AKÅžAM | PAZAR | 20 ARALIK 2009, PAZAR

Erdoğan da tıpkı Özal gibi medyaya karşı hoşgörüsüz

Türk medyasının ve siyasetinin önemli figürlerinden Nazlı Ilıcak, evinin kapılarını AKÅžAM PAZAR'a açtı. Ilıcak ile Ergenekon davasından DTP'nın kapatılmasına, anneanne olmasından yaÅŸamındaki iniÅŸ çıkışlara uzanan bir söyleÅŸi gerçekleÅŸtirdik.
ilicak

Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bırakıyor, 2009'a veda ediyoruz. Sadece umut olarak kalmamaları dileÄŸiyle umutlarımızı yavaÅŸ yavaÅŸ 2010'a taşıyoruz. Geri sayım sürerken, gazeteci Nazlı Ilıcak ile yıl boyunca yaÅŸanan önemli geliÅŸmeleri konuÅŸtum. 

- 2009 yılına damgasını vuran geliÅŸmelerden biri Ergenekon SoruÅŸturması oldu ÅŸüphesiz. Ergenekon'un sizin sözlüÄŸünüzdeki tanımı nedir? Bu bir demokrasi davası mı? Ya da darbecilerle hesaplaÅŸma mı?
'Darbelere son davası' olarak görüyorum. 

- Dosya, 2003 yılında hükümete sunulmuÅŸ. Dosyasının yıllarca rafta bekletilip bu yıl raftan indirilmesinin özel bir sebebi olabilir mi?
Bu iÅŸler öyle kolay deÄŸil. İlk defa Türkiye'nin başına geliyor bu kadar büyük bir operasyon. İnsan eline bir ÅŸey geçince önce bir yoklar. Ciddi mi deÄŸil mi diye bakar. Bu davayı baÅŸlatan Ümraniye'de ele geçirilen bombalar oldu. Çok sayıda belge de ortaya çıktı. 2009'un bu anlamda bir özelliÄŸi yok.

- Ergenekon davasının siyasi savcıları ve avukatları da oldu. BaÅŸbakan Tayyip ErdoÄŸan kendisini savcı, ana muhalefet partisi lideri Deniz Baykal ise avukat ilan etti. Açıkça taraf haline gelmeleri doÄŸru muydu?
Dava, zaten siyasi bir davadır. Bir darbe söz konusuysa iktidarı hedef alan bir darbe bu. Bir psikolojik harekat söz konusu. Türkiye'de birtakım darbe hazırlıkları oldu, andıçlar yazıldı. Psikolojik harekat planları TSK'nın bünyesinde hazırlandı. Askerin 'Demokles'in kılıcını' herkesin tepesinde sallandırması doÄŸal karşılanıyordu. Bugünse 'Ülkenin sahibi biziz. Biz koruyacağız'' zihniyeti Ergenekon baÅŸlığı altında deÅŸiliyor. Ama tabii ki iyi olmadı bu davanın bu kadar siyasallaÅŸması. 

- Sonuç olarak Sayın Baykal kimi, neyi savunmuÅŸ oldu? Bir örgütü mü?
Daha ziyade iktidara muhalif olan insanlar Ergenekon'la iliÅŸkili göründü ister istemez. Çünkü zaten iktidara karşı yapılan bir hareket söz konusu. 'Gel Nazlı Ilıcak sen böyle bir darbenin içinde bulun'' demeyecekler herhalde. Askere karşı tavrım belli. Ya da bir Ali BayramoÄŸlu'na, Mehmet Altan'a davetiye çıkartılmayacak. Kimisine haksızlık ediliyor düÅŸüncesiyle bu iÅŸin içine girdi Deniz Baykal. BaÅŸtan öyle düÅŸündü. Yani iyi olmadı tabii bu davanın bu kadar siyasallaÅŸması. 

- Konuyla alakalı olarak ama farklı bir açıdan sizin isminiz de sık zikredildi. ÖrneÄŸin; yazılarınızdan yola çıkılarak tutuklandığını iddia eden de oldu, sizi Susurluk'la Ergenekon arasındaki tutum farklılığıyla suçlayan da. Bu durum sizi rahatsız etti mi?
EleÅŸtiri herkesi rahatsız eder. Ama eleÅŸtiriyi de kabul etmek ve kendini izah etmek lazım. Ben yazdığımı inanarak yazdım. Yanılmış olabilirim. Benim yüzümden insanların tutuklandığını sanmıyorum. Savcılar zaten takip etmiÅŸ, belgeler var. Hedef gösterenler olmuÅŸ olabilir ama belgeler üzerine yorum yaptım. Susurluk meselesinde çok uÄŸraÅŸtılar benimle. O Susurluk olayını aldılar Refah-Yol aleyhine döndürüp ışıklı eylemler yaptılar. Ben ''İbrahim Åžahin kadar kafanıza taÅŸ düÅŸsün'' dedim. Åžahin'in anlattıklarına inandım. Bir örgütle mücadele etmiÅŸler, PKK ile savaÅŸmışlar. Büyük baÅŸarılar göstermiÅŸ Özel Tim. Sonuçta böyle bir tarafı da var. Tablonun bütününü göremedim. Benim böyle yazılarım oldu ilk üç ay. Bunun arkasını, önünü bilemezdim ki! Nitekim sonra daha farklı yazdım. İş geliÅŸtikçe hep Veli Küçük isminin, cinayetlerin üzerinde durdum. Bunları da yazdım.

