AKŞAM GAZETESİ | Çiğdem Toker | 2009-12-20

kategori2

Nurullah Ercan 'çözüm ortağı'dır

Nurullah Ercan'ın serbest bırakıldıktan hemen sonraki fotoğrafını gördünüz mü?
Avukatlarıyla otomobile binerken görüntülenen Ercan'ın yüzünde, geniş bir gülümseme vardı.
Şirketinin (Bükköy) işlettiği ocakta 19 işçinin bedenleri kömürleşince, sekiz gün boyunca ortadan kaybolan Ercan, önceki gün adliyede ifade verdi ve serbest kaldı. 
Gelin o geniş gülümsemenin sahibine biraz daha yakından bakalım.
Nurullah Ercan, sadece madenci, sadece Petrokent'i borsa oyunlarıyla ele geçiren bir turizmci değildir.
Ercan'ın şirketi Bükköy, hükümet nezdinde, asıl anlamı taşeron olan, ama şimdilerde -çeviri Türkçe'siyle-çözüm ortağı (solution partner) denilen bir konumdadır.
Devletin resmi kayıtları belgeliyor.
19 işçinin birkaç bin liralık cihaz eksiği yüzünden öldüğü Bükköy Madencilik, TKİ'nin en çok alım yaptığı firmaların başında geliyor...

BAKANIN İMZASI VAR
 Tarih, 22 Ocak 2009.
Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, TBMM Başkanlığı'na Başbakan adına bir yanıt göndermiş. CHP Zonguldak Milletvekili Ali Koçal'ın, bedava kömür dağıtımına dair soru önergesine yanıt özetle şöyle: 
Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), 2003-2008 yılları arasında yerli kömür üreticilerinden toplam 7.5 milyon ton kömür satın almış.
TKİ, hükümetce dağıtılmak üzere açtığı kömür ihalelerine her yıl 50 firma davet etmiş. 
Ancak hep 15 firmadan kömür almış. 
Bilin bakalım, Yazıcı'nın imzasını taşıyan listenin ikinci sırasında kim var?
19 işçinin öldüğü Bükköy Madencilik...
(Yazıcı'nın belgesinde olmayan örneği biz verelim.
TKİ'nin 21 Haziran 2007'de 97 bin 85 ton kömür alımı için açtığı ihale beş firma arasında paylaştırılmış. 16 milyon 250 bin liralık bu ihaleyi kazananlardan biri Bükköy Madencilik.)
İhaleyi kazanan firmalara Hazine'den, 1 milyar 466 milyon lira ödenmiş.
Ha-zi-ne'den.
Çok kabaca bölün 1.5 milyar TL'yi 15 firmaya...
Nurullah Ercan'ın payına düşeni bulun.
Tekel işçisini 'Aylık maaşları 40 trilyon tutuyor. Ödeyemeyiz' diye biber gazı sıkıp havuza döken devlet; işçileri yanarak ölen müteahhide trilyonlar ödüyor.
Çünkü o müteahhit, yoksula kömür dağıtım politikasının 'çözüm ortağı'...
Bu arada, Ercan'ın Bozüyük'te bir seramik fabrikası olduğunu daha önce yazmıştık.
Nurullan Ercan, bu fabrikayı 1997 yılında Özelleştirme İdaresi'ne 12 milyon dolar ödeyerek almış.

Öcalan ve playstation
DTP'lİlere 'Meclis'te demokratik siyaset yapın' diyen Öcalan, demokratik hakları kısıtlanmış bir mahkum.
Oy kullanma hakkı yok.
Ama o yüz binlerce seçmenin iradesini belirleyebiliyor.
Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, İmralı'dan gelen işaretle karar verdiğini açık açık söyleyen vekillere 'Olumlu bir karar. Ama bundan sonra İmralı'ya mesafe koymaları lazım' diyebiliyor.
Mizah yapmadıysa eğer, Sayın Kuzu, bu cümlesiyle zekamıza hakaret ettiğinin farkında mıdır?
Tek başına hareket kabiliyeti olmayan; hamleleri, joystick tutanın insafına kalmış bir playstation figürleri gibiyiz. Elindeki joystick'te yaptığı bir parmak işaretiyle, bütün siyaset ekranını değiştiriyor.
Takımlar kuruyor, rol dağıtıyor. Kimin ne hamle yapacağını belirliyor.
Dilediği zaman 'play' dilediği zaman 'pause' dilediği zaman da 'forward' tuşuna basıyor.
En kötüsü de kimse ona 'kalk artık şu oyunun başından' diyemiyor.

Sine-i maaş
Eskİ DTP'li vekillerin, Öcalan'ın isteğiyle sine-i millete dönme kararından vazgeçmelerinin, sebebi değilse de bir küçük (!) sonucu daha var.
Bu kararla sine-i maaş'a da dönmüş oldular. Herkes ev geçindiriyor ve milletvekili maaşları da 8.5 milyar. Ve muhtemeldir ki yeni parti,  2007'de DTP'nin alamadığı  Hazine yardımına hak kazanacak.
Hazinemiz güçlüdür.

Gönüllü korucu hukuku
BulanIk'takİ olaylarda ölen iki vatandaştan biri, 18 yaşında bir genç, diğeri hasta kızına ilaç almak için eczaneye giden bir babaydı.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, dükkandan ölüm kusan o kalaşnikofun ruhsatlı olduğunu doğruladı. Gerekçesini de tutuklanan Turan Bilen'in gönüllü köy korucusu olmasıyla açıkladı.
Eğer Turan Bilen, gönüllü değil de geçici korucu olsaydı, dükkan açamazdı.
Bağlı oldukları yönetmeliğe göre korucuların dükkan açması yasak.
Gönüllü korucuların ise bir hukuku yok!
Ama devlet onlara ruhsatlı silah veriyor. 
Provokasyonu, tahriki ve tehdidi sonuna dek eleştirelim.
Ama hasta bir kız çocuğunu babasız bırakan pervasızlığa, bu pervasızlığın gücünü aldığı hukuksuzluğa itiraz edelim.