AKŞAM GAZETESİ | Tolga Turgut | 2009-12-20

kategori2

Boeing787 Dreamliner nihayet göklerde

Yaklaşık iki yılı aşkın bir gecikme sonrasında nihayet geçtiğimiz salı günü, tüm havacılık dünyasının büyük bir merakla beklediği Boeing787 Dreamliner modelinin ilk test uçuşu ABD'nin Seattle kentinde gerçekleştirildi.
Binlerce kişinin ilgiyle izlediği ilk uçuş, 787 pilotları Kaptan Mike Carriker ve Co-Pilot Randy Neville komutasında üç saat sürdü. Uçuş planlaması her ne kadar dört saat yapılmışsa da hava muhalefeti nedeniyle pilotlar uçuşu üç saatte tamamladı. İlk uçuşta uçağın temel kontrolleri yapılırken uçuş irtifası olarak 12 bin feet'in üzerine çıkılmadı. Uçuşun büyük bir bölümü düşük süratte ve flaplar açık olarak gerçekleştirildi. İlk test uçuşuna çıkarılan Dreamliner versiyonunun 250 koltuk kapasitesi ve 9 bin mil menzil donanımı bulunuyor. Hatırlatmakta fayda var, B787'nin toplamda üç farklı modeli olacak. Havacılık tarihinde Dreamliner, henüz ilk uçuşu gerçekleşmeden en fazla sipariş alan uçak oldu. Havayollarından mevcutta toplam 865 siparişi olan modelden geçtiğimiz haftalarda ABD'li United Havayolları bile 25 uçaklık bir sipariş vermişti. Bu sipariş ABD'den gelen ilk sipariş olması nedeniyle çok önemli. Çünkü ABD'li havayollarından ekonomik resesyon sebebiyle son zamanlarda geniş gövdeli uçak siparişi gelmiyordu. Modelin ilk kullanıcısı olmayı dört gözle bekleyen havayolu ise Japon ANA havayolu.  
Yılbaşından önce ikinci test uçuşunun da gerçekleşeceğinin altını çizen Boeing yönetimi, uçağın kullanıcı havayollarına yüzde 20'nin üzerinde maliyet avantajı sağlayacağını iddia ediyor. Kompozit oluşum sayesinde uçak gerektiği kadar kuvvetli ancak normalden daha hafif olacak.   

FİYATI 160 MİLYON DOLAR
Boeing787 üretiminde yaşanan iki yılı aşkın gecikme, üretici firmaya ciddi prestij ve para kaybettirdi. Boeing, programdaki gecikmelerden dolayı bu yılın üçüncü çeyreğinde 1,6 milyar dolar zarar açıklamış durumda.
Boeing yönetimi 2011 yılı itibarıyla ayda 7 adet, 2013 itibarıyla de ayda 10 adet Dreamliner üretmeyi planlıyor. Ancak bu ulaşılması zor bir hedef. Zira yıllardır ürettikleri Boeing777 modelinden bile ancak ayda 7 adet uçak üretimi gerçekleştirebiliyorlar. Ülkemizden THY'nin de muhtemel müşterisi olabileceği 787 modeline özellikle düşük işletme maliyetlerinden dolayı ciddi bir talep var. Ancak görünen iddialı üretim programları gerçekten Boeing'i ve alt üreticileri çok zorlayacak görünüyor. 
Yeni uçak modellerinin üretimlerinde gecikmeler yaşanması sektörde sık rastlanan bir durum. Hatırlanacağı üzere Boeing'in rakibi EADS'ın ürettiği dev kanatlı Airbus380'de de dört yıla varan gecikmeler yaşanmıştı. Boeing'in en üst yöneticisi Jim McNerney'ye göre üretimi hızlandırmak ulaşılması gereken en önemli hedef gibi gözüküyor zira başarabilirseler şu ana kadar aldıkları 865 uçaklık siparişin artışını sağlayabilirler. Aksi halde son yıllarda Airbus'a kaptırdıkları pazar payı liderliğini geri almaları zor gözüküyor.

SABİHA GÖKÇEN'İN GELECEĞİ ÇOK PARLAK
Geçtiğimiz hafta Sabiha Gökçen Havalimanı'nın faaliyete girmiş olan yeni terminal binasını gezme fırsatı buldum zira bir süredir yurtdışında yaşadığım için ancak ülkemdeki tatilim süresinde fırsatım olabildi. Özellikle benim gibi emeği geçmiş pek çok kişi için eminim ki Sabiha Gökçen Havalimanı'nı yepyeni, pırıl pırıl çehresi ile görmek gerçekten ayrı bir anlam taşıyordur. Emeği geçen SSM, HEAŞ ve ISG'ye tekrar tebrikler. 
Sabiha Gökçen'deki gelişmeler ve ciddi anlamda artan yolcu trafik rakamları, başta Avrupa olmak üzere dünya genelinde dikkat çekmeye devam ediyor. İç hat trafiği artmış ancak dış hat trafiğinde çok daha fazla büyüme kapasitesi mevcut. 2010 yıl sonu itibarıyla iç-dış hat toplam yolcu sayısı 10 milyonu geçerse kimse şaşırmasın. ISG yönetimi ticari gelirleri artırmak için çok konsantre bir çalışma yapıyor ve dünyanın gelişmiş havalimanlarında olan tüm markaları da yeni terminale getirmeye çalışıyorlar. 
Yeni terminalin duty free işletmecisi sektörün önde gelen firması Setur iken, yiyecek-içecek konusunda ISG'nin ortakları LMG adı altında bir yiyecek içecek firması kurmuş ve alt işletmelere kiralamalar yapıyorlar. LMG'nin yapısı bana TAV'ın yiyecek-içecek işletmeleri için oluşturduğu alt şirket BTA'yı anımsattı. Sabiha Gökçen'de ayrıca 2000 yılından bu yana fedakarlık ve başarı ile faaliyet gösteren H&C (eski adı ile Öztekin) firması 500 metrekarelik bir alanı işletiyor. 
Yeni terminal sayesinde kapasitesi yıllık 25 milyon yolcuya çıkan Sabiha Gökçen Havalimanı'nın bu rakama 2015-2018 yıllarında ulaşabileceğini düşünüyorum. Şayet rakamlar beni yanıltmıyorsa çok yakında simültane paralel pist inşaatı da gündeme gelecektir. Bu sayede havalimanı kapasitesi yılda 50-60 milyona çıkartılabilir. Bilindiği üzere Atatürk Havalimanı'nda üç pist olmasına rağmen teknik ve fiziki olarak aynı anda iniş kalkış imkanı veren simültane paralel pist olasılığı yok.