AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-12-09

kategori2

Balonlar patlatılabilir mi?

Dr. Adam S. Posen ilginç bir kişi. Kendisi bir Amerikan vatandaşı, doktorasını Harvard Üniversitesi'nden almış, 1994-1997 yıllları arasında ABD Merkez Bankası New York'ta iktisatçı olarak görev yapmış, ABD Hazinesi ve ABD Başkan Ekonomi Danışmanları arasında da bulunmuş! Ama 2009 yılında İngiltere Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (MPC) üyesi olarak atanmış ve 2012 yılı sonuna kadar da İngiltere'de  görev yapacak. 1997 yılından bu yana ABD'nin çok prestijli ekonomik araştırma kurumu olan Peterson Institute for Int. Economics yöneticisi. Ayrıca Japon ekonomisi ve genel para politikası konusundaki eserleri ile de uluslararası şöhret sahibi. 
Hatırlanırsa bazı 'öcü' iktisatçılar özellikle finansal piyasalarda yeniden balonlar oluştuğu ve bunun krizde bir 'ikinci dip' yaratacağı görüşünde. Ama birçok kimse de (ben dahil) bunun tersini düşünüyor. Adam Posen, Mayıs 2009 ve Ekim 2009 tarihlerinde iki adet uluslararası platform konuşması yaptı ve sonra da 1 Aralık 2009'da Londra'da 'Para Politikası ve Ekonomi' konulu konferansta konuştu ve özellikle balonlar ve para politikası konusunu gündeme getirdi. Aşağıda konferanstaki görüşlerinin bir özetini veriyorum. Posen ne diyor? Konuşmaya Mark Twain'den Abraham Maslow tarafından 1962 yılında aktarılan bir sözle başlamış. Der ki 'Elinizde sadece bir çekiç varsa, her şeyi çivi sanmaya girişmeyin! '
Tabii burada para politikasından bahsediliyor ve tartışma konusu, varlık fiyatlarının yani hisse senetleri, altın, emtia, konut ve diğer spekülasyona yol açabilecek her tür şeyin fiyatlarının hızla artmasına Merkez Bankaları müdahale etmeli mi etmemeli mi?
Burada tartışmanın bir önemli boyutunu da, para politikasında enflasyon hedeflemesi yaklaşımının sadece enflasyon gelişmelerine odaklanarak, ekonomide risk yaratan birçok unsuru göz ardı etmesinin yanlış olduğu şeklinde  son dönemde ortaya çıkan tezler ve eleştiriler oluşturuyor.
Posen özetle diyor ki; eğer para politikasının elindeki araçlar varlık fiyatlarını güvenilir şekilde yönetecek olsa idi, üç şeyin gerçek olması gerekirdi. Birincisi, Merkez Bankaları varlık fiyatları balonlarını epey önceden görüp tespit edebilmeli idi. İkincisi, Merkez Bankaları'nın elinde faiz hadleri veya dar tanımlı para büyüklükleri büyüme hızı gibi söz konusu varlık fiyatlarını etkileyecek bir enstrüman olmalı idi. Üçüncüsü, Merkez Bankaları'nın ellerindeki silahlarla varlık fiyatları balonlarını  patlatmasından gelecek menfaat, aynı konu nedeniyle fiyat ve üretim stabilizasyonundan sapmadan gelecek maliyetten daha küçük olmalı idi!
Posen, birinci ve üçüncü konuda elde henüz ikna edici bir araştırma veya gözlem sonucu bulunmadığını ve olumlu bakanlar ile itiraz edenlerin eşit ağırlıkta tezler gündeme getirdiğini vurguluyor. Ama üçüncü konuda kesin bir yargıya varıyor. Ona göre Merkez Bankaları'nın elinde varlık fiyatları ve mesela konut fiyatları veya hisse senedi fiyatlarının, fiyat trendlerini veya düzeylerini güvenilir şekilde etkileyecek bir araç veya enstrüman yok. Ne nominal ne de reel faizler ne de çeşitli parasal büyüklüklerin gelişmeleri, adı geçen tür varlık fiyatlarını her zaman ve güvenilir şekilde, yeterli dozda ve zamanda etkileyemiyor.
Posen, özellikle para politikasını sıkılaştırmanın balonlara karşı etkili olmadığı tezinin altını çiziyor. Japonya ve Avustralya'nın deneyimlerinden örnekler aktarıyor.  Ayrıca 17 büyük ekonomide yapılan incelemeler, ancak çok çok aşırı parasal sıkılaştırmanın varlık fiyatları balonlarını etkilediğini gösteriyor, normal para politikası müdahalelerinin etkisiz kaldığını gösteriyor. Bu nedenle de yeni müdahale yaklaşımları araştırılması gerektiğini vurguluyor.
Posen, konut fiyatları ile hisse senedi fiyatlarını ayırıyor ve özellikle konut fiyatlarında oluşan balonların tahrip gücünün, yani reel maliyetlerinin (bugün İspanya'da görüldüğü gibi) çok daha fazla olduğunun altını çiziyor. Ayrıca hisse senedi balonlarının teknolojik gelişme veya prodüktivite artışı gibi konularla da oldukça yakın ilişkisi olabildiğini gözlemliyor.  Bu nedenle de özellikle hane halkı için yapılan konutların fiyatlarındaki balonları  en kötü balon olarak görüyor. Burada, nasıl bankalara kredi balonunu önlemek için sermaye şartı koyuyorsak veya nasıl bazı ülkeler sermaye hareketlerine Tobin Tax denen vergileri uyguluyorlarsa, spekülatif konut alışverişlerinin de benzer şekilde bir vergi yaklaşımı ile yavaşlatılabileceğini düşünüyor. Yani A.S.Posen, para politikasının, balonları patlatmak için kullanılmasının mümkün olmadığını, bunun yapılmamasını tavsiye ediyor ve balon ekonomisini maliye politikası araçları ile frenlemeyi öneriyor.
Posen'in yazdıklarına 'Peterson Institute for International Economics' sitesinden ulaşılabilir. Tabii burada özetlediklerim, daha faiz ve kur ilişkisini bile kavrayamayan ulu vatandaşlarım için anlaşılması güç olan şeyler.