Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

‘Ekose etekli levrek’ sahibini arıyor

Hasan Cemal’in 40. meslek yılını tartışması anlaşılan daha çok tartışmaya gebe. Medyada epey yankı bulan kutlamanın ardından eski defterler de açıldı... Bunlardan ilki de Hasan Cemal’in gazetecilik miladıyla ilgili...
Basın tarihine baktığımızda Hasan Cemal adının ilk parladığı haber olarak “Ekose etekli levrek”i biliriz... Eski DışiÅŸleri Bakanı İhsan Sabri ÇaÄŸlayangil evinde bir davet verir... Gazeteciler arasında sadece Necati Zincirkıran’ın adına davetiye gönderilir. Derler ki, Hasan Cemal de o davete “Cemal PaÅŸa’nın torunu” sıfatıyla girmiÅŸ...
Buraya kadar her ÅŸey normal... Ancak “Cemal PaÅŸa’nın torunu” olarak davete giren Hasan Cemal “gazeteci” kimliÄŸini konuÅŸturup mönüyü yazınca ortalık karışır....
O gece ÇaÄŸlayangil konuklarına “ekose etekli levrek” ikram etmiÅŸtir: Türkiye’nin o günkü ekonomik ÅŸartlarında böyle iddialı bir isim, ÅŸaÅŸaalı bir mönü tepki çekmeye yeter.
Ekose etekli levrek, aslında ÇaÄŸlayangil’in parlak zekâsıyla İskoçya kökenli İngiliz büyükelçisine jest olsun diye (kilt’e gönderme yaparak) soslu levreÄŸe verdiÄŸi isimdi...
O gün bugündür de “ekose etekli levrek” Türk siyasi literatürüne girmiÅŸtir, her seferinde de Hasan Cemal’e atfedilir...
Ta ki geçen haftaya kadar...
Önceki gün Hürriyet’te Yalçın Bayer’in köÅŸesinde “Ekose etekli levrek” dosyası yeniden açıldı... Yalçın Bayer, pek çoÄŸumuzun düÅŸündüÄŸü gibi “Hasan Cemal bu haberle ünlendi” diye yazmıştı.
Önce eski Günaydın çalışanı Ergin Konuksever itiraz etmiÅŸ: “Yıl 1973 yazı galiba... Bu yemeÄŸe Hasan’ı ben götürdüm, yazı ve fotoÄŸraflar benim, zaten benim de imzam var o günkü haberde... Ertesi gün Necati Zincirkıran beni çağırarak, ‘3 bin liralık yemeÄŸi 30 bin lira göstermiÅŸsin’ dedi... ÇaÄŸlayangil kendisine sitem etmiÅŸ. Daha sonraki yurt gezilerinde ÇaÄŸlayangil’in hep tepkisini çektim.”
Yalçın Bayer bu açıklama üzerine o dönem Günaydın’ın yazıiÅŸleri müdürlüÄŸünü yapan Rahmi Turan’la da görüÅŸmüÅŸ: “ÇaÄŸlayangil, bu özel yemeÄŸe Sayın Necati Zincirkıran’ı da özel olarak çağırmış. BaÅŸka gazeteye de giden bir davetiye yok. Necati Bey, Ergin’i gönderin de bir-iki resim alsın, Hasan da beraber gitsin dedi. O zaman Hasan Cemal de, Ankara’dan bize yeni gelmiÅŸti; bir basın mahkûmiyeti vardı; kendisini idare ediyorduk. İmzasını kullanmıyorduk. Yalova’da Engin çok güzel resimler çekmiÅŸti. Haberi Hasan yazdı. Ancak haberde ‘ekose etek’ unsuru yoktu, bunu davetiyede görünce, Ergin’e ‘Hasan’a söyle bunu da eklesin’ dedim. BaÅŸlığı da ‘ekose etekli’ attım; birinci sayfayı bununla iÅŸledim. Haber çok yankı uyandırdı.”
Anlaşılan o ki “40 yıllık gazeteci Hasan Cemal”in mesleki miladı üzerinde ÅŸimdi yeni haklar iddia ediliyor... Ekose etekli levrek sahibini arıyor...

Hüsnü Mahalli’ye yanıt

Geçen gün bizim gazetede Hüsnü Mahalli’nin İsrail hakkındaki yazı dizime tepkisini okudum. Bol bol retorik dolu makalesine yanıt vermeyi düÅŸündüm. Alıştığımız, kliÅŸe bilgi çarpıtmalarını düzeltmek için epey uzun bir yazı yazmam gerekiyordu. BaÅŸta da İsrail’in o topraklarda “iÅŸgalci” olduÄŸu propagandasına...
Ama sonra Mahalli’nin bu yazıyı neden yazdığını düÅŸündüm. BilindiÄŸi gibi Mahalli Suriye kökenli. Dolayısıyla hem Türkiye-İsrail, hem de OrtadoÄŸu konusunda taraf. Maalesef, kökeni gazeteciliÄŸinin daha önünde...
Bu itirazı yazmak zorunda hissetti kendisini sanırım ya da görev icabı yazması gerektiÄŸini düÅŸündü. Nitekim onun gazetecilik haritasına baktığımda da bