AKŞAM

Bosnalı Sırpların çoğu bağımsızlıktan yana

Bosna-Hersek Cumhurbaşkan-lığı Konseyi'nin Sırp üyesi Radmanovic savaşın ardından Sırp, Boşnak ve Hırvatların 'birbirlerinden korktukları için' uzaklaştıklarını söyledi.  Radmanovic'e göre, ülkede bir referandum olsa  Bosnalı Sırplar Sırbistan'la birleşmek değil ama bağımsızlık için oy kullanır

Banja Luka'dan...
Bosna-Hersek Devleti'nin Bosna-Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyet adlı iki entitesi (özerk bölge) olduğunu daha önceki yazılarımızda belirtmiştik. Bosna-Hersek Federasyonu ve Bosna-Hersek Devleti'nin merkezi Saraybosna'da Boşnaklara kulak verdikten sonra, ülkede gerilimin nedeni olarak gösterilen Sırp Cumhuriyeti'nin merkezi Banja Luka'ya geçtik. Saraybosna'ya yaklaşık 230 kilometre uzakta olan Banja Luka'ya giderken, ülkenin görünmez iç sınırından geçerek, diğer entiteye giriyorsunuz. Sınırı geçtiğinizi yol boyunca dikilmiş Sırp Cumhuriyeti bayraklarından anlıyoruz. Tabii, bir de camilerin yerini Ortodoks kiliselerine bırakmasından... Sırp Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olarak kabul edilen, Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi'nin Sırp üyesi Nobojsa Radmanovic ile Bosnalı Sırpların ülkenin geleceğine nasıl baktıklarını aktarıyoruz size bugünkü bölümde.

Bosnalı Sırpların çoğu bağımsızlıktan yana
Sırp Cumhuriyeti'nin merkezi Banja Luka'daki Cumhurbaşkanlığı makamında görüştüğümüz Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi'nin Sırp üyesi Nobojsa Radmanovic Sırpların ve Hırvatların güçlü bir devlet istemediğini, yerine entitelerin (özerk bölgeler) güçlü olmasını istediklerini söyledi. Bosna-Hersek'in bugün içinde bulunduğu siyasi bunalımla ilgili uluslararası toplumu suçla yan Radmanovic'in Bosna-Hersek'in dünü, bugünü ve geleceği ile ilgili sorularımıza verdiği yanıtları şöyle:

- Dayton sonrası ülkede yaşanan kilitlenmenin nedeni nedir?
Uygulamayı ve barış sürecini gözlemlemek için bu ülkede bulunan Yüksek Temsilcilik makamı, anlaşmayı olduğu gibi yorumlamak yerine, güçlerini aştı ve Bosna-Hersek'in egemenliğini bile sorgulanır hale getirdiler. Geçen 14 yıl içinde Yüksek Temsilciler içinde yasaların da bulunduğu 800 kararı empoze ettiler ve çok sayıda seçilmiş kişiyi görevinden aldılar. Bu, Bosna Hersek'e ve egemenliğine doğrudan bir saldırıydı.
- Yüksek Temsilciliğin bir süre sonra AB Temsilciliği'ne dönüşmesi planlanıyor. Siz bunu destekliyor musunuz peki?
Söz konusu makama ister Yüksek Temsilcilik, ister AB Temsilciliği diyelim fark etmez. AB üyeliği ile ilgili bir sorunumuz yok ama Bosna-Hersek'in işleyen bir devlet olması için Yüksek Temsilcilik diye bir makamın olmaması gerek. Bizim emir verilmeye değil, desteklenmeye ihtiyacımız var. 

- Ülkenin üç halkı arasındaki ilişkileri nasıl görüyorsunuz?
Bosna-Hersek'te toplum etnik veya dini temel üzerinde bölünmüş durumda ama, bu ülkenin geleceği için tek yol. Bosna-Hersek'te ülkenin merkezileştirilmesi istikrarsızlığa yol açar. Geçen 14 yıl içinde Sırp, Hırvat ve Boşnakların ilişkilerinde en ufak bir gelişme dahi olmadı. Bazen savaş sonrasından bile kötüye gittiğini düşünüyorum. Çünkü uluslar birbirinden korkuyor. Uluslararası toplum olmasaydı, daha iyi bir atmosfer oluşturabilirdik diye düşünüyorum. 

- Dayton sonrası ülkede siyasi süreci yenilemeyi hedefleyen Butmir süreci neden tıkandı?
Boşnaklar Bosna-Hersek'in merkezileştirilmesini, Hırvatlar ve Sırplar ise daha federatif bir hale dönmesini istiyor. Devlet mülklerinin devlete bırakılmasını istiyorlar. Biz ise entite bölgelerindeki mülklerin entitelere kalmasını istiyoruz. Bu yüzden de uzlaşamıyoruz. 

