AKŞAM GAZETESİ | Metin Taş-Sezgin Özcan | 2009-12-01

kategori2

Varlık Barışı'nda KDV sorunu çözümlenmedi

Başvuru süresi uzatılarak ikinci kez getirilen 'Varlık Barışı' uygulamasına ilişkin esasları açıklayan Tebliğ, geçtiğimiz hafta, 12 Ağustos 2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.
Ancak ilk varlık barışı kapsamında bildirim veya beyanda bulunanların, 2008 yılı öncesine ilişkin olarak yapılacak vergi incelemelerinde indirimi reddedilen KDV ile ilgili olarak yasa hükümlerinden yararlanabileceklerine ilişkin beklentileri karşılanmadı.
 

BEKLENTİ NEYDİ? 
13 Kasım 2008 tarih ve 5811 sayılı ilk Yasada, 22.11.2008 tarihinden sonra başlayan 2008 yılı öncesi dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından varlık barışı kapsamında beyan edilen tutarların mahsup edileceğine ilişkin hüküm yer alıyordu.
Yapılan vergi incelemeleri sonucu indirimi reddedilen katma değer vergisine ilişkin olarak yasa hükmünden, yani mahsup imkanından yararlanılıp yaralanılamayacağı konusu tartışmalıydı. Yayımlanan tebliğlerde de konuya ilişkin tam bir açıklama yoktu.
Maliye, indirimi reddedilen KDV'ye ilişkin olarak, yasa hükmünden yaralandırmıyordu. Karşı görüşe göre ise indirimi reddedilen KDV'nin isabet ettiği matrahın, varlık barışı kanunu kapsamında bildirilen veya beyan edilen tutardan mahsup edilmesi gerekiyordu.
Varlık barışına ilişkin başvuru süresini uzatan Yasa ile yapılan değişiklikle konuya açıklık getirildi.

YAPILAN DEĞİŞİKLİK
Yasanın 3. maddesinde yapılan değişiklikle getirilen 'İndirimi reddedilen KDV'ye ilişkin mahsup edilecek matrah tutarı, indirimi reddedilen vergiye esas teşkil eden bedeldir...' hükmü ile indirimi reddedilen KDV'ye ilişkin mahsubun nasıl yapılacağı konusu açıklığa kavuşmuş oldu.
Buna göre, indirimi reddedilen KDV'ye ilişkin mahsup edilecek matrah tutarı, indirimi reddedilen vergiye esas teşkil eden bedel olarak dikkate alınarak mahsup uygulaması yapılacak.
Ancak, aslında belirsizliğe açıklık getiren bu düzenleme, yayımlanan Tebliğde, Varlık Barışı Kanununa 5917 sayılı Kanunla eklenen geçici 4. maddede yer alan 'Kanunun 3. maddesinde yapılan değişikliklerden önce yapılan bildirim veya beyanlar ile tarhiyat ve mahsuba ilişkin olarak, değişiklik yapılmadan önceki hükümlerin uygulanacağı' hükmü esas alınarak, ikinci varlık barışı uygulaması kapsamında bildirim veya beyanda bulunacaklara sağlanan bir 'imtiyaz' haline getirildi.
İndirimi reddedilen KDV'ye ilişkin mahsup işleminin, daha önce varlık barışı kapsamında beyanda bulunan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanacağına ilişkin açıklama yapılması beklenirken, Tebliğ'de, 'indirimi reddedilen KDV ile ilgili avantaj' için tekrar beyan öneriliyor.

