ama sonuçta bu eldeki son çare ise kullanmak zorundayım. Bugüne dek toplam 8 alanda 17 kez bu gücü kullandım. Eskiden temsilciler hemen her gün bir ÅŸeylere müdahale ediyordu, artık bunu böyle kullanmıyoruz. Yüksek temsilcilik AB Özel TemsilciliÄŸi'ne dönüÅŸünce bu güç de otomatik olarak ortadan kalkacak. 

- Sırplar, Hırvatlar ve BoÅŸnakların fikir uyuÅŸmazlıkları nedeniyle ülkede sistem neredeyse tıkanmış durumda. Sizce Bosna-Hersek dağılabilir mi?
Uluslararası toplum buna izin vermez.
- Sırpların ayrılıkçı, Hırvatlarınsa üçüncü bir bölge talepleri var. Bu ülkenin insanları bir arada yaÅŸamayı istiyor mu, yoksa buna zorlanıyorlar mı?
Bu ülkede her ikisi de var bence, hem zorlananlar hem de isteyerek bir arada olanlar. İki entitede, bir arada deÄŸil ama mesela yan yana yaÅŸayan insanlar da var, Sırp tarafında karışık yaÅŸayanlar da. Halktaki genel kanı, bir arada yaÅŸayamayacakları ÅŸeklinde. Bunun nedeni siyaset ve medya. Gazeteler ve televizyonlara bakarsanız, hep kötü ÅŸeyler var, iyi ÅŸeyleri kimse yazmıyor. EÄŸer siyasetçilere kulak verirseniz, uzlaÅŸmazlıklar nedeniyle yarın bir savaÅŸ çıkacak gibi. Ama, bu doÄŸru deÄŸil, insanlar savaÅŸ istemiyor. Herkes gibi normal hayatları olsun istiyorlar. 

- Sırp tarafından Bosna-Hersek'in bütünlüÄŸünü tehdit eden açıklamalar gelirken, siz savaÅŸ çıkma ihtimali görmüyorsunuz yani?
Hayır, görmüyorum. Bence güvenli bir ortamdayız. İnsanları Bosna-Hersek'i sevmeye zorlayamazsınız. Ama herkesin bunun bir devlet olduÄŸunu ve saygı göstermeleri gerektiÄŸini anlaması gerek. 

- Ama mesela Sırp tarafı ayrılıkçı taleplerle bunu tetiklemiyor mu?
Bu siyasi istikrarsızlık getirebilir ama askeri deÄŸil. Bir de, içinde bulunduÄŸumuz hassas dönemde böyle sözleri aÄŸza bile almamak gerek. İnsanların iyi ÅŸeyler duymaya ihtiyacı var.

- Savaşın üzerinden 14 sene geçmesine raÄŸmen Bosnalılar
hala uluslararası destekle yaşıyor.  Sizce bu ülke ne zaman uluslararası destek olmadan kendi ayakları üzerinde durabilecek?
Uluslararası toplumun desteÄŸi birkaç sene daha gerekli olacak. Ama burada soru hangi ÅŸekilde ve kalitede var olacağı. 

- Gelecekte nasıl bir Bosna-Hersek isteniyor?
Kendi ayakları üzerinde durabilen, modern, egemen ve AB-NATO yolunda ilerleyen bir Bosna-Hersek. Ben baÅŸta iki Nobel olmak üzere çok sayıda ödül almış bu ülkeye inanıyorum.

Türkiye BoÅŸnakçı siyaset yapmıyor
Dizimizi hazırlarken, Türkiye'nin Bosna-Hersek Büyükelçisi Vefahan Ocak ile de kapsamlı bir görüÅŸme yapma imkanı bulduk. Ocak'ın Türkiye'nin Bosna-Hersek siyasetine iliÅŸkin verdiÄŸi mesajlar ÅŸöyle: 

- Bosna-Hersek'in AB ve NATO ile yakınlaÅŸmasına katkı getirmeyi hedefleyen bir siyasetimiz var. 

- Biz burada sadece BoÅŸnaklar için deÄŸil, bütün Bosna-Hersek halkı için varız. Kimse yanılmasın, biz BoÅŸnakçılık oynamıyoruz. BoÅŸnakların kalbimizde özel bir yeri olduÄŸu doÄŸru ama biz Sırpları da Hırvatları da bu ülkenin eÅŸit vatandaÅŸları olarak görüyoruz. Biz Balkanlar'da barış ve istikrar istiyoruz.

- 18-19 Kasım'da Barışı Uygulama Konseyi siyasi direktörler seviyesinde bir toplantı yapacak. Bu toplantıda Yüksek TemsilciliÄŸin AB Özel TemsilciliÄŸi'ne dönüÅŸmesi için gereken kriterlerin yerine getirilip getirilmediÄŸi masaya yatırılacak.

Ülkedeki siyasi sürecin tatminkar bir noktaya gelmesi halinde Yüksek TemsilciliÄŸin AB Özel TemsilciliÄŸi'ne dönüÅŸtürülmesine 'evet' diyeceÄŸiz.

- Ancak, adı AB Özel TemsilciliÄŸi ise ve biz AB'nin tam üyesi deÄŸilsek de, kurulacak mekanizmada Türkiye'nin tatmin edecek ÅŸekilde temsil edilmesi önemli. Bu beklentimizi muhataplarımıza ve kamuoyuna açıkça söyledik. 
- Bosna Hersek'in ÅŸekillendirilmesinde Türkiye'nin söz sahibi olmaması düÅŸünülmemeli.

Bitirirken...
Bosna-Hersek'te kaldığımız süre boyunca size ülkenin bugünkü durumu elimizden geldiÄŸince dengeli bir ÅŸekilde fotoÄŸraflamaya ve geleceÄŸe iliÅŸkin perspektif sunmaya çalıştık. Savaşın açtığı yaraların hala sarılamadığı ülkede, toplumlar arasında güven tesisi ve 'Bosnalılık' bilinci pek de oluÅŸturulamamış görünüyor. Din ve etnik kimlik çatışmasının açtığı fay hattı, ayrı eÄŸitim sistemi uygulaması nedeniyle yeni neslin 'aidiyet' hissini neredeyse bitirmiÅŸ durumda. Uluslararası topluma güvenini büyük ölçüde yitirmiÅŸ olan, savaşı tecrübe etmiÅŸ kesim ise öfkesini yeni nesillere aktarıyor farkında olmadan.
Bosna-Hersek'te bugün kopan kavganın tarafları sadece BoÅŸnaklar, Sırplar ve Hırvatlar deÄŸil elbet. Bu Rusya, AB, ABD, Türkiye, Hırvatistan ve Sırbistan'ın da dahil olduÄŸu çok bilinmeyenli bir denklem. Ancak, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından en büyük katliamın yaÅŸandığı ülkenin bir bütün olarak kalması dünyanın geleceÄŸi için çok önemli. Ülkeyi çok yakından takip eden bir diplomat bunun nedenini ÅŸu sözlerle açıkladı: 'EÄŸer dünyada tecavüz ve soykırım üzerine yeni devletlerin kurulmasına izin verirsek, herkes aynı barbar yöntemlerle bağımsızlık isteyebilir. O zaman dünyada güvenlik ve istikrar diye bir ÅŸey kalmaz'.
Bu satırları okurken 'Bize dokunmaz' diye düÅŸünenlere, tarihin tekerrürden ibaret olduÄŸunu bir kez daha hatırlatalım.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3