'İnsan sevdiklerinin, dostlarının yüzüne kaygısız, utanmadan bakabiliyorsa işte o neşeli bir hayattır' diyor, son Yılmaz Erdoğan filmi Neşeli Hayat'ın başkarakteri Rıza Şenyurt. Gerçekten de, koşulları ne olursa olsun her türlü hayatın en zor kavuşulan yanı değil mi bu 'neşe' denen şey? Sahip olunabilir hemen her şeyin bir fiyatı varsa da 'neşe'ye paha biçilemez... Dışarıda satılan bir şey değil çünkü 'neşe'. Kendinden memnun oldukça ortaya çıkan sihir gibi bir şey... Elle tutulmaz, gözle görülmez, hediye edilmez, kapıya park edilmez, sarılıp öpülemez bir şey... Varlığıyla yokluğu arasında dağlar kadar fark olan bir şey...
Bir yıl daha biterken; hem bize, hem de Türk sinemasına neşe katan, neşenin ne olduğunu hatırlatan Rıza Şenyurt için, Yılmaz Erdoğan'a ne kadar teşekkür etsek az. Şu hayatta hemen her tuttuğu elinde kalmış biçare Rıza'yı herkes tanımalı... Bir filmin, iyi bir hikaye ve iyi oyunculuktan başka hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını anlatan bir ders bu film aynı zamanda.
Okulda öğretilmeyen 50 kural*
Neşeli Hayat'taki Rıza'dan çok da farkımız yok aslında hayat karşısında. Başarmak ve kazanmak için yaşıyoruz. Yarışıyoruz. Ve bütün o hayaller, büyük beklentilerle gittiğimiz okullardan çıkınca duvara tosluyoruz genelde. Güvendiğimiz nice dağlara kar yağıyor. Canım dediklerimiz canımıza okuyor. Mükemmel bir iş, harika bir ev, muhteşem bir araba ve gerçek aşk... Bizi bekleyenlerin bunlar olduğuna bu kadar inandırılmasak; daha neşeli olabilir mi hayat?
Hayallerinizi küçültün demiyorum, sorgulamak yeter... Charles J. Sykes, hiçbir okulun müfredatında olmayan elli kural oluşturmuş. Hatırlayan olacaktır, bunlardan 10 tanesi İnternet'te dolaşıyor ve Bill Gates'e mal ediliyordu. Ama gerçek öyle değil. Ve kurallar o kadarla sınırlı da değil. Bir kısmını buraya aktarıyor, neşenizi kaçıran kimi şeyleri bu listede bulacağınıza inanıyor ve zararın neresinden dönsek kardır diyorum:
Kural 1: Hayat adil değildir, alışın. (Son söyleyeceğini başta söylemek diye buna denir.)
Kural 3: Mezun olur olmaz yılda 60 bin dolar kazanmaya başlamayacaksınız. Şirket arabanız da olmayacak. Hatta marka olmayan bir takım elbiseyle dolaşmak zorunda kalacaksınız.
Kural 5: Babacığınız ne derse desin, siz bir prenses değilsiniz...
Kural 6: Hayır, hayal ettiğiniz her şey olamazsınız (Onun için gereken yeteneğe, eğitime ve bağlılığa sahip olmadığınız sürece).
Kural 7: Öğretmeninizin katı olduğunu düşünüyorsanız, patronunuzla tanışana kadar bekleyin.
Kural 22: Mağdur falan değilsiniz. Sızlanmayı bırakın.
Kural 29: İkiyüzlülükle başa çıkmayı öğrenin.
Kural 32: Televizyon gerçek hayat değildir (Hayatınız bir sitcom değil, işe gitmek için kafeden çıkmak zorundasınız).
Kural 36: Ölümsüz değilsiniz.
Kural 37: İnternet'te olmanız, cahil olmadığınız anlamına gelmez (Telefonu ve bilgisayarı kapatınca oluşan ani sessizlikte ortaya çıkan siz, gerçek 'siz'sinizdir).
Kural 41: Şu yaşadıklarınızı yaşayan ilk ve tek insan değilsiniz.
Kural 43: Başkalarının başarılarının, sizi üzmesine izin vermeyin.
Kural 44: Meslektaşlarınız arkadaşınız olacak diye bir şey yok.
Kural 45: Şunu unutmayın; bu da geçecek.
Kural 47: Kusursuz değilsiniz, olmak zorunda da değilsiniz.
Kural 48: Kendinize yaşamınızın öyküsünü anlatın. Bir amacınız olsun.
Kural 50: Fırsatınız varken, keyfini çıkarın.
(*Okulda Öğretilmeyen 50 Kural, Charles J. Sykes-Butik Yayınlar)