- Entite vetosu sistemini sürekli olarak işletip, ülkeyi işlemez hale getirmekle suçlanıyor Sırp Cumhuriyeti, konuştuğumuz hemen tüm uluslararası diplomatlar ve Boşnak siyasetçiler tarafından...
Bosna-Hersek'in üç kurucu halkının olması bir tesadüf sonucu kabul edilmedi. 'Bu, biri diğerinin üzerinde üstünlük kuramasın' diye böyle. Burası, kompleks bir ülke ve entite vetosu sisteminin kalması zorunlu. Hırvatlar da bu nedenle, kendi entitelerinin olmasını istiyorlar. Onlar da çoğunluk tarafından ezilmemek için her türlü fırsatı kullanacaklardır. 

- Hırvatların da bir entitelerinin olup, ülkenin üç parçalı olmasını destekliyor musunuz?
Ben şahsi olarak Hırvatlar da Sırplar ve Boşnaklarla aynı imkanlara sahip olmalarını destekliyorum. Çünkü şu anda bizden ve Boşnaklardan daha az hakları var. 

- Burada konuştuğumuz halkın kendilerini Bosna-Hersek değil, Sırp Cumhuriyeti vatandaşı gibi görmeleri ülkenin geleceği için tehdit değil mi?
Bence bu bir tehdit değil. Asıl tehdit bunun yok sayılmasından geliyor. Bu, buranın gerçeği. Sırp Cumhuriyeti daha fazla otonomi istiyor. Savaş biterken, kimse bizim ne istediğimizi zaten sormadı. Eğer burada bir referandum olsaydı, Sırpların çoğu bağımsızlık isterdi. Ama tarih boyunca asla bu bölgede kendi sınırlarımızı çizemedik, hep büyük güçler çizdi. 

- Sırbistan'la birleşme arzusu peki. Bize bundan bahseden Bosnalı Sırplar da oldu burada. Siz ne düşünüyorsunuz?
İnsanların kişisel arzuları olabilir ama burada Sırp Cumhuriyeti'nin böyle bir arzusu yok. Tüm dünyaya yayılan bu hikaye doğru değil.

NATO üyeliği istikrar getirecektir
NATO'nun burayı bombaladığını Radmanoviç olarak unutmam mümkün değil. Fakat gerçekçi bir siyasetçi olarak bakarsam, NATO üyeliği istikrar getirecektir. Komşularımızın da çoğu, NATO üyesi zaten. Eğer kendi kişisel hislerimi bir yana bırakırsam, Bosna- Hersek de NATO'ya dahil olmalı. 

DAVUTOĞLU'NA MESAJ
Sizin Dışişleri Bakanınız birkaç gün önce buradaydı. Bu beklenmedik bir ziyaretti ve Türkiye gibi büyük bir ülkenin Dışişleri Bakanı'nın buraya gelmesi çok sık olan bir durum değil. Davutoğlu burada kendisinin konumu ve akademisyen geçmişi açısından kabul edilemeyecek sözler söyledi. Eğer 'Saraybosna bizim şehrimizdir' diyorsa, bunu 'Boşnaklara iyi görünmek için söyledi' diye düşünenler olabilir. Ama başka insanlar için farklı anlamı var. Böyle bir şey söylediğiniz zaman, hiç şüphe yok ki Sırp, Hırvat, Bulgar, Yunanistan, Makedonya'ya korku getiriyor. Davutoğlu'nun bunu neden şimdi Saraybosna'da söylediğini anlamak çok zor. Bu bizim iç ilişkilerimiz açısından da iyi bir şeye yol açmayacak.

COĞRAFYA ORTAK, KALPLERİMİZ AYRI
Tarihi şehir Saraybosna'dan sonra Banja Luka oldukça farklı bir görüntüye sahip. Saraybosna'nın aksine, çatışmalardan uzak kalmış Banja Luka'da savaşın hiçbir kalıntısına rastlamıyorsunuz.  Şehrin sembolü oldukça görkemli bir yapı olan Doğu Ortodoks Kilisesi olarak gösteriliyor. Banja Luka'da konuştuğumuz herkes bize kendisini Bosna-Hersekli değil, Sırp Cumhuriyetli hissettiğini söyledi. 'Ama Sırp Cumhuriyeti bir ülke değil' dediğimizde ise 'Cebimde Bosna-Hersek pasaportu var ama benim gözümde bir değeri yok' diyen kişi sayısı bir hayli fazlaydı. Banja Luka'da en garip anları 'Srebrenitsa'da ne oldu sizce?' sorusunu sorduğumuz zaman yaşadık. Çünkü başlarını öne eğerek, 'Bilmiyorum, ben orada değildim, kişisel sorumluluğum yok' yanıtını aldık çoğunlukla. Ama havadaki ağırlaşma hem benim hem de foto muhabirimiz Cem Türkel'in gözünden kaçmadı. Banja Lukalıların gözünden Bosna-Hersek değerlendirmeleri:

Uros Popovic (82): TİTO ZAMANI İYİYDİ
SavaŞ sırasında 60 yaş üstü olduğu için orduya çağrılmadığını ve bundan dolayı üzgün olduğunu belirten işçi emeklisi Popovic, 'Kendimi Sırp Ortodoks olarak tanımlıyorum önce, sonra Bosnalıyım mecburen. Ama kendimi Bosna-Hersek Devleti'ne değil, Sırp Cumhuriyeti bölgesine ait hissediyorum. Biliyorum Sırp Cumhuriyeti bir ülke değil, bir özerk bölge ama Sırplar için ülke burası. Başkent de Banja Luka, Saraybosna değil. Ben en son 1955'te Saraybosna'ya gittim' dedi. Bosna-Hersek'in Müslüman hükümetlerin akılsızlığı yüzünden ilerlemediğini savunan Popovic, 'Boşnaklarla beraber yaşamak isterdik ama siz de biliyorsunuz ki, bu olmuyor. Tito'nun Yugoslavya'sı zamanı her şey iyiydi. O, insanları bir arada tutuyordu ama şimdi öyle değil' diyor.

Nedelko Guziyan(66): SIRBİSTAN'A BAĞLANALIM
'Yugoslavya zamanında kendimizi Bosnalı hissederdik. Bu yaşadığımız ülkenin adı da Bosna-Hersek. Ben kendimi Bosnalı diye tanımlıyorum ama biz, Ülkenin içinde başka bir ülkede yaşıyoruz. Savaş sonrası herkes duyduğu tepkiyle daha da dindarlaştı. Böyle yaşayamazsak, Sırbistan'la birleşmek en iyisi. Biz Ortodoks ve Sırp ulusuyuz. Bizim de onlarla yaşamamız daha iyi olur. Coğrafi olarak Bosnalı, ama kalben Sırbistan'a bağlıyız' diyor. Guziyan 'Srebrenitsa'da ne oldu?' sorusuna 'Orada değildim' yanıtını veriyor.

Milutin Kavrin(50): DİN İLE KONTROL EDİYORLAR
'Ben savaşta ordudaydım ama dayanamadım, kaçtım. Savaş, AB'nin üretimiydi. Ülkeyi yıkmak istemeselerdi, böyle olmazdı. Srebrenitsa'dan da onlar sorumlu. Orada değildim ama dünyada her türlü iyilik ve kötülük için iki kişiye ihtiyaç var. Yugoslavya zamanı hayatımız çok daha iyiydi. Gidişatımız endişe verici. Burada da öbür tarafta da siyasetçiler kirli. Olan insanlara oluyor. Herkes kendisini dine verdi. Böylece insanları kolayca kontrol ediyorlar'.

Branka Landeka (28): BELGRAD'DA 'BOSNALI'
'Babamın ilk eşi Müslüman. Benim de Müslüman bir üvey kardeşim ve Federasyon tarafında akrabalarım var. Ama kendimi Sırp olarak tanımlıyorum, zaten Ortodoks'um. Ama Sırbistan'a gidince bana 'Bosnalı' diyor ve ayırıyorlar. Bazı insanlar istiyor ama Sırbistan'la birleşmekten yana değilim ben. Bir şekilde böyle kalıp, hayatlarımızı daha iyi yapmalıyız'. 

Andrae Topic (27): PASAPORTUM DEĞERSİZ
'Hiç Boşnak veya Hırvat arkadaşım yok. Ben kendimi zaten Bosna-Hersek'e ait hissetmiyorum. Benim için ülke Sırp Cumhuriyeti, taşıdığım Bosna pasaportunun bir değeri yok, Sırbistan pasaportum önemli. Federasyon tarafında kendimi güvensiz ve yabancı gibi hissediyorum. Başka bir ülkeye gitmiş gibiyim'.

Yarın
Hırvat siyasetçi Daniel Vidovic ve Mostar gerçeği.
Bosna-Hersek Büyükelçimiz Vefahan Ocak ve Yüksek Temsilci Valentin Inzko'nun değerlendirmeleri.

 

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3