Rana yılbaşı hoÅŸluÄŸu olsun diye bir çam aÄŸacı almış. Her konuyu abartması gerektiÄŸinden ben o çam aÄŸacının New York Rockefeller Plaza'dan çalındığını düÅŸünüyorum. Çünkü Rockefeller Plaza'da her yıl Amerika'nın en büyük çam aÄŸacı sergilenir.
Filmlerde görmüÅŸünüzdür; süslü büyük aÄŸacın altındaki buz pistinde insanlar paten kayar. Büyük ihtimalle ÅŸimdi çekilen filmlerde orada sadece buzda paten kayanlar görülüyordur. Çünkü o çam aÄŸacı bizim evimizde artık. O aÄŸacı bizim eve nasıl getirtti, bunu anlamam mümkün olmadı ama umarım para vererek satın almamıştır diye dua ediyorum..
Yıllar içinde birçok aÄŸaç süsü de satın almış. Bir çılgın koleksiyoncu gibi yemin ediyorum. Görenler yılbaşı dekorasyonu dükkanı açacağımızı filan sanır. Böylesine vukuatlarımız da var.
Viyana'da bir gün oyuncakçı dükkanına girdik. Rana o kadar fazla oyuncak satın aldı ki diÄŸer müÅŸteriler merakla etrafımıza birikti. Kimse anlamlandıramıyordu olan biteni. Çünkü hiçbir ÅŸey rasyonel deÄŸildi. 'Bunlar bizim çocuk için' deseydim hepsi anında ÅŸak diye bayılıp kalırdı, öyle görünüyorlardı. Sonunda biraz rahatlasınlar ve paniklemesinler diye; 'Karımla ben bir kreÅŸ açacağız da ondan bu kadar fazla oyuncak aldık' ÅŸeklinde açıklama getirmek zorunda kaldım durup dururken.
Bu hatırayı sadece Rana'nın alışveriÅŸ anındaki ruh halini anlamanız için anlattım. Her ÅŸeyi çok seviyor, hiçbirisini bırakmaya kıyamıyor, tercih etmek, seçmek kavramının da anlamını bilmiyor. Dolayısıyla da zorunlu olarak hepsini satın alıyor. Yıllar önce Washington'da bir dükkan onun alışveriÅŸinden sonra stok yenilemek için günlerce kapalı kalmıştı.
Åžimdi büyük aÄŸacı da süsleyecek ama yıllar içinde hoÅŸuna giden dünya ölçeÄŸindeki tüm aÄŸaç süslerini almış ve onlar arasında bir tercih yapması ÅŸarttı. Bir kısmını aÄŸacın üstüne koymaması gerekecekti. Bu süreç onu seyretmek zorunda kalan bir insanın huzurunun tamamen bozulması anlamına geliyordu. Öyle ki; süsleme sürecinin bir aÅŸamasında ben 'KeÅŸke 2012 yılında olsaydık da ÅŸu an kıyamet kopup bu süsleme iÅŸkencesi bitseydi' diye söylenmeye bile baÅŸladım.
Ona bir aÅŸamada mecburen durması gerekeceÄŸini söyledim. AÄŸzım tutulsaydı da söylemeseydim. Çünkü öyle bir cevap verdi ki; ben çok tehlikeli bir ÅŸizoid vakasıyla karşı karşıya olduÄŸumu anladım. Bana 'İçimden durmak gelmiyor' dedi. Durmak gelmiyordu içinden ve süslerin hepsi de asılacaktı ama o aÄŸaçta bile yer sonsuz durumda deÄŸildi maalesef.
Nedense aldığı süslerin tümünde pembe renkler de hakimdi. Bu renk bana bir hatıramı hatırlattı.
Uzun yıllar önce Rana ile gayrimeÅŸru, evlilik dışı iliÅŸki yaÅŸarken bir gece dışarıya çıkacaktık. Ondan rica ettim, 'Çok tanıdığımız var, lütfen çok dikkat çekecek ÅŸekilde giyinme' dedim. Sonra onu almaya gittim. Bir de baktım ki Çingene pembesi bir palto giymiÅŸ üstüne. Siz gri bir Ankara akÅŸamında Çingene pembesi paltolu bir kadının nasıl dikkat çekebileceÄŸini düÅŸünebiliyor musunuz...
