AKŞAM | SIYASET | 12 ARALIK 2009, CUMARTESİ
Anayasa Mahkemesi nefesler tutularak beklenen DTP hakkındaki kararını açıkladı. 'Bölücü eylemlerin odağı olduğu' iddiasıyla açılan davada DTP'nin kapatılmasına oybirliğiyle karar verildi. Genel Başkan Türk ve Aysel Tuğluk'un da aralarında bulunduğu 37 kişiye 5 yıl siyaset yasağı geldi
Anayasa Mahkemesi 2005 yılında kurulan Demokratik Toplum Partisi'ni kapatma kararı verdi. Yüksek Mahkeme'nin 11 üyesi aynı yönde oy kullandı ve kapatma kararı oybirliğiyle alındı. Kararı açıklayan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, 'DTP'nin devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı nitelikteki fiillerin odağı haline geldiği' gerekçesiyle kapatıldığını bildirdi. Yüksek Mahkeme kapatma kararını, Anayasa 68 ve 69'uncu maddeleri ile Siyasi Partiler Yasası'nın ilgili maddelerini 101 ve 103. maddelerine göre verdi. DTP, son 20 yılda Kürt sorununu çözmek iddiasıyla yola çıkan ve kapatılan beşinci parti oldu. Daha önce de HEP, ÖZDEP, DEP ve HADEP mahkemece kapatılmıştı.
Kapatma kararıyla birlikte aralarında DTP Genel Başkanı Mardin Milletvekili Ahmet Türk ve DTP Genel Başkan Yardımcısı Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk'un da bulunduğu 37 partiliye 5 yıl süreyle siyaset yasağı geldi. Türk ve Tuğluk'un vekillikleri, kapatmaya ilişkin gerekçeli kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla düşecek. Bu durumda Meclis'teki sandalye sayısı 19'a inecek olan DTP'nin, bir milletvekili transfer edememesi halinde yeni bir partinin çatısı altında grup kurma şansı da kalmayacak.
MAL VARLIĞI HAZİNE'YE
DTP'nin tüzel kişiliği ise kısa kararın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından DTP'ye tebliğ edilmesiyle birlikte sona erecek. Anayasa gereği DTP'nin tüm mal varlığı da, gerekçeli kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte Hazine'ye devredilecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın 16 Kasım 2007 tarihinde DTP hakkında açtığı kapatma davasını dün sonuçlandıran Anayasa Mahkemesi, davayı incelerken DTP'nin eylemleri ile sınırlı kalmadı. Mahkeme 'kapatma' kararını verirken, eylemlerinin yanı sıra, DTP'nin terör örgütü PKK ile olan bağlantılarını da dikkate alarak değerlendirdi.
Anayasa Mahkemesi dört gün süren karar oturumlarında Anayasa ve Siyasi Partiler Yasası'nın yanı sıra Avrupa Hukuku ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM), parti kapatma davalarında verdiği kararları da dikkate aldı. Bu çerçevede, ETA örgütüyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle İspanya'da kapatılan ve AİHM'e yaptığı itirazı reddedilen Bask Özerk Bölgesi'nin milliyetçi partisi Batasuna kararı da gündeme geldi.
Anayasa Mahkemesi'nin kararı çerçevesinde haklarında siyaset yasağı gelen Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak, Cizre Belediye Başkanı Aydın Budak, Batman Belediye Başkanı Necdet Atalay'ın belediye başkanlıkları da sona erecek.
İŞTE YASAKLI 37 İSİM
Ahmet Türk, Aysel Tuğluk, Aydın Budak, Selim Sadak , Necdet Atalay, Leyla Zana, Nurettin Demirtaş, Sedat Yurttaş , Orhan Miroğlu, Ali Bozan, Bedri Fırat, Ayhan Karabulut, Murat Avcı , İbrahim Sunkur, Deniz Yeşilyurt Metin Tekçe , Hüseyin Kalkan, Mehmet Salih Sağlam, Cemal Kuhak, Ferhan Türk , Fettah Dadaş, Hacı Üzen , Halit Kahraman , Hatice Adıbelli , Hilmi Aydoğdu, İzzet Belge, Mehmet Veysi Dilekçi, Murat Daş, Musa Farisoğulları , Mustafa Tuç, Ahmet Ertak, Kemal Aktaş, Ayhan Ayaz, Abdulkadir Fırat , Abdullah İsnaç, Ahmet Ay.
Kılıç: Terör ve şiddete bulaşmış parti
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, kapatma kararını açıkladıktan DTP'nin politikalarını eleştirdiği bir konuşma yaptı. Konuşmasında Batasuna örneği veren AİHM'e gönderme yapan ve Meclis'i 'kaybolan diyaloğu kurmaya' çağıran Kılıç şu açıklamaları yaptı:
ELEŞTİRİLER ACIMASIZCA: Eleştirileri görüyor gibiyim. 'Demokrasi sürecinin sabote edildiği, kapatma kararının siyasi bir darbe olarak değerlendirildiği, zamanlamasının düşündürücü olduğu' eleştirileri haksız ve acımasız. Dava 2 yılı aşkın süredir devam etmektedir. Bizim demokratikleşme süreciyle ilgili tasarruffumuz olmamıştır.
