AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-12-01
Bayramda tatile gidilmez, büyüklerin ellerini öpmeye gidilir. Bayramda tatile gidilmez, küçüklerin ziyareti beklenir.
Bayramda sms gönderilmez. İnsanlık tarihinde keşfedilmiş en sofistike iletişim biçimleri olan 'sohbet' ve 'muhabbet' tercih edilir.
Bayramda temiz giysiler giyenlerle, 'bayramlıklarını giymiş' diye dalga geçilmez.
Onlar bayramlıklarını giydiği, hiç parası yoksa cebine temiz bir mendil koyduğu için bu toplumun her şeye rağmen umudu, sevinci taşıdığı anlaşılır.
Bayramda küs olduklarını geri çevirme şansın yoktur.
Kapın çalınırsa, açarsın... İçeri girdiği, o eşiği geçtiği zaman affetmeme şansın kalmaz.
Bayramda, açları doyurursun. Yalnızlara sarılırsın.
Müslüman bayramıysa kurban kesersin, şeker yersin.
Hıristiyan paskalyasıysa, kırmızıya boyanmış yumurtaları beklersin.
Özlem giderirsin, öfke dindirirsin, makara yaparsın, et kaynatırsın, hamursuz yersin...
Bir toplum olduğunu, ortak değerleri paylaştığını, birlikte sevinebilip, birlikte üzülebileceğini anlarsın.
Herkesin evine girer çıkarsın. Kapıdan çevrilmezsin.
Herkes de senin evine girer çıkar.
Ötekinin yabancı olmadığını, yalancı olmadığını, yaban olmadığını anlarsın.
Hasta düşsen bakacağın, gönül koysan alacağın vardır.
Hıyarlıklarını, ahmaklıklarını, salaklıklarını tamir etme bahanesi verir sana.
Bütün bunlara sırtını dönüp, tatile gitmezsen eğer...
Buradaki asıl 'parti'yi keşfedersin.
Sakin mutluluğu, ocaklarda kaynayan etin şenliğini... Sadece almanın değil, vermenin o büyük hazzını da yaşarsın.
Mezarlıkta bile, kapısındaki 'bir gün herkes ölümü tadacaktır' yazısından korkarak değil; o gerçekle barışarak gezersin...
Çiçekler taşırsın... Seni sen yapanları şükranla anarsın...
Bir huzuru, bir neşeyi, bir gücü aynı anda hissedersin.
Bu partiyi bir tatile feda etmen yazık oldu.
Evde olsan, sana da gelecektik...
Tatile gitmesen, seni de bekleyecektik...
Başka bayramlara, inşallah...