AKŞAM

Arabuluculuk değil iyi niyet misyonu

Arka Plan
ESKİ Dışişleri Bakanı ve emekli Büyükelçi İlter Türkmen, Türkiye'nin hem Batı hem de Doğu ile yürüttüğü politikaları çok iyi bilen, bizzat bu politikalara katkı sağlamış bir isim. Türkmen'e göre son dönemde Türkiye önemli işler yapıyor. Filistin'de iki tarafla iyi ilişkiler kurdu, Lübnan'da, Irak'taki rolü tartışılmaz. Ancak emekli büyükelçi, Ortadoğu'daki politikaları başarılı bulsa da  arabuluculuk meselesini eleştiriyor: 'ABD ve İran'ın konuşmak için Türkiye'ye ihtiyacı yok.  Suriye-İsrail arasındaki rolümüzü de arabuluculuk değil iyi niyet misyonu olarak tanımlamak lazım. Arabuluculuk çok daha aktif bir görevdir.'

- Başbakan Erdoğan'ın İran ziyareti İran'a olan uluslararası güvensizlik nedeniyle tedirginlik yaratıyor. Tahran, Batı ile ittifak yapacağını söylüyor ama sözünü tutacağı konusunda pek de güven vermiyor. Böyle bir ülke ile yakınlaşmanın handikapları olmaz mı?
Tabii görmezlikten gelemeyeceğimiz şeyler var. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun ciddi tereddütleri var. İran'ın bazı çalışmalarını gizlediğinden şüphe duyuluyor. Mesela Kum'daki tesisi de gizlemişti.

- Onun dışında da yeraltında birçok gizli tesis olduğu iddia ediliyor.
Evet, sonra yaklaşık 7000 santrifüjü var. Bütün bunlar ortada. 

- ABD'nin hem Libya hem İran'a karşı yaptırım yasası vardı, Libya bundan çıkarıldı ama İran için anlaşma hala yürürlükte. ABD o anlaşmada İran'ı izole etmek için onunla 20 milyar dolardan daha fazla hacimde ticarete girecek üçüncü ülke şirketlerine kapılarını kapatacağını söylüyor. İran ile ekonomik ilişkilerimiz gelişirse bu, Türk şirketleri için geçerli olmaz mı?
O yasaya göre tek taraflı yaptırımlar var. İran ile iş yapan firmalarla iş yapmıyor ABD ama bizim gaz meselesi oraya girmez sanırım. Komşuluğumuzu göz önünde bulunduracaktır ABD. İtirazları daha çok ekonomik değil de politik olabilir.

- Ne gibi itirazları olabilir? Türkiye İran ile ABD arasında arabuluculuğa niyetli. ABD böyle bir şeyi sahiden ister mi?
Yok, böyle bir şeye gerek yok. Zaten başladılar konuşmaya. Sonra bu işi yapan başka devletler var.

- Türkiye bu 'arabuluculuk' sıfatını niye bu kadar seviyor?
Bilmiyorum, bir arabuluculuk merakı geldi. İyi bir şey ama olmuyor işte. Suriye ve İsrail arasındaki yürümedi mesela. 

- Evet, bir de Suriye ve İsrail arasındaki rol var. Arabuluculuk muydu o hakikaten?
Bir araya getirdik. Arabuluculuk denemez buna. Arabuluculuk çok daha aktif bir rol. İyi niyet misyonu diyelim. Sonra Filistinlilerle de çok iyi ilişkilerimiz var. Hem Hamas hem FKÖ ile. Lübnan'da önemli bir rol oynadık, Irak'ta da öyle. Yani dış politika gayet başarılı bir manzara arz ediyordu. Şimdi ölçü biraz kaçtı.

- Ölçü derken Başbakan'ın söylemlerine işaret ediyorsunuz, değil mi?
Öyle ama söylem dış politikada önemli bir şeydir. Sonunda politika olur. 

-  Ölçünü kaçmasının ilk ve sembol işareti Davos kriziydi sanırım. Bu gün gelinen nokta ile Davos arasında nasıl bir bağlantı var?
Onun devamı bu. Davos'ta oluşan tepki sonra devam etti. 

- Bu kadar gerilen Türkiye-İsrail ilişkileri neye mal olur?
Unutmamak lazım ki ABD'de de bir endişe doğdu. İsrail lobisi var orada. Şimdiye kadar bize yardımcı oldu. Üstelik çok nüfuzlular. Onların pozisyonu değişebilir. 

- Bu bizi nasıl etkiler? Örneğin Ermeni soykırımı tasarısının Amerikan Kongresi'nden geçmesini Yahudi lobisinin engellediği söylenir. Şimdi bu lobinin desteğini kaybedersek soykırımın kabul edilmesi olasılığını artırmış mı oluruz?
Soykırım iddiası şimdi yine gündeme geldi. Tabii Ermenistan ile ilişkilerimizi geliştirebilsek, o protokoller uygulanabilse bunu yapamazlar. 

-  Ermenistan ile ilişkilerimizi geliştirebilsek soykırımı geçiremezler, dediniz. Protokollerin uygulanmasını olası görüyor musunuz?
Meclisler kabul etse bile protokollerin uygulanması zor. Gerçekçi olalım. Karabağ meselesinin kısa süre içinde çözümlenmesi söz konusu değil. İster istemez Ermeniler lehine çözülecek çünkü oranın nüfusunun çoğunluğu Ermeni. Azerilerin bir kısmı oradan kaçtı ama dönseler de yine çoğunluk Ermeni.

Türkler Ortadoğu'ya geri döndü
İngiltere'de yayımlanan 'The Economist'  dergisi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sırtını Batıya dönmüş, elinde teleskopla cami minaresinden Doğu'ya bakarken çizilmiş bir karikatürüne yer verdi. Dergi ayrıca Türkiye ve Orta Doğu-Doğu'ya ve Güne'ye Bakmak' başlıklı makalesinde 'Avrupa'nın kararsızlığından bıkan ve sıkılan Türkiye, Arap komşularıyla yıllardır süren husumetini değiştiriyor' ifadesine yer verdi. 'Türkler artık Orta Doğu'ya geri döndü' diyen ve 'Bu pragmatik diplomasinin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından şevkle yürütüldüğünü' yazan makalede şu
görüş yer aldı: 'Türkiye'nin bölgede olumlu karşılanmasının bir sebebi de, İran'a göre birçok Arap'ın Türkiye'yi daha ılımlı bir denge ve Batı'ya açılan bir pencere olarak görmesi.'

Obama Erdoğan'dan ders alsın
Politika haberleri alanında ABD'deki en popüler internet sitelerinden biri olan 'politico.com', ABD Başkanı Barack Obama'nın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dış politikasından ders alması gerektiğini yazdı. Türkiye'nin Ortadoğu'daki etkisinin giderek arttığı belirtilen sitedeki makalede, Obama'ya Erdoğan'ı önümüzdeki ay yapacağı Washington ziyareti sırasında iyi dinlemesi tavsiyesinde bulunuldu. Makalede 'Eğer Obama ABD'nin
bölgedeki çıkarlarını korumak istiyorsa, içeriği kulağa hoş gelen konuşmalar yapmaktan öteye giderek Türkiye'nin Ortadoğu politikalarından ders çıkarmalıdır' denildi.

 

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3