MHK, daha henüz 11. hafta'da iken Turkcell Süper Ligini hep aynı hakemlerle döndürmeye çalışıyor. Bu yöntem ligin sonu için doğru olabilir. Ama ligin başında bunu yapıyorsanız o zaman bu işi bilmiyorsunuz demektir. Hani her hakeme her maçı verecektiniz? Hani iyi hakemlik fazla maç yönetmeden geçiyordu? Turkcell Süper Lig kadrosunda bulunan hakemler kendi maçlarını yönetmiyorsa, alt lig maçlarını yönetmek o hakemi tecrübelendirmek anlamına gelmez. Her kademenin zorluğu ayrıdır, her kademinin ambiansı da ayrıdır. On tane kendi liginde yönetiyorsa, iki-üç maç diğer liglerde maç yönetmesi normaldir. Ama kendi liginde hiç maç yönetmiyorsa veya bir-iki maç yönetiyorsa bu yanlıştır. Bu hakemi tecrübelendiriyorum demek değildir. Oğuz Sarvan'ın, 'hakem yetişmiyor, alttan gelmiyor, elimdeki malzeme bu'sözlerini unutmadık. Böyle yönetirsen, böyle görevlendirirsen tabii ki hakem yetiştiremezsin. Bu yöntem olsa olsa hakemi küstürme yöntemi olur. Hani bir deyim vardır 'biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar..' diye. Bizden hatırlatması....
Tolga Özkalfa (Kayserİ-F.Bahçe)
Tolga, ilk defa dört-dörtlük bir maç yönetti. Verdiği her karar doğruydu. Oyun alanında basmadık yer bırakmadı. Topa hep yakındı, oyuncular kıpırdayamadı. Ve ilk defa Tolga Özkalfa, panik değildi. Telaşlı hiç değildi. Hakem kimliğini ve otoritesini doksan dakika boyunca saygın bir atmosfere taşıdı. Ekip ruhunda kapris ve kompleks yapmadı. Yardımcı hakemin verdiği gole ve penaltıya tereddütsüz saygı duydu. Sahadan alkışlanarak ve tebrik edilerek ayrıldı. Geçen hafta yine bu sütunlardan 'Tolga yeter artık bir standart oluştur' demiştim. İşte standart bu. İşte herkesin ayakta alkışladığı ve ayakta alkışladığı hakemlik bu.
Halİs Özkahya (BeŞİktaŞ-A.Gücü)
Geçen sezon Cemal Aydın, telefonla aradı diye Ankaragücü maçını iade etmişti. Uzun aradan sonra ilk defa başkentin maçına çıktı. Halis, bir depresyon geçirmişti. Kimyası da bozulmuştu. Sahalardan da uzak tutulmuştu. Özkahya, gencecik ve pırıl pırıl bir hakem. Onu uzaklaştırmak yerine korumak lazım. Böyle kaç tane yetenekli hakemimiz var ki?
Maçta Halis'i zorlayacak pozisyonlar olmadı. Ancak faullerde bir türlü standardı yakalayamadı. Lüzumsuz sarı kartlar çıkardı. Çıkaramadığı kartlarda vardı. İbrahim Toroman'a, aldatmadan dolayı gösterdiği kart ise örnekti.
Sevgili Halis; kendini değil maçı ön plana çıkar. Bırak futbolcular top oynasın, sen kaybol. Senin birşeye ihtiyacın yok ki..
Bülent YIldIrIm (G.Saray-Sİvas)
Bu sezonun en gözde hakemlerinden. Belli ki bundan kendine haklı olarak bir paye çıkarmış. Ama devamının gelmesi için her maçın iyi geçmesi lazım. Boy sende, pos sende, düdük sende. Tecrübe var, kariyer var üstüne üstlük dünya hakemisin. Her maçta ayrı bir grafik çizemezsin. Faulünde bir standardı var, kartında. Maçlar ayırt edilmez, küçüğü-büyüğü de olmaz. Her maçın ayrı bir özelliği vardır. Elinde kartlarla dolaşıyorsun. Bir bak bakayım hangisi yanlış. Eksik bıraktığın var mı yok mu? Kırmızı gerekir miydi, gerekmez miydi? Maçta alan memnun satan memnun olmadığı için fazla gürültü kopmadı. Uyguladığın 6 saniye kuralı doğru. Ancak kaç kişi uyguluyor. Diyebilirsin ki; 'kimse uygulamıyor diye ben de mi uygulamayayım' haklısın... Ama bunun bir yorumu var. Vakit geçiriyorsan, haksız kazanç sağlıyorsan, fazla abartıyorsan eyvallah.
Süleyman Abay (G.antep-D.bakIr)
Maçtan sonra kızılca kıyamet koptu. Saha karıştı, hakem ve arkadaşları çok zor dakikalar geçirdiler. Maçın eldeki görüntülerine bakıyorsunuz, hakemliği konuşturacak hiçbir şey görünmüyor. Üstüne üstlük Gaziantep'in birinci devrede penaltı diye itiraz ettiği bir pozisyon var. Hakem Süleyman Abay, maç boyunca çok dikkatliydi. İyi konsantre olmuştu. Maçta başka bir hesap var mı yok mu bilmiyorum. Ama görünen o ki, kabak hakemin başına patlamış. MHK, maçın kasetini alsın Türkiye'ye izletsin. Bakalım birşey var mı yok mu? Yok yere hakemin günahını almayın.
Diğer maçlara gelince;
Gençlerbirliği-Manisa maçında Cüneyt Çakır, Kasımpaşa-Eskişehir maçında Kuddusi Müftüoğlu, mükemmele yakın maç yönetmişler. Denizlispor-İstanbul BŞ maçında ise Selçuk Dereli, ev sahibi takımın hışmına uğramış. Antalyaspor-Bursa maçında Fırat Aydınus, aut yerine korner verdi. Bursaspor'da o kornerden gol yaptı. Antalyalılar uzun süre itiraz etti. O pozisyonda kaleci Ömer'e faul yapıldı mı yapılmadı mı? O da işin cabası...