Nihal Kemaloğlu nihal.kemaloglu@aksam.com.tr

kategori2

Kadın cinayetlerindeki erkek parmağı

Erkek kimliğinin uçsuz bucaksızca kapladığı ülkemizde, kadının iradi davranış ve seçimleri ölümü çağırır.
Erkeklik bekasını kadın üzerinden okuyan gündelik hayat, kadın kıyımı mecrasıdır.
Son yedi ayda 953 kadın cinayeti işlenmiş. 2002 yılında 66 olan kadın cinayetleri sayısı, 2007’de bin 77 olmuş ve bu yılın ilk yedi ayında %1400 artarak 953’e yükselmiş. Günde ortalama 4 kadının öldüğü bir ülkeyiz.
Sadece geçen hafta İzmir, Adana, İstanbul, Hakkari, Zonguldak ve Ordu’da 7 kadın öldürüldü.
Türkiye’nin her yerinden Nişantaşı’ndan Şırnak’a cinayet haberleri geliyor.
Katil zanlılarının eş, sevgili, nişanlı ve erkek akrabaların olduğu bu cinayetlerde “kaygılı erkek kimliği” reddedilme sanrısıyla  kan döküyor.
Tekin olmayan sınırları ve her daim bulanık kimlik, erkekliğin devamlı sınandığı hayat pratiğinin ürettiği şiddetin oku da kadını vuruyor.      
Beyaz pantolon, kot pantolon, beyaz bluz, göbekte piercing deliği, cilveli eda ile saat sormak, cep telefonundaki bilinmeyen numara, meyve suyu ikramını reddetmek ilk elden cinayetlerinin gerekçeleri ...
Hele bir de boşanma talebi, ayrı yaşama isteği kadının ölüm fermanını çıkartıyor.
Son yedi yıl içinde kadın cinayetleri üzerine toplam 12 bin 678 dava açılarak yargılama yapıldı...
5 bin 736 sanık mahkum oldu,
Hassas ve abartılı erkek egosu devletin yasaları ve yargılarıyla da gözetiliyor.
“Haksız tahrik indirimi”, yerel mahkemelerde kadın katilleri için uygulanıyor.
İzmir ve Adana’da cilveli, piercing taktı ve beyaz tayt giydi diye işlenen kadın cinayetlerinin katil zanlısı eşleri “haksız tahrik” indiriminden faydalandı.
Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesi, kasten adam öldürme suçu için ağırlaştırılmış müebbet hapsi veriyor.
Geçen yıl yapılan değişikle de töre ve namus cinayetleri için “ağır tahrik indirimi” kaldırılmıştı.
Ama mahkemeler, TCK’ın 29. maddesindeki “haksız tahrik indirimini” devreye sokarak kadın cinayetlerine indirim uygulamasına devam ediyor.
Töre cinayeti adı altında kültürleştirilen cinayet türüne şimdi de şehirli kıskançlık ve aşk cinayetleri eklenek “haksız tahrik indirimiyle” ataerkil ve hiyerarşik yapılar yeniden üretiliyor.   
Neredeyse cezai kusurun tamamı ölen maktuleye kesilmiş oluyor.
Katiller sözleşmiş gibi aynı cevabı veriyor, erkek kimliklerinin “tahrik edildiğini” söylüyorlar
Kadın cinayetlerini “namus cinayeti” olarak kanıksayan toplumsal zihin, kadını kendi ölümüne davet çıkaran olarak görüyor.
Medyada da sessiz bir mutabakatla “maktule’nin” gençliği, güzelliği, evi terk edişi, kocasından boşanma isteği sinsi ve usul bir üslupla satırlara yedirerek, öldürülen kadının bu sonu nasıl da hak ettiğinin iç metnini yazıyor.
Toplum, devlet, medya, yasalar ve yargıların erkek düzeninin taşıyıcıları olarak görevlendirildiği düzen kadın hak ihlalleri ve kadına yönelik şiddeti semirtiyor...
Kadının güvenilmez, şeytani doğası, erkek kimliğini tedirgin edici” gücü” taşlanarak “toplumun eril varlığı” sağlamlaştırılıyor...
Ve tabii ki, kadın haklarının  yapım ve denetimini üstlenen erkeklik kültü bir yargı zihniyeti olup erkekleri kayırmakta da beis görmüyor.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3