AKŞAM | SIYASET | 09 ARALIK 2009, ÇARŞAMBA
'Bu ülkenin insanları arasına kin ve nifak sokmak isteyenler hayal kırıklığına uÄŸrayacak'
TBMM BaÅŸkanı Mehmet Ali Åžahin, 2009 TBMM Onur Ödülü'nü törenle Prof. Dr. Kemal Karpat'a verdi. Åžahin, törendeki konuÅŸmasında, ülke insanları arasına kin ve nifak sokmak isteyenlerin hayal kırıklığına uÄŸrayacağını ve hak ettikleri cevabı mutlaka alacaklarını söyledi.
Bugünkü mutluluÄŸun terör saldırısı sonucu 7 askerin ÅŸehit olmasıyla gölgelendiÄŸini ifade eden Åžahin, ÅŸunları kaydetti:
''Dış destekle terör örgütü yaklaşık 25 yıldır iç huzurumuzu bozmak, beraber kurduÄŸumuz bu güzel vatanın içinde olaylar çıkartmak, bizi birbirimize düÅŸman hale getirmek için büyük bir senaryoyu oynamaya çalışıyor. Son günlerde yaÅŸanan sokak gösterileri ve Tokat'taki hain saldırı, bu senaryonun birer parçasıdır diye düÅŸünüyorum. Åžu ana kadar büyük milletimiz bu oyuna gelmedi, öyle inanıyorum ki bundan sonra gelmeyecektir. Bu ülkenin insanları arasına kin ve nifak sokmak isteyenler hayal kırıklığına uÄŸrayacak ve hak ettikleri cevabı mutlaka alacaklardır. Herkes ÅŸunu bilmelidir ki; Türkiye, bir yandan terörle mücadele ederken öbür taraftan kalkınma hamlesini devam ettirecek, demokrasisini ve özgürlük alanını da geliÅŸtirmeyi sürdürecektir. Genç yaÅŸlarında aziz canlarını vatan uÄŸuruna veren ÅŸehitlerimizin huzurunda saygıyla eÄŸiliyoruz. Onların gözü yaÅŸlı ailelerine, yakınlarına ve milletimize bir kez daha baÅŸsaÄŸlığı dilemeyi görev biliyorum.''
Ödül töreninde bunları söylemek zorunda kaldığı için üzgün olduÄŸunu ifade eden Åžahin, ''Ancak terörün karanlığını mutlaka bilimin aydınlığı yenecektir. O nedenle biz, bilimin aydınlığını konuÅŸmaya, bu konuda söylemlerimizi devam ettirmeye mecburuz'' dedi.
DAVALARI TEFRİKA GİBİ İZLEMEKTEN KURTULMALIYIZ
Mehmet Ali Åžahin, Anayasa Mahkemesinde görülen DTP ile ilgili kapatma davası konusunda, ''Türkiye görülmekte olan davaların tefrika gibi izlendiÄŸi bir ülke olmaktan, inÅŸallah bir gün kurtulur'' dedi.
Mecliste gazetecilerin gündeme iliÅŸkin sorularını yanıtlayan Åžahin, ''BaÅŸbakan, muhalefetin yurda dönmesine iliÅŸkin sözlerine 'basitlik' diye cevap verdi. Sizce muhalefetin yaptığı basitlik mi?'' sorusuna, siyasi partilerin ve genel baÅŸkanların birbirleriyle ilgili söylediklerine deÄŸerlendirme yapma, yorum yapma gibi bir görevi olmadığını, bunun kamuoyunun deÄŸerlendireceÄŸini ifade etti.
Åžahin, ''Herhangi bir siyasi parti genel baÅŸkanımızın sözünü ya da sözlerini deÄŸerlendirmem. Meclis BaÅŸkanı olarak hepsine eÅŸit yakınlıktayım. O bakımdan benim böyle bir deÄŸerlendirme yapmam, bu arkadaÅŸlarımıza da açıklama yapma fırsatı doÄŸar. Ben böyle bir siyasi polemiÄŸe Meclis BaÅŸkanı olarak girmem'' dedi.
Bir gazetecinin ''DTP Genel BaÅŸkanı Ahmet Türk'ün, partisiyle ilgili kapatma davası konusunda sine-i millete dönme söyleminde bulundu. Bu, Meclisin çalışmalarını nasıl etkileyecek?'' sorusuna karşılık Åžahin, ÅŸunları söyledi:
''Böyle bir noktaya gelmeden, ÅŸimdiden bir yorum ve deÄŸerlendirme yapmayı isabetli bulmam. Ancak benim kiÅŸisel olarak ÅŸöyle bir arzum ve temennim var; Türkiye görülmekte olan davaların tefrika gibi izlendiÄŸi bir ülke olmaktan, inÅŸallah bir gün kurtulur. Halkımıza hizmetlerin deÄŸerlendirildiÄŸi ve onların kamuoyuyla paylaşıldığı bir noktaya geliriz diye temenni ediyorum.''
