AKÅžAM

Savcı 'taşa' 44 yıl istemiş

Anlatıyor Ayten Hanım: 'Her hafta oÄŸlumu görmeye cezaevine gidiyoruz. Bizi görünce üzülüyor, sizi buralara getiriyorum diye aÄŸlıyor.' KardeÅŸ anlatıyor: 'O kaldığı hapiste yemeklerden çivi çıkıyormuÅŸ abla. Hep hastalanıyorlarmış. Nasıl dayanacak?' Baba alıyor lafı:


'Bu çocukların terörle mücadele kapsamından çıkarılması lazım'
Diyarbakır'ın BaÄŸlar bölgesinde daracık sokaklar... Erkek çocuklar top oynuyor, kız çocuklar ip atlıyor. Kadınlar merdiven önlerinde, yakmışlar sigaraları, muhabbet ediyorlar. BitiÅŸik nizam evler sokaÄŸa güneÅŸi sokmuyor. Bozuk yollarda yürüye yürüye elimizdeki adresi buluyoruz. BeÅŸ katlı binanın sokak kapısı açık. İçeri giriyoruz. Kapıların önüne dizilmiÅŸ ayakabılar çekiyor dikkatimizi. Yanımızdan bir çocuk geçiyor. 'Alaattin Bey'in evini biliyor musun?' diye soruyoruz, 'Babam o benim' diyor. Birlikte beÅŸ kat çıkıyoruz. Kapıyı çalmaya fırsat bulamadan Alaattin Bey açıyor. GeniÅŸ bir hol. Holde bir kadın diz çökmüÅŸ oturuyor. Bizi görünce gelip sarılıyor. 'Bu benim hanım Ayten' diyor Alaattin Bey.

G. ailesinin 9 çocuÄŸundan ortancası F. cezaevinde. 14 Temmuz 2008'de yapılan gösteriler sırasında polise taÅŸ attığı gerekçesiyle götürülmüÅŸ. O günü hatırlayacaksınız, Öcalan'ın saçları kesildiÄŸi için Diyarbakır'da olaylar çıkmıştı. Gösterilere 100 bine yakın kiÅŸi katılmıştı. İşte o gün çocuklar bir spor salonuna toplanmışlar ve slogan atmışlar. Üzerinden bir hafta geçmeden eve gelip F.'yi götürmüÅŸ polis.
Önce Diyarbakır Polis Okulu'na. Orada bir güzel dayak yemiÅŸ F. Öyle anlatıyor babası. Sonra da mahkemeye çıkmış ve
22 Temmuz'da tutuklanmış. Önce 44 yıl istemiÅŸ savcı. 13,5 yıla karar verilmiÅŸ. Sonra indirimlerle 7 yıl 8 ayda karar kılınmış.
'Tutuklanmasına sebep olan gün neler oldu?' diye soruyoruz, Alaattin Bey baÅŸlıyor anlatmaya: 'F. abilerinin yanında pazarda çalışıyordu. Kendi halinde bir çocuktur. O gün gösteriler varken oradan geçiyormuÅŸ, eline taÅŸ aldığını sanmıyorum. Örgütle filan hiç ilgisi yok benim çocuÄŸumun. Ama sivil polis dövüp gözaltına aldı. Daha sonra da tutuklandı.'
G. ailesi çocuklarına kavuÅŸmak için Yargıtay kararını bekliyor. Ancak bu, kolay bir bekleyiÅŸ deÄŸil. Özellikle de Ayten Hanım için.
Anlatıyor Ayten Hanım: 'Ana acısı baÅŸka türlüdür, bilirsin gazeteci kızım. Her hafta oÄŸlumu görmeye cezaevine gidiyoruz. Bizi görünce üzülüyor, sizi buralara kadar getiriyorum diye aÄŸlıyor. Bak, bu ondan gelen mektup.'
Kitaplıktan bir mektup çıkarıyor. Okumaya baÅŸlıyor. Belki de yüzüncü kez. Okurken gözler nemleniyor.

Annesinin gözyaÅŸlarına dayanamayan kardeÅŸi Remzi giriyor araya: 'KardeÅŸim anlatıyor, o kaldığı hapiste yemekler çok kötüymüÅŸ abla. Hep hastalanıyorlarmış. YemeÄŸin içinden taÅŸ, çivi çıkıyormuÅŸ! Banyoda ya buz gibi ya kaynar su akıyormuÅŸ. Nasıl dayanacaklar? Çıksın artık!'
Alaattin Bey alıyor lafı tekrar, 'Cemil Çiçek'in açıkladığı deÄŸiÅŸiklik var ya' diyor, 'O deÄŸiÅŸiklik bir ÅŸey ifade etmez. Bu çocukların terörle mücadele kapsamından çıkarılması lazım.'
G. ailesiyle vedalaşıyoruz. Dertlerini duyuracağımıza söz vererek. Daha görülecek çocuklar, dinlenecek hikayeler var.

