AKŞAM GAZETESİ | Yiğit Karaahmet | 2009-12-20
Marka Konferansı'na gittim. Çünkü artık yaşlanıyorum ve tek amacım markalaşmak. Yiğit Karaahmet markasının başına gelenler bu yazıda.
Geçtiğimiz hafta 30 yaşıma girdim. Eylül ayından beri '30 rakamına bir anlam yüklemeyeceğim' diye kendi kendimi kandırmaya çalışsam da başarılı olamadım. Sürekli kendimi 30'larımla ilgili bir hesabın içinde buldum. Tüm bu tek kişilik beyin fırtınaları sonucu ortaya çıkan tek şey vardı ki o da 30 yaşımda 'marka' olmak. (Burada marka kelimsi ünlü ve zengin anlamında kullanılmıştır). Ama nasıl bir marka?
Çeşitli cevaplar buldum, Türkiye için 'fazla' bulduğum birtakım istekleri erteledim. Ve kader istediğim 'marka'yı tam karşıma çıkardı. Bu kişilik bölünmelerini yaşadığım dönemde İstanbul'da Marka 2010 Konferansı vardı. Ve eski süpermodel, Mick Jagger'ın sevgilisi Jerry Hall konuşmacı oluyordu.
Her hırslı Türk gibi benim de gözüm yükseklerde. Bu sürece dair tüm sorularımı ona sormaya karar verdim. Herhalde bunları Jerry Hall'dan iyi kimse bilemez. Bu arada bu organizasyonu çakma basın zımbırtılarından saymamak lazım. Konferansa iki günlük katılım ücreti tam 1.200 Euro (KDV hariç). Bu durum bende küçük bir bızzzt durumuna yol açtı. Fakir bir çekirdek Türk ailesinin çocuğunun ömür boyu eğitim masraflarına denk gelecek bu 1.200 Euro bütçeyle elbette marka olunur. Yani doğru yer sanırım: Marka olmak için kesinlikle oraya gitmem gerekli.
Ve bunun için konferansın sponsorlarından biri olan sevgili gazetemi aradım ve bana bir davetiye ayarlamalarını istedim. Evet, bana bir giriş ayarlamayı başardılar. Davetiye geldi ve giriş kartının üstünde Deniz Gökçe yazıyor. Marka Konferansı'na AKŞAM yazarı Deniz Gökçe'nin ismiyle girmem gerekli. Ben artık Deniz Gökçe markasıyım. Süper ekonomi bilirim. Paralarınızı altına yatırın. O altınları da daha sonra bana takarsınız.
HAYATIM KURTULACAK SANDIM
Üstelik Deniz Gökçe ismiyle işler daha kolay olacak. Çünkü benim Jerry Hall'la ilgili planlarım da var. Konuşmasının ve uzun uzun başarılı kadın tiratlarının ardından soru bölümünde söz hakkı isteyip, şunu demeyi düşünüyorum 'Merhaba Jerry. Ben geçen hafta 30 yaşıma bastım ve bu 30'lu yıllarımda bir an önce süpermodel olmak ve bir rock yıldızıyla takılmak istiyorum. Bunun için bana ne tavsiye edersin? Ama çok kısa olsun. Çünkü bir yıl içinde bunun olması gerekiyor'. (Marka olma planlarım arasında Bruno markası var.)
Bu hayatın anlamı sorusunun cevabını bulmak için 1.200 Euro veremedim ama son 20 TL'mi taksiye vererek Çırağan Sarayı'na geldim. Kapıdan girişte davetiyelerin barkodları okutuluyor ve Deniz Gökçe olarak içerideyim. İçeri girdiğimde de gayet ironik bir şekilde 'I'll Survive' çalıyordu. Evet burada, bugün kurtulacağım! Tabii Marka Konferansı'na gelmemin tek nedeni konferans değil. Belki işinde marka olmuş bir reklamcı ya da işadamıyla tanışıp geleceğimi garantiye de alabilirim (Burada marka kelimesi 'zengin' anlamında kullanılmıştır). Ama buradakilerin kendine faydası yok. İçeride langırt oynayıp bedava hediyeleri toplamakla meşguller. Bunlardan hayat garantisi olmaz.
JERRY YERİNE SERTAB
Doğru yerdeyim. İçeride zenginler var çünkü daha kapıdan girer girmez bedava viski veriyorlar. Zaten marka olmuş isimler viski içer. Ve de puro. A, puro dedim de, en marka Türk gazetecisi Güneri Cıvaoğlu da burada. Her zamanki gibi etrafında gazetecilik adayı üniversite öğrencisi kızlarla dolu bir hayran kitlesi var. Ama söylemeden duramayacağım Güneri Bey'in gözaltı torbaları da artık yavaş yavaş marka olmaya başlamış. Yakında isminin önüne geçecek (Not: Marka olunca ilk iş gözaltı torbalarını aldır!) Boynumda Deniz Gökçe kartıyla içeriyi turlarken, yaka kartında Figen Batur yazan biriyle karşılaştım. Yalancı, o Figen Batur değil! Ben Figen Batur'u yakından tanırım hiç de böyle renkli çoraplar giymez ve 23 yaşında değil. Üstelik basın gezileri konusunda zaten marka olduğu için buraya gelmesine gerek yok.
Konferans salonuna giderken iki kız arkadaşımla karşılaştım. Ve kızların birinden acı haberi öğrendim. Jerry Hall konferansı iptal etmiş. O sırada gök gürledi, şimşekler çaktı. Ve marka olmakla ilgili tüm hayallerim suya düştü. Sanırım 30'larımda da 20'lerimdeki basiretsizliğimde olmaya devam edeceğim.
Ve daha da fenası iptal olan Jerry Hall yerine Sertab Erener koymuşlar. Nedir yani? Karşıma çıkan şeye bakar mısınız? Marka olarak ulaşabileceğim en yüksek yer yaşlanmaya başladığım anda mı bir hit şarkı çıkarmak? Ve Mick Jagger'la beraber olmayı hayal ederken muadili olarak Demir Demirkan'la idare edip, Bodrum'a mı yerleşmek? Bağırsağımın bir bölümünü aldırmak da bu markanın bir parçası mı?
Bu konferansa girmeyi reddederek kendimi viskiye vurmaya devam ettim. Sertab Erener olacağıma ölürüm daha iyi. 'I'll Survive'la girdiğim marka konferansını terk ederken arkamdan bu sefer de 'Requiem for a Dream' filminin ünlü soundtrack'i çalıyordu.
-Mesajı aldım. Korkmayın. 30'larımda da eylemlerim devam edecek.