AKŞAM GAZETESİ | Ömer Güvenç | 2009-12-09
Evet evimizde kaldık... Sen Şampiyonlar Ligi'nde evinde oynadığın üç maçın üçünü de kaybedersen, Avrupa'da yoluna devam etmeye hakkın yok demektir...
'Beşiktaş'ın gücü bu kadar... Ne yapsın?' demeyeceğim...
Çünkü, Beşiktaş dün yenemediği CSKA'dan inanın daha iyi futbolculardan kurulu ve daha güçlüydü...
Ama Beşiktaşlı futbolcular, sahada ne güçlerini ne de yeteneklerini gösterebildiler.
Peki neden kazanamadı Beşiktaş?
Haklarını yemeyelim ellerinden gelen mücadeleyi gösterdiler. Ama çoğu zaman olduğu gibi son paslardaki vuruş eksikliği bunun başlıca nedenlerinden biriydi. Maçın başlarında Fink'in attığı olağanüstü pasta, Tello'nun düşüncesi süperdi ama dediğim gibi son vuruşu çok kötüydü. Tello o golü atsa inanın maçın rengi çok değişirdi...
Yediğimiz gol de hatalar zincirinden oluştu. Tello, Fink'e pası kısa verdi, Fink o topa yeterince çabuk davranmadı, İbrahim Kaş rakibini arkasına kaçırdı, Sivok kademede geç kaldı ve CSKA'nın en iyi oyuncusu Milos Krasic mükemmel bir vuruşla topu ağlarımıza gönderdi.
Beşiktaş ikinci yarı rakip kaleyi devamlı baskı altında tuttu. Ancak organize olamadık. Rakip kalede net gol pozisyonları bulduk ama bunun sadece bir tanesini değerlendirebildik..
Sol ayağını çok iyi kullanan Tello, bu yeteneğini bırakın hareketli toplarda, duran toplarda dahi kullanamadı. Bütün pasları ve ortaları rakibe gitti. Kanatlardan yeteri kadar destek de gelmediği için Bobo da çok fazla etkili olamadı. Eğer kanatlardan gelen orta sayısı daha fazla olsa Bobo'nun birden fazla gol atma şansı yüksek olurdu. Nitekim İbrahim Üzülmez'in ortalayıp attığı golde olduğu gibi...
Özetle; Beşiktaş'ın Avrupa serüveni bitti. Yazımın başında da söylediğim gibi İnönü'de üç maçta sıfır çekersen Avrupa'ya gidemezsin...