Biri cezaevindeyken diÄŸer oÄŸlum askerdeydi
Dİclekent Diyarbakır'ın 20 dakika dışındaki uydu kentlerden. Yüksek apartmanlar, geniÅŸ caddeleri ile temiz ve bakımlı. 'İyi aileler' oturuyormuÅŸ burada. Öyle diyorlar. Biz de bu 'iyi aileler'den birini göreceÄŸiz. A.
ailesini. Aile oturduÄŸu semt itibarıyla 'iyi' olsa da oÄŸulları dolayısıyla 'sakıncalı' kontenjanına girmiÅŸ. Bizi baba Kadir A. karşılıyor. ÇocuÄŸu 10 ay tutuklu kalınca 'Çocuklar için Adalet GiriÅŸimi'ni kurmuÅŸ. Varını yoÄŸunu oÄŸlunu çıkarmaya adamış.

Biz baba ile konuÅŸurken içeriye H. giriyor. Henüz 17 yaşında, apaydınlık yüzlü bir çocuk H. 14 Temmuz 2008'deki olaylar nedeniyle tutuklanmış. O günü ÅŸöyle anlatıyor: 'DTP'nin yaptığı bir basın açıklaması vardı. O açıklama sırasında gösteriler yapıldı. Ben de oradan geçiyordum. FotoÄŸraflarımı çekmiÅŸler. Ama ben taÅŸ atmadım abla. O fotoÄŸraflarda kafam net, gerisi flu. Oynamışlar fotoÄŸraflarla.
'Neden yapsınlar ki böyle bir ÅŸeyi? Neden senin peÅŸine düÅŸsünler?' diyorum, babası giriyor araya: 'O gün taÅŸ atıp etrafa zarar veren birçok çocuk vardı ama onların yüzleri görünmüyordu. Haliyle yakalanamadılar. Ama birilerini yakalamaları gerek. FotoÄŸraflarını çekebildiklerini götürdüler, iÅŸte bizim oÄŸlan bu yüzden gitti.'

Kadir Bey'in ortaya attığı iddia çok ciddi. H. olay sırasında 16 yaşındaymış. Ailesi 'Çocuktur, ilk mahkemede bırakılır diyorduk ama 23-29 yıla kadar ceza istendi' diye anlatıyor ÅŸaÅŸkınlıkla.
Diyarbakır'da taÅŸ atma gerekçesiyle tutuklanan çocukların sayısı hiç de az deÄŸil. Hatta cezaevinde onlar için ikinci bir koÄŸuÅŸ açılmış. Toplam 107 çocuk varmış aynı suçla yargılanan. İşte H. de onlardan biriymiÅŸ. Annesi Sabiha Hanım 'Okula devam ediyor, bir yıl kaybı oldu gerçi. Bundan sonra kaybı olmasın diye dua ediyoruz' diyor. Böylelikle anlıyoruz ki cezaevinden sonra okula dönmek mümkün. Cizre'deki okul müdürü kendi inisiyatifi doÄŸrultusunda almıyor öÄŸrencileri okula. Bu nedenle tekrar soruyoruz: Bir okul müdürünün böyle keyfi uygulamalara yetkisi var mıdır?
Kadir Bey 'Biliyor musunuz' diyor, 'H. içerideyken abisi askerdeydi. Biz vatanımıza seve seve çocuk gönderen bir aileyiz. ÇocuÄŸumuza neden yaptılar bunu?' Salon bir anda buz gibi oluyor.

Gözaltında üç ay kaldı nedenini hatırlamıyor
17 yaşındaki R. altıncı sınıftan terk. Temizlik iÅŸi yapıyor. 8 Mart 2006'da 3-4 arkadaÅŸ bir gösteriye gitmiÅŸler. Dört gün sonra polis gelmiÅŸ ve dört arkadaşın üçünü almış. R. de bunlardan biri. Sonrasını ÅŸöyle anlatıyor: 'Bizi bir arabaya koydular. Kafamıza copla vurdular. Karakola girince İstiklal Marşı'nı okumamızı istediler. Ben heyecandan unuttum 'Bilmiyorum' dedim. Öbür arkadaÅŸ baÅŸladı okumaya. Bitirince sekizinci kıtayı sordular. Bilemeyince dövdüler. Sonra da Öcalan'a küfür ettirdiler.'
R. gözaltında dört gün kalmış. Sonra serbest bırakılmış. 21 yaşındaki A. ise R.'nin aksine neredeyse hiç konuÅŸmuyor. 'Nasıl oldu?' diye sorunca A. baÅŸlıyor konuÅŸmaya: 'Çok unutuyorum ben biliyor musun? Polis tuttu beni ama neden tuttu, hatırlamıyorum.'
Bunun üzerine R. atılıyor: 'Teyzesine giderken tuttular onu, gözaltında üç ay kaldı.'

Yarın: Avukatlar ve girişimciler anlatıyor

 

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3