İnönü gibi, milletin elinin ayağının titreyerek geldiÄŸi bir statta...
Manchester United'a kaybedersen...
Hadi o, adı üstünde Manchester United...
Ardından, senden de pek fazlası olmayan Wolfsburg'a boyun eğersen...
Sahandaki son maçta CSKA Moskova'ya kaybedersen.
Yani İnönü'de üç maçta sıfır çekersen...
O zaman hiç kusura bakma...
Adamı böyle 'erken emekli' yaparlar...
Allah'tan bir nazar boncuÄŸumuz var...
Hiç olmazsa, dönüp arkamıza baktığımızda teselli bulacağımız Old Trafford'daki bir Manchester United galibiyetimiz var...
Oysa, İngiltere'den gelen üç puanın ardından, ÅŸans ayağımıza kadar gelmiÅŸti...
Ama ayağımıza kadar gelen ÅŸanslarda ancak bir puan çektik...
Anlamadığım şu...
Bu takım Manchester'da müthiÅŸ mücadele etti...
Bu takım Moskova'da yenildiÄŸi CSKA maçında bile çok daha iyi bir sınav verdi...
Dün akÅŸam ne oldu da, bu görüntüsünden çok uzakta bir BeÅŸiktaÅŸ izledik...
Ne oldu o BeÅŸiktaÅŸ'a...
KoÅŸan, mücadele eden...
En önemlisi yenilgiyi asla kabul etmeyen...
O BeÅŸiktaÅŸ'a ne oldu?
Diyarbakır ile CSKA Moskova bir mi diyeceksiniz ama...
Diyarbakır maçının ilk yarısındaki BeÅŸiktaÅŸ bile olsa, CSKA'ya İnönü'den çıkış izni vermezdi...
Ama BeÅŸiktaÅŸ'ın anlamsız bir durgunluÄŸu, hatta özellikle ilk yarıda anlaşılmaz bir defans dağınıklığı vardı...
Baktığınızda Tello'nun mutlak pozisyonu dışında, pozisyon bile bulamadı Beşiktaş...
Son dakikalarda gelen Bobo golü, umut için, tur için çok geçti...
Kaldı ki onu bile koruyamadı Beşiktaş...
Sözün kısası ÅŸu...
Avrupa maçlarını kazanmak için vitesi arttırmak gerekiyor...
Oysa CSKA karşısındaki Beşiktaş, ligdeki normal vitesinin bile altındaydı...
Kendi evinizde bu kadar cömert davranıp her geleni üç puanla uÄŸurlarsanız olacağı budur...
Bu sezon Avrupa hikayesinden geriye kalan tek teselli var...
O da Old Trafford'daki Manchester United galibiyeti...
Yeter mi?
YetmediÄŸini hep beraber gördük...