DTP'NİN KARİZMASI ÇİZİLDİ
- 2009 yılına veda ederken, bir dava daha gündemde yerini aldı. Ancak bu kez verilen kararla... DTP'nin mi karizması çizildi, demokrasinin mi?
DTP'nin karizması çizildi. Dışarıdan yönetilen bir parti DTP. Bu onların bir gerçeÄŸi.

- Dışarıdan yönetiliyor derken? İmralı'dan mı?
İmralı'dan yönetiliyor.

- DTP ile PKK arasında saÄŸlam bir baÄŸ var o zaman?
Bu bir realite. Ama bunu görmemezlikten gelip bir diyalog kapısı açmak zorundasınız. PKK dolaylı muhatap. Bu ilk defa yaÅŸanmıyor. Özal döneminde de yaÅŸandı. 

- İlk defa 'örgütün üniforması'yla daÄŸdan inenler tören havasında karşılandı...
Bunu kimse bilmiyordu ki. Herkes 'daÄŸ boÅŸaltılsın'' diyordu. Bu sipariÅŸ verilmiÅŸ bir ÅŸey deÄŸil ki. Kimse böyle bir ÅŸey beklemiyordu. Öcalan devreden çıkarılma korkusuyla bunları yaptırdı, DTP de alet oldu. 1993'e gittiÄŸimizde çok daha açıktan Apo muhatap alındı. Önce dolaylı biçimde Talabani aracı oluyor. Belki Cengiz Çandar da devrede. Demirel'e haber gidiyor. İnönü'ye haber gidiyor. Ve bu kiÅŸiler memnuniyetle karşılıyorlar. Demirel, 'Devlet kin gütmez'' diyor. Ilımlı bir bakış açısıyla Öcalan'ın basın toplantısı kaale alınıyor. Nefret ediyorum Öcalan'dan. Katil olarak görüyorum onu. Ama aklımı kullanıyorum. Ben teröristlere de acıyorum. Neden derseniz, onlar da gencecik çocuklar. Ölmeyenleri yarın öbür gün aklı başında makul insanlar haline gelebiliyorlar. Ailelerini düÅŸününüz. Sonlandırmak lazım. 'Analar aÄŸlamasın' sloganı çok güzel bir slogan.

ERDOĞAN'IN TAVRI DEMORATİK DEĞİL
- Türkiye'nin 2009 deÄŸerlendirmesini yaptık. Åžimdi de BaÅŸbakan Tayyip ErdoÄŸan'ınkini yapalım. Nasıldı 2009 halleri? İyi bir performans sergiledi mi bu yıl?
Çalışkanlıkta 10 puan veriyorum. MüthiÅŸ çalışkan. Ben böyle bir adam görmedim. Cesur. Önemli adımlar atıyor. DeÄŸiÅŸim konusunda da baÅŸarılı. DeÄŸiÅŸimden yana bir adam. Ama çok duygusal. Bu duygusallık zaman zaman öfkelere sebebiyet veriyor. İçi dışı bir ama biraz daha kontrollü olması gerekiyordu. Muhatabında korku yaratıyor. HoÅŸgörülü diyemem ben ErdoÄŸan için. Genel prensiplerde demokrasiye hizmet ediyor ama tavır açısından demokratik bir tavır içinde deÄŸil. Özellikle medyayı hedef alması noktasında demokratik deÄŸil. 

- Medya için nasıl bir yıldı 2009?
Medya çok zor bir yıldan geçti. Tayyip ErdoÄŸan medyayla uÄŸraÅŸtı. UÄŸraşıyor.

- Neden yapıyor bunu?
Yine o duygusal tepkilerle ortaya çıkan bir hadise. Aydın DoÄŸan medyasına karşı duygusal tepkilerle ortaya çıkan bir kavga var. Açıktan hedef aldı. Bütün kongrelerde hedef aldı. Önce Star'ı Aydın DoÄŸan'ın almasına ses çıkarılmadı. Sonra, birdenbire mücadele baÅŸladı. Akılcı bir tavır deÄŸil bu. Onun için duygusal diyorum. Bu duygusallık yüzünden insan diyor ki; 'Bir yandan demokratik ilkeler bir yandan medyaya karşı tavrına bak''. ErdoÄŸan vurdukça siyaseten güçlendiÄŸini de düÅŸünüyor olabilir. Böyle bir düÅŸüncesi olabilir. Medya iliÅŸkilerini hiç onaylamıyorum.

- Ne olacak peki?
Küçülecek DoÄŸan Grubu. Bu çok aÅŸikar. Zaten ayakta kalamıyorlar bu durumda. Satabilirlerse, yabancı sermaye girebilirse iyi olur. Aydın DoÄŸan'ın da eli rahatlar, yabancı sermayenin girmesi memleketimiz için de daha hayırlı olur. 