Nitekim korktuÄŸum başımıza geldi. O gece ÅŸehirdeki bizi tanıması muhtemel olan her insan bizi gördü. Hatta birçok insan bizi tebrik bile etti, gri bir akÅŸamda onların hayatlarına renk kattığımız için...
Allah'tan evde iki adet daha küçük boylu aÄŸaç da var. Dolayısıyla hiçbir süs açıkta kalmadı. Hiçbir süs mahzun kalmayacaktı. Rana bu ihtimal var diye de üzülüyor zira. Sonunda aÄŸaç inanılmaz derecede ÅŸenlikli oldu, pembe pembe yanıyor gibiydi.
Görünüm, bende aÄŸacın altında hemen bir ayine baÅŸlamak duygusu yaratıyordu.
Çünkü fotoÄŸraflardan bilirim, Ortodoks kiliselerinde abartılı bir süsleme geleneÄŸi de vardır.
Evimiz aniden bir Ortodoks kilisesinin içine dönüÅŸmüÅŸtü. Hatta Patrikhane'nin yerine bizim evi ekümenik ilan etsek, kime itiraz etmezdi. 'Kendime acilen bir patrik cüppesi bulup bu aÄŸacın yanında fotoÄŸraf çektirmem gerekiyor' dedim Rana'ya. 'Gecenin bu saatinde nereden bulacaksın patrik kıyafetini' dedi. 'Sen bul' desem ona, ben eminim ki hemen dünyadaki tüm patrik cüppelerinden birer model satın alırdı.
'Ne yaparsan yap ama süslerden bir tanesini bile yerinden oynatma. Çok uÄŸraÅŸtım bunun için' dedi. Bilmem mi nasıl uÄŸraÅŸtığını. Üstelik aÄŸacın üstünde arp çalan melek figürleri bile var. Yılların emeÄŸi yatıyor orada. AÄŸacın bir noktasına dokunmak isteyen olursa beni bile karşısında bulur, o aÄŸacı hayatım pahasına korurum.
TİM Show Center'da büyülendim
Ben uzun yıllardır 'Cirque du Soleil'in çalışmalarını takip ederim. Haklarında kitaplar okudum, dokümanterler izledim ama bir türlü Cirque du Soleil'in ÅŸovunu seyretme ÅŸansını bulamadım.
Bir defasında az daha New York'ta yakalayacaktım ama biletleri tükendi, yine göremedim. İstanbul'da uzun zamandır çok baÅŸarılı iÅŸlere imza atan TİM Gösteri Merkezi'nde 'KuÅŸevi' adlı ÅŸovu kısa süre önce seyrettim ve bir mini 'Cirque du Soleil' seyretmiÅŸ oldum.
Burada mini derken sadece boyuttan bahsediyorum. Yoksa sanatçıların her biri birer devdi. İnanılmaz hareketleri son derece şık ve sanki yer çekimine tabi deÄŸilmiÅŸ gibi yapıyorlardı.
Bana bir rüya gecesi geçirmek imkanını tanıyan TİM Show Merkezi'ne çok teÅŸekkür ediyorum. Hep kaliteli iÅŸlere organizatörlük yapıyorlar. Bu İstanbullular için bir ÅŸans. Diyorum ki siz de benim gibi TİM'in önümüzdeki aylardaki program planlamasını takibe alın ve ÅŸovların çoğıunu da kaçırmayın, mutlu olacaksınız.
TİM (Türker İnanoÄŸlu Maslak Show Center. DarüÅŸÅŸafaka Lisesi yanı Maslak. Tel (212) 286 66 86 www.timshowcenter.com.
Milli Mücadele'de çalıştı, Atatürk'e ihanetten asıldı
Aşı olmak ya da olmamak, lokantada sigara görgüsüzlüğü