AKŞAM GAZETESİ | Serdar Turgut | 2009-12-01
Halbuki sabah her şey normal gidiyordu. Bir insanın duş alırken ne kadar fazla hareketi belirli bir sırayla birbiri ardına yapmasının büyük enerji kaybı olduğunu düşünüyordum. Sadece biraz daha temiz olmak için insanın bu kadar fazla hareketi yapmak zorunda kalması aynı zamanda çok sıkıcıydı da... Dolayısıyla o sabah yıkanmayı hayatımdan tamamen çıkarmaya karar verdim.
Bu kararıma bir kılıf oluşturmak için aynı zamanda din de değiştirmem gerekecekti. Bundan sonra ben bir Jain olacaktım. O inanış sisteminde hiç yıkanmayan insanlara iyi bakıyorlar. Bir Jain olarak çok mutlu yaşayacağıma emindim. Bu tür şeyler düşünüyorum, radikal yaşam stili değişimleri yapmaya hazırlanıyorum. Güne müthiş enerjik ve son derece de tuhaf başlamışım. Tam bu anda Rana odama geldi.
'Seninle bir şey konuşmak istiyorum' dedi otururken... Oh, oh, bundan hayırlı bir sonuç çıkması pek mümkün değildi. Çünkü bir insanın karısı direkt konuşmaya başlama yerine konuşacağını önceden anons ederse bu daima bir bela anlamına gelir. Oturmadan önce odamın penceresini ardına kadar açtı. 'Beni dondurarak mı öldürecek acaba' diye düşünürken Türk kahvesinin yanında bir sigara da içeceğini gördüm. İşler düşündüğümden daha da kötü olmalıydı. İyice yerleştikten sonra konuşmaya başladı. Benim bir koca, bir baba, bir yazar ve genelde bir insan olarak eksikliklerimi, yanlışlarımı anlatmaya başladı.
Belki dediklerine bir cevap vermek gerekiyordu ama açıkça söylemeliyim ki dediklerinin çoğu haklıydı. Zaten o böyle konuşmalara üstünde fazla düşünmeden başlamaz. Onun saydığı eksikliklerimin, yanlışlarımın ben de farkındayım ama ben onlardan hoşlanıyorum.
Konuşması ve sayması bitmeyecekti galiba. İçim sıkılmaya başlamıştı. Ona bugün benim Jain olmaya karar verdiğimi ve artık bir daha hiç yıkanmayacağımı anlatmam için ideal bir gün olmayabilirdi. Bunu düşündüm.
Onu bir şekilde susturmam gerekiyordu. Şaşırtıp ve iç dengelerini bozmak zorundaydım.Bunu başarırsam beni eleştirmekten vazgeçebilirdi belki.
Sigara içmek için bir ara sustu ve ben 'Bak Egemen Bağış'ın karısı kocasını idolü olarak görüyormuş. Sen bana neden hiç 'idolüm' diye hitap etmiyorsun, Serdar'ı idolüm olarak görürüm diye demeçler vermiyorsun' deyiverdim.
Odamda nötrojen bombası patlamış gibi bir ortam oluştu. Beklediğim gibi Rana bunu duyunca konuşmayı kesti ama daha ürkütücü bir şey oldu. Karşımda oturmuş bana gözünü kırpmadan ve hiç konuşmadan bakmaya başladı.
Anneciğim! Beni ya öldürmeyi düşünüyordu ya da bir büyü yapmaktaydı. 'Ben nasıl olsa dayanırım bu bakışlara' diye bir süre bekledim ama heyecanım artıyordu. Klostrofobi başladı, çeşitli halüsinasyonlar da görüyordum. Bunlardan bir tanesinde Rana beni odamın duvarına çivilemişti ve altında da bir kartonun üstünde 'Rana'nın eski idolü' yazıyordu. Acilen kaçmam gerekiyordu evden. En yanındaki kahve dükkanına bilgisayarımı alıp gittim. O sessiz bakışlardan kurtulmuştum ama bu sefer de başka bir gelişme oldu. 10 dakikada bir telefonum çalıyordu. Arayan Rana. Açıyorum telefonu ve karşımda derin bir sessizlik var. Konuşmadan bakmanın ağızla yapılan versiyonu gibi bir şeydi bu. Hayatım sonunda nihayet bir Japon korku filmine dönüşmüştü.
Bir süre sonra cesaretimi toplayarak eve döndüm. Kapıda yine sessizce karşıladı. Beni bir idol olarak düşünmeye çalışırken şok da geçirmiş olabilirdi. Yine masamın karşısına oturdu ve sessizce bakmaya başladı. Birden ödümü kopartan bir şey oldu. Hiç beklemediğim bir anda tekrar konuşmaya başladı. 'Birer kahve içelim mi' dedi. İsterdim bunu ama içine zehir katacağına emindim. Her şey fazla gelmeye başlamıştı. Sakinleştiriciye ihtiyacım vardı. Hapı almaya çalışırken engelledi beni. 'İçki vereyim mi sana' dedi. İşte beklediğim olmuştu. Bana son arzumu da soruyordu. 'Sen de içersen olur' dedim ve ilk olarak onun içmesini bekledikten sonra ben de diktim kafaya ve vücuduma sıcak bir rahatlık yayıldı. O kadar fazla rahatladım ki; bir süre sonra ona Jain olma kararımı ve bundan böyle artık hiç yıkanmayacağımı anlattım. 'Bunların senin hayat tarzında ne tür değişimler getireceğini de pek anlamadım' dedi ve gitti. Bir daha ona intihar girişimine benzeyen laflar etmemeye bu deneyimden sonra karar verdim.