- GeçmiÅŸte sizin de ailecek yaÅŸadıklarınız iktidar baskısından mı kaynaklandı?
Özal bizimle çok uÄŸraÅŸtı. Benimle uÄŸraÅŸtı. Benim yüzümden Kemal'le uÄŸraÅŸtı. Hatta Kemal'e benden ayrılmasını bile söylediler. Onun için ben Aydın Bey'i de anlıyorum. Yani biz de düÅŸtük ya, damdan düÅŸen anlarmış. O bakımdan ErdoÄŸan'ın bu yaptığını tasvip etmiyorum. Kendim bizzat yaÅŸadım. GöÄŸsümde nasıl bir Özal ağırlığı vardı o zamanlar. Özal da demokratik gibi duruyor deÄŸil mi? Öte yandan baktığınızda öyle deÄŸildi. Demirel böyle deÄŸildi bak. Çok hoÅŸgörülü bir adamdı. Özal ve eÅŸi Semra Hanım hiç hoÅŸgörülü deÄŸillerdi. ErdoÄŸan'ı da Özal'a benzetiyorum. İkisi de medyayla iliÅŸkilerinde hoÅŸgörüsüz.

MEHMET ALİ'DEN BİR KEMAL ILICAK BEKLİYORUM
-  Sizin 2009'unuz nasıldı?
Çok güzeldi. Acaba nerede girmiÅŸtim yeni yıla? Unuttum. Tekrar orada mı geçirsem? Hayatım çok iniÅŸli çıkışlıydı hep. Bir sürü dalgalanmalardan geldim. Åžimdi mutluyum. Hem iÅŸ hayatımda, hem aile hayatımda huzurluyum.

- O iniÅŸli çıkışlı süreçlerde bile hep güçlü bir görüntü sergiliyorsunuz ama. Gerçekten böyle misiniz?
Çok üzülüyor insan, etkileniyor. Ama hep ileri bakabiliyorum ben. 

- Yıkılmaz bir duvar gibisiniz...
Öyle mi dersiniz? Ne güzel. Objektif düÅŸünmek önemli. 'Rüzgar Gibi Geçti'de Scarlet O'Hara vardır. O da bir sürü sıkıntılar geçiriyor. Sevgilisinden ayrılıyor falan. Sorunları var... Ama hep yarın daha güzel bir gün olacak diye düÅŸünüyor. İnsan tabiatı öyle yaratılmış ki mutlaka sıkıntıları unutuyor. Sıkıntı hafifleyerek devam ediyor.  

- Yani siz de hepimiz gibi öfkelenen, gülen, aşık olan...
Evet. AÄŸlayan, isyan eden... Herkes gibiyim. Ben de bunları yaÅŸadım. Ama fark ettim ki insanın beyninde bitiyor her ÅŸey. Yıkılmadım ayaktayım. Dostlarım var. Çocuklarım var. Torunum var... Åžükrediyorum.

- Hiç de anneanne gibi görünmüyorsunuz üstelik...
Anneannelik çok güzel bir duygu. Bir torunum var zaten ama kızım Aslı hamile ÅŸimdi. Kız torun geleceÄŸinin müjdesini aldık. Çok memnunum kız olacağına. Bizim oÄŸlan haÅŸarı, çok seviyorum. Ama öpemezsin, sevemezsin. Kucakta durmaz. Kucağıma alıp saçlarını tarayacağım bir kız torun arzu ettim doÄŸrusu.

- OÄŸlunuz ve Meyra Hanım'dan da bir torun gelecek mi? 
Bir sipariÅŸ vereyim sizin aracılığınızla. Mehmet Ali'den bir Kemal Ilıcak bekliyorum. Kız çocuk da olsa olur. Meyra'ya benzeyen kıvır kıvır saçlı, ÅŸeker bir kız olur. Ama Kemal'in Mehmet Ali'nin çocuÄŸunda yaÅŸamasını çok arzu ederim.

- Ä°çinizde Kemal Bey'e karşı nasıl duygular besliyorsunuz? 
Çok sevimli insandı. Aramızda  kırgınlıklar, hadiseler oldu ama deÄŸerli bir insandı. Karı-koca olarak ihtilaflar olsa da o da bana deÄŸer verirdi. Bana 'Bir daha hayata gelecek olsam, yine seninle evlenirim' derdi. Beni iyi bir anne, iyi bir eÅŸ olarak görürdü. Basın patronu olarak da iyi bir adamdı. GazeteciliÄŸimi çok takdir ederdi. Beni Tercüman'ı yaÅŸatabilecek gibi görüyordu. İmkan yoktu o ÅŸartlara düÅŸtükten sonra Kemal. Olmadı ama bir anlamda ben Kemal Ilıcak'ın adını sürdürüyorum. Sadece kocam olarak deÄŸerlendirmiyorum  ben onu. 


AHU ÅžENTÜRK-ahu.ÅŸenturk@aksam.com.tr

 

  • DiÄŸer Haberler

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3