Danıştay 8. Dairesi, ÖSS'ye girişte meslek liseleri ile genel lise mezunları arasındaki katsayı farkını kaldıran YÖK kararının yürütmesini durdurdu. YÖK, Daireler Kurulu'na itiraz edebilir. Ama farklı bir karar çıkması fazla iyimserlik olur.
Ancak itiraz sonucunda Kurul'dan karar gerekçelerinin daha makul olması beklenebilir. 8 Daire, özellikle laiklikle bağlantılı bu tip konularda 'fazla heyecanlı' ve 'ütopik' tavır alabiliyor. Daireler Kurulu ise bu tavırları en azından gerekçelerinde biraz daha 'ayakları yere basan' boyutlara indirgeyip, 'durumu kurtarmaya' ve yargıda oluşturabileceği hasarları azaltmaya çalışabiliyor.
Şimdi ne olacak? Bu karar ile ÖSS'ye girişte eski sistem aynen geri gelmiş mi oldu?
Hayır. Mahkeme, idare yerine geçip işlem tesis edemez. Bazı yargı kararları uygulamada kendiliğinden sonuç doğurur ve idarenin ayrıca bir işlem yapmasına gerek olmaz. Ama bu karar onlardan değil. Burada YÖK, katsayı farkına dayanan eski sistemi kaldırıp, katsayıları eşitleyen yeni bir sistem getirdiği için, yeni sistemin yürütmesinin durması eski sistemi kendiliğinden geri getiremez. Bu durumda YÖK'ün yapması gereken, mahkemenin gerekçelerini de göz önünde tutarak yeni bir karar almak. Bu yeni kararında katsayıları yine 0,3 ve 0,8 olarak belirlemek zorunda değil. Ama eğer itiraz sonucunda farklı bir gerekçe çıkmazsa, meslek liseleri ile genel liseler arasında minimum da olsa bir katsayı farkı öngörmek zorunda. Aksi halde yargı kararını uygulamamış konumuna düşer. Ayrıca bazı 'cinlerin' önerdiği gibi bu farkı çok 'sembolik' belirlerse de yine sorun çıkar.
Bir diğer önemli husus şu:
YÖK'ün kararında aynı zamanda genel liseler içindeki kollar (fen, Türkçe-matematik, sosyal) arasındaki katsayı farkına da son veriyor. Böylece lisede fen kolunda olan öğrencilerin hukuka, TM'de olanların da tıbba girmesi mümkün olacaktı. Tabii dersane ve özel derslerle formasyon farklarını kapatabilirlerse.
Her ne kadar bu durum pratikte fen'cilerin lehine ve TM'ci ve sosyal'cilerin aleyhine bir durum yaratsa da, daha adil bir değişiklik idi. Çünkü çocuğu daha lise ikide bir branş seçmeye zorlayıp, sonrasında farklı alanlarda yüksek öğrenim görmesini engellemek hiç doğru ve adil değildi.
İşte mahkemenin karar gerekçesinde YÖK'ün bu değişikliği korumasına, yani genel liseler içindeki kollar arasında katsayı eşitliği getirmesine engel yok. Yapılmak istenen reform en azından bu boyutuyla devam ettirilebilecek.
Öte yandan, 8. Daire'nin karar gerekçesinin 'eşitlik' ilkesine yönelik değerlendirmeleri teknik yönden çok sorunlu. Zira, meslek liselerinde okuyanlarla genel liselerde okuyanların farklı hukuki durumda oldukları tespiti doğru. Ama 'farklı hukuki durumda olanlara aynı muamelenin yapılmasının eşitlik ilkesine aykırı olacağı' değerlendirmesi çok hatalı. Bu noktada başka bir hukuka aykırılık mümkün olabilse de, eşitliğe aykırılık söz konusu olmaz.
Dairenin diğer bir gerekçesi, kararın YÖK Kanunu'nun 45. maddesine aykırı olması. Anılan hükümde meslek liseleri mezunlarının kendi alanlarına ilişkin yüksek öğrenime gitmelerinde ek katsayı avantajları olması öngörülüyor. Ama bunların başka alanlarda yüksek öğrenime girmelerinde genel lise mezunlarına göre daha dezavantajlı olabileceklerine yönelik hiçbir ifade yok. Aksine son fıkrada, bunların başka alanlarda yüksek öğrenim görebilmeleri güvence altına alınmış.
Sonuçta 8. Daire'nin bu kararının arka planında imam-hatip mezunlarının kendi alanları dışındaki alanlarda üniversitelere girmelerinin sınırlanması gerektiği inancının yattığını herkes biliyor. O halde Daire, böyle 'zorlama' gerekçelere sığınma yerine, YÖK'ün kararının imam-hatip okullarını teşvik edeceği ve bu okulları fiilen meslek lisesi niteliğinden çıkarıp genel lise niteliğine sokacağı; bunun ise 'öğretim birliği ilkesi'ne ve dolayısıyla 'laikliğe' aykırı olacağı tarzında bir gerekçe öngörseydi bence kendi içinde daha tutarlı olurdu. Aslında bu sorun da dönüp dolaşıp, laiklik ilkesinin anlamının ve içeriğinin ne olduğu ve neyin laikliğe aykırı olup neyin olmayacağı konusunda toplumsal boyutta bir uzlaşının sağlanamamasında düğümleniyor.
Son bir not. Duyduğuma göre YÖK'ün katsayıları eşitleyen bu kararından en çok cemaat okulları rahatsızmış. Zira bu kararla devletin imam-hatiplerine talebin artması cemaat okullarını zora sokmuş. Danıştay'ın bu kararı en çok cemaatleri sevindirecek anlaşılan...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.