Serdar Akinan

kategori2

Zamana sığınmak

'Zaman aÄŸda kıvamındaydı o gün, yeryüzünün ağırlığını da ağırlığına ekleyerek yavaÅŸ yavaÅŸ üstüme kapanıyordu.'
Hasan Ali ToptaÅŸ'ın 'SonsuzluÄŸa Nokta' adlı eserinde altını çizdiÄŸim onlarca cümleden biriydi bu...
Usta'nın cümlelerini okumak tabiata baktığımda aldığım hazzı veriyor...
YüreÄŸimi ferahlatırken varlığa anlam katıyor.
Hasan Ali ToptaÅŸ okuyorum.
Ülkemin geleceÄŸine dair sönen umutlarımın yarattığı sıkıntıyı Hasan Ali ToptaÅŸ'ın büyülü cümleleri dağıtıyor.
Kimi zaman saat dokuzu göstermeden uyuyorum. Ezan okunmadan uyandığımda karanlık mı daha kör yoksa sessizlik mi bilemiyorum.
Işığı yakıp 'Sonsuzluğa Nokta'yı alıyorum.
Kelimeler, içimdeki kör pusu dağıtan hafif bir rüzgar gibi yüreÄŸimde esiyor.
Bir parça olsun endiÅŸem dağılıyor.
'Bu kadar depresif olma canım. Ne var endiÅŸe edecek, bak Washington'dan gelen haberler ne güzel. BaÅŸbakan istediÄŸini aldı' diyebilirsiniz.
İnanın benim karnım tok bu haberlere...
'Bu kafayla açılım olmaz... Bu iÅŸ, bu yöntemle ülkeyi olmadık yerlere savurur. Savuruyor...' demiÅŸ olmanın da fazla bir önemi kalmadı.
Türkiye gerçekten savuruluyor.
AKP kadroları anlaşılamaz bir sarhoÅŸluk içinde, korkarım, gidiÅŸatı görmüyor.
Anayasa'dan 'Türk' kelimesini çıkarma planları yapıyor.
Bunu da ilan ediyor.
DTP kadrolarının ise 'silahlı siyasal mücadele' konusundaki ikiyüzlü tavrı ve süreci dinamitleyen açık provokasyonları aslında tam da temsil ettikleri Kürtlerin geleceÄŸini hedef alıyor.
Bugün son derece kontrolsüz bir ÅŸekilde savruluyoruz.
AKP'nin açılım kelimesinin karşısına yazdığı cümleler ile DTP heyetinin beklentileri arasındaki muazzam uçurumun dibinde maalesef bu ülkenin kanlı geleceÄŸi yatıyor.
Nuray Mert'in 'Kürt İntifadası'nın eÅŸiÄŸinde' yazısı bu anlamda dikkatle okunmalı.
AKP'nin tasarladığı haliyle bir Kürt açılımı olmayacak.
Bu kesin.
Mesele, DTP'nin umduğu bir muhataplık noktasına da elbette gelmeyecek.
CHP'nin ve MHP'nin söylemi de maalesef dar ve tıkayıcı.
Zira söylemleri, DTP'ye oy veren üç milyona yakın yurttaşın siyasi beklentilerine yanıt veremiyor.
Tüm aktörlerin baÅŸka rotalarda seyrettiÄŸi, baÅŸka baÅŸka kerterizler aldığı bu coÄŸrafya ise dalgalanıyor.
Yığınlar fazlasıyla ayrıştı ve artık keskinleşen saflardan bahsedilebilir.
Ama ne yalan söyleyeyim daha fazla birkaç kelam dahi etmek istemiyorum. Kabusları paylaÅŸmanın artık ne anlamı var? Çıkıp birçokları gibi sırf yalakalık olsun diye samimiyetsiz laflar da edemem.
Gene Hasan Ali Toptaş'ın o şerbet gibi satırlarına sığınmak istiyorum.
'İğde kokularına yaslanan tahta çitler'den, 'çocuk yüzlerinde gezinen hayal meyal bisikletler'den, 'mor bakışlı kadınlar'dan, 'gölgesinde küçülerek büyüyeceÄŸimiz' zamanlardan bahsetmek istiyorum.
Gölgesinde yaÅŸayarak öleceÄŸimizi düÅŸüneceÄŸimiz; bu zamana ait olmayan bir gizli ülkenin gönlüne sığınmaktan baÅŸka ne yapabiliriz ki?
İnsanlar deÄŸil insanlık ölürken.
Bir ülke, bu kadar kısa zamanda bölünürken...
O ülkenin sahici yazarlarının umman gönüllerinden taÅŸan büyülü satırlara bir amentü gibi sarılmaktan baÅŸka elden ne gelir?

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3