TERÖR VE ŞİDDET VURGUSU: Bir siyasi parti terör, şiddet, baskı içeren ve söylemleri kullanma hakkına sahip değildir. Terör ve şiddet içeren eylemlerle barışçıl söylemi ayırmak zorundadır. AİHM de kararlarında, bu konunun üzerinde durmuştur. Siyasi partinin kullandığı araçlar, demokratik toplum değerleriyle uyum içinde olmalıdır. Uygunluk yoksa bu siyasi partinin, siyasi alanda, bir toplum modeli önerme hakkı da yoktur. Bir partinin savunduğu ya da önerdiği, inandığı projesi ne kadar kutsal olursa olsun, yöntem olarak eğer terör ve şiddet ile ilişki kurmuş ise bu amacının hiçbir anlamı yoktur. Anayasa Mahkemesi, terör ve şiddet eylemler ile terör ve şiddetten ayrı tutulmuş barışçıl yöntemleri birbirinden ayırarak kararlarını verir.
YÜKÜNÜ SİYASİLER ÇEKSİN: Hukukun yükünü mahkemeler çeker. Siyasetin yükünü de siyasetçilerin çekmesi lazım. Siyasi partilere, ihtiyaç duyulan Anayasal değişiklikleri yapması için her fırsatta çağrıda bulunduk, duyurmadık. Dünyanın hiçbir yerinde teröre bulaşmış bir siyasi partiye ne ifade özgürlüğünde ne de örgütlenme özgürlüğünde bir hak verilmektedir. O nedenle siyasi değişiklik çağrısı bunun dışındadır.
SÜREÇ ZORLU: Demokrasi sorunlara çözüm bulma sanatıdır. Siyasi, etnik, dinsel tüm farklılıklarla yaşama azmini ve becerisini göstermek zorundayız. Zorlu bir süreçten geçiyoruz. Sorunların çözüm yeri Parlamento'dur. Siyasi aktörlere çağrı yapmak istiyorum; öfke ve siyasi gelecek endişelerinden arınarak kaybolan diyaloglar kurulmalıdır ve milletimizin laik olduğu demokratik hukuk devletinin gerekli kıldığı Anaysal ve yasal değişiklikler hayata geçirilmelidir.
Karar kırılma yaratacak
KAPATILAN DTP'nin Genel Başkanı Ahmet Türk, ''Türkiye parti kapatmakla bu sorunu çözemez. Türkiye, ortak akılla, diyalogla, mantıkla sorunlarını çözebilir'' dedi.
Türk, kararın ardından parti genel merkezi önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Türkiye'nin sancılı bir süreç yaşadığını belirterek, şunları söyledi: ''Elbette ki demokratik siyasetin önünü kapatmak bir umutsuzluğu derinleştirir. Bu bir gerçektir, ama biz bütün bunlara rağmen Türkiye'nin bir gün barışı yakalayacağına inanıyoruz. Bizim özlemimiz bu sancılı sürecin uzamaması, herkesin yeniden düşünmesi ve gerçekten Türkiye'de halkları kucaklaştıracak bir anlayışı egemen kılmak için çaba göstermesidir. Türkiye parti kapatmakla bu sorunu çözemez. Türkiye, ortak akılla, diyalogla, mantıkla ancak sorunlarını çözebilir.''
SİNE-İ MİLLETE DÖNMEK İÇİN DİLEKÇELER MECLİS'E ULAŞTIRILIR
Türk, daha önce aldıkları kararların arkasında olduklarını, o kararların aynen işleyeceğini kaydederek şöyle dedi: 'Demokrasi ve barış mutlaka zafere ulaşacaktır. Ne kadar engellenirse engellensin barış ve demokrasi üstün gelecektir. Bu konuda endişem yok. Tabii ki böyle bir süreci yaşamak elbette ki insanlarda bir kırılma yaratır. Bu kırılmanın gerçekten çok daha yüksek noktaya taşınmaması için hepimiz bu süreci hassasiyetle izleyeceğiz. Sürecin hassasiyetini kavrıyoruz. Amacımız sorunun çözümüdür, başka da bir amacımız yok. Mücadelemiz bunun için devam edecek. Siyasetin, demokratik mücadelenin biteceği anlamına da gelmez.''
'Sine-i millete dönecek misiniz?'' şeklindeki soru üzerine de, 'Arkadaşlarımız tahmin ediyorum ki bu konudaki dilekçelerini Meclis'e ulaştıracaklardır'' karşılığını verdi.
Özlem ÇELİK-Rezzak ORAL - Kıvanç EL - Volkan YANARDAĞ - Ali Ekber ERTÜRK - Ebru Toktar ÇEKİÇ / ANKARA Fotoğraf: Raşit AYDOĞAN