KDV'YE İLİŞKİN AVANTAJ İÇİN YENİ (YENİDEN) BAŞVURU ŞARTI
Tebliğe göre, ilk varlık barışı kapsamında yapılan bildirim veya beyanlar hakkında mahsup uygulaması gelir, kurumlar ve KDV yönünden tespit edilen matrah farklarıyla sınırlı olacak. İndirimi reddedilen KDV'ye ilişkin vergi farkları, matrah farkına ilişkin mahsup kapsamında değerlendirilmeyecek.
İndirimi reddedilen KDV'ye ilişkin matrahtan, 10.07.2009 tarihinden sonra, yani ikinci varlık barışı kapsamında bildirilen veya beyan edilen tutarlar mahsup edilebilecek.
İlk varlık barışı kapsamında bildirim ve bayanda bulunanlar ise ancak süre uzatımı çerçevesinde yeni bir bildirim veya beyanda bulunmaları halinde, yeni beyan edilen tutarların, indirimi reddedilen KDV'ye ilişkin matrahtan mahsubu söz konusu olabilecek.
Maliye, indirimi reddedilen KDV'ye ilişkin matrahtan sadece 10.07.2009 tarihinden sonra beyan edilen varlık tutarlarının mahsup edileceğini açıklayarak, indirimi reddedilen KDV'ye ilişkin mahsup imkanını ikinci varlık barışının havucu olarak kullanıyor. 
 

ESKİ BAŞVURULAR DA YARARLANDIRILMALI
Bize göre, düzenlemenin ilk şeklinde de son şeklinde de indirimi reddedilen KDV'ye ilişkin bir kısıtlama yok. Ancak son şeklinde, indirimi reddedilen KDV'nin matrahına ulaşılma yolu açıklanıyor.
Yani, düzenlemenin son şekli ilave bir hüküm getirmiyor. Zaten var olan (idarenin tebliğ ile daralttığı) indirimi reddedilen KDV'nin matrahına nasıl ulaşılacağını açıklıyor.
Maliyenin, bu hatalı görüşü bir an önce değiştirerek, bu konuda ortaya çıkabilecek ihtilafları önlemesi gerekiyor.

47 yaşınızı doldurduğunuzda emekli olursunuz
25.10.1963 doğumluyum. 01.01.1993 tarihi itibarıyla tarım sigortalıyım. 2009 yılının sonunda prim olarak 3060 günü tamamlıyorum. 18 ay olan askerlik süremi 540 gün olarak borçlandım ve primini ödedim. Toplam pirimim 3600 gün oldu. Bu şartlarda ne zaman emekli olurum? Hasan İlhan
Askerlik yaptığınız tarihi belirtmemişsiniz. Doğum yılınız 1963, ilk defa sigortalı olduğunuz tarih 1993 yılı olduğuna göre, askerliğinizi ilk defa sigortalı olduğunuz 01.01.1993 tarihinden önce yapmış olmalısınız.
Askerliğinizi ilk defa sigortalı olduğunuz tarihten önce yapmış olduğunuz varsayımına göre, sigorta başlangıcınız, askerlik nedeniyle borçlandığınız süre kadar (18 ay) geri gelir ve 01.07.1991 olur. Buna göre SSK tarım sigortasından emeklilik için 15 yıllık sigortalılık süresi, 47 yaş ve 3600 prim günü koşullarına tabisiniz.

15 yıllık sigortalılık süreniz dolmuş, hesabınıza göre 2009 yılı sonunda 3600 prim gününüz doluyor. Bu durumda, 47 yaşınızı dolduracağınız 25.10.2010 tarihinde emekli olursunuz.

AKLINIZDA BULUNSUN
POS fişinde hastanın değil kart sahibinin adının bulunması
HEKİMLER tarafından verilen hizmet karşılığında kredi kartı ile yapılan ödemelerde POS fişleri üzerinde kart sahibinin adı soyadına ilişkin bilgi yer alsa da ödemenin hastanın kendisi tarafından yapılamadığı durumlarda, POS fişlerinin üzerine hekim tarafından hastanın adı ve soyadının yazılarak imzalanması ve kaşelenmesi suretiyle kullanılması mümkün.

GÜNÜN SÖZÜ
'İnsan kendi kişiliğini, başkalarının kişiliğini anlatırken ortaya koyar.'  
Jean Paul Richter