AKŞAM GAZETESİ | İsmail Küçükkaya | 2009-12-01

kategori2

Cimbomlu'ya yakışan...

'Beni en çok üzen, bu olumsuz olayı fırsat bilerek acımasızca Galatasaray'ı eleştirenlerin yüzde 99'unun kendi camiamızdan çıkması. Hele eski başkanların, önceki yöneticilerin adeta bayram yaparak kendi takımlarını yıpratmaları.'
Bu can alıcı sözler, dün görüştüğüm GS Başkanı Adnan Polat'a ait.
Polat, maçta yasaklı oyuncuyu sahaya sürmenin vahim bir hata olduğunu kabul ediyor, bunun sıkıntısını da yürekten hissediyor. Ne var ki; sonrasında yaşananlarda, 'Yiğit yetmez, yönetim toptan gitsin' çağrılarında bir fırsatçılık görüyor. 'Galatasaray siyaseti var' diyor.
Sesinden, yüzünden başkanın mutsuzluğu anlaşılıyor. Ama daha fazla şaşkınlık okunuyor gözlerinden. Olayın ilk anından itibaren, 'yaşananların gereğini yaptığı' için, 'daha kelle isteriz' isyanına anlam veremiyor, başka hesaplar arıyor.
'Bizim rakiplerimiz içeride' diyor, 'dışarıda düşman aramamıza gerek yok.'
Doğrusu Polat'a hak veriyorum.
Evet; gereğini yaptı, hata yapanlara hatta kurunun yanında yaşı da yakarak bedel ödetti. Hızlı da davrandı. Ama bazılarına bu yetmiyor.
Büyük camialar, kriz günlerinde daha olgun davranmalı. Bakın bir süre önce Fenerbahçeliler, küfür skandalı krizinde nasıl davrandılar. Hele 'seçkin ve asil' davranış kültürüne sahip olduğu düşünülen duayen isimlerin bir geleneğe sahip çıkmaları beklenir.

'YİĞİT'İN İSTİFASINI ÖNLERDİM'
Başkanın içini sızlatan bir konu daha var: 'Yönetici Yiğit Şardan'ın istifası.'
'Galatasaray'a çok katkısı vardı' diyerek Şardan'ın istifasından duyduğu üzüntüyü ifade eden Polat, çok çarpıcı şu ifadesiyle spor kamuoyuna mesaj veriyor:
'Eğer Yiğit, kararını duyurmamış olsaydı, benim daha önce haberim olsaydı, istifayı kabul etmezdim, ikna ederdim vazgeçirirdim. Onurlu bir davranış ama onun gitmesinden içim kan ağlıyor.'
Bir yöneticinin, her şeyden haberinin olması beklenemez görüşünde. Aynı şeyi düşünüyorum. Yine de özeleştiri yapıyor: 'Kabahat biraz da benim, belki de Yiğit'e fazla iş yükledim.'

'DOĞRU BİLDİĞİM YOLDA İLERLEYECEĞİM'
Adnan Polat kararlı, eski başkanların sert eleştirilerini okudukça iyice bilenmiş. 'Doğru bildiğim yolda ilerleyeceğim' diyerek hissiyatını yansıtıyor.
Galatasaray'ı açık ve şeffaf biçimde yönettiğini, kurumsallaşmaya gittiklerini, profesyonel yönetim modelini uyguladıklarını söyledi.
Son olayda gündeme gelen basketbol şubesinin 5 yöneticisinden dördünün Galatasaray Lisesi kökenli olduğunu özellikle vurguluyor. Bununla 'Galatasaray etiği' ile ilgili eleştirileri karşılamak istiyor.

'BİR DAHA OYUNCAĞI ALAMAYACAKLAR DİYE KORKTULAR'
Sohbetimizin son bölümünde GS Başkanı Polat, göreve geldiği ilk günleri hatırlıyor. Borç yükünü, ekonomik zorlukları düşünüyor, dünyayı kasıp kavuran krizi...
'Seçime kimse giremedi, biz elimizi taşın altına soktuk' diyor.
Şimdi güzel günler... Stadyum da bitecek. 'Korktular, bir daha bu oyuncağı alamayacaklarını anlayıp fırsatçılık yapıyorlar' cümlesiyle 'beni daha fazla konuşturma' der gibiydi.

Son bir sözü var: 'Sportif başarı, asıl hesaplarının yanında hiç kalır.'
Gerçekten Adnan Polat'ın haklı isyanını anlıyorum. Ortada büyük bir yanlış var ve anında sorumlular görevden alınmış. Başarılı bir yönetici de 'onur istifası' vermiş. Bir sporsever olarak, daima asil bildiğimiz bu camiadan beklentilerimiz yüksek, en çok da eski başkanlardan. Çünkü bir Beşiktaşlı olan beni GS bayraklarıyla gece boyu tur attıran o Avrupa Şampiyonu'ndan bunu beklemek hakkımız.