Åžahin, ''MHP ve CHP'nin, 'demokratik açılım artık bitmeli' ÅŸeklinde beyanları var. DTP'nin de 'PKK ve Öcalan muhatap olmalı' diye dayatması var. Siz ne diyorsunuz?'' sorusuna ÅŸöyle karşılık verdi:
''Bana bu soruyu daha önce de sormuÅŸtunuz. Ben de demiÅŸtim ki 'Türkiye Cumhuriyeti kurulduÄŸu günden beri zaten demokratik alanda hep açılım halinde olmuÅŸtur. Standartlarını yükseltme, hak ve özgürlük alanını geniÅŸletme çalışması halinde olmuÅŸtur.' Ben, demokratik açılım derken, tüm Türkiye'deki demokratik standartların yükseltilmesini anlıyorum. Son yıllarda da bu bakımdan önemli adımlar atılmıştır. Bundan sonra da atılmalıdır diye düÅŸünüyorum. Bunu herhangi bir siyasi kaygıyla söylemiyorum. Çünkü dünya deÄŸiÅŸiyor ve geliÅŸiyor. Türkiye de tabii ki deÄŸiÅŸecek ve geliÅŸecektir her alanda, demokratik alanlarda...''
YetiÅŸtirdiÄŸi deÄŸerleri damgalayan, sınıflandıran bir anlayış yerine, onları kucaklayan, sahip çıkan hoÅŸgörülü bir anlayışı hep birlikte hakim kılmak zorunda olunduÄŸunu ifade eden Åžahin, "Aziz Atatürk'ün gösterdiÄŸi muasır medeniyet hedefine, tüm aykırılıklarına ve farklılıklarına raÄŸmen düÅŸünceyi kucaklayan, demokrasiyi ve özgürlükleri geliÅŸtiren bir ülke olamadan ulaÅŸamayız. Özgürlükleri doyasıya solumadan demokrasimizi güçlendiremeyiz" dedi.
ÅžAKA YAPIYORSUNUZ
Devlet Bakanı ve BaÅŸbakan Yardımcısı Bülent Arınç da TBMM Onur Ödülü'nün Prof. Dr. Kemal Karpat'a verilmesi nedeniyle düzenlenen törenden ayrılırken bir gazetecinin, CHP Genel BaÅŸkanı Deniz Baykal'ın dünkü grup toplantısında ''Bu noktadan sonra, hala hiçbir ÅŸey olmamış, hiçbir yanlış yapılmamış gibi yola devam etmek, artık gaflet, dalalet olmaktan çıkmakta ve bir hıyanete dönüÅŸmek üzeredir'' sözlerini nasıl deÄŸerlendirdiÄŸinin sorulması üzerine, ''Çok ağır bir söz. Åžaka yapıyorsunuz. Böyle bir ÅŸey söylemez'' yanıtını verdi.
BİR TUZAK KURULUYOR
Bir gazetecinin, ''demokratik açılım 'ihanet' olarak nitelendiriliyor. Bunu ve son günlerde meydana gelen olayları nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?'' sorması üzerine, Günay, konuya bakış açılarından ''ÅŸaÅŸkınlık duyduÄŸunu'' ifade etti.
Açılımdan kastedilenin Türkiye'nin içinde barışın saÄŸlanması, demokrasinin saÄŸlam temellere oturtulması olduÄŸunu dile getiren Günay, ÅŸunları kaydetti:
''Böyle bir ihtiyaç olduÄŸunu herhalde herkes kabul ediyor. Terör olaylarıyla açılımı iliÅŸkilendirmek, 'terör durursa açılım sürecek, böyle hain tuzaklar kurulursa açılım sona erecek' demek, demokrasi, barış istemiyoruz anlamına gelir ki herhangi bir siyasi parti liderinin deÄŸil, parti mensubunun bile, bilerek, isteyerek, ölçüp tartarak böyle bir söz söyleyebileceÄŸini tahmin etmiyorum. Hepimiz çok üzgünüz. Türkiye, demokrasisini ne zaman kurmaya, iç barışını ne zaman saÄŸlam temellere oturtmaya kalksa, bu doÄŸrultuda bir adım atsa, geçmiÅŸ yıllarda da bunun örneklerini gördük, bir tuzak kuruluyor.
Dün bir ÅŸehit yakını o acısının içinden artık Türkiye'nin barışa, kardeÅŸliÄŸe, dostluÄŸa ihtiyacı olduÄŸunu yüksek sesle söyledi. Onun acı içindeki hissiyatını anlamamakta ayak mı direyeceÄŸiz? O ÅŸehit yakınının o acı içinde gösterdiÄŸi saÄŸduyuyu bu parlamento, siyaset adamları, milletvekilleri, parti liderleri göstermezse, biz kimden bekleyeceÄŸiz.''
Bir baÅŸka soru üzerine Günay, bu süreçte kimseyi özel muhatap almadıklarını, ilk günden itibaren bu süreci destekleyen herkesin ''muhatabın millet'' olduÄŸunu söylediÄŸini kaydetti.
Günay, BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın gezisini keserek yurda dönmesi ile ilgili muhalefetten çaÄŸrıların olduÄŸunun anımsatılması üzerine, ''Sayın BaÅŸbakan uluslararası bir etkinlik içinde. Türkiye'de de vahim bir olay yaÅŸanmış. BaÅŸbakan gelip bizzat gidip arazide inceleme yapacak deÄŸil herhalde. Elbette ülkenin ona verdiÄŸi görevleri yapmak durumunda'' karşılığını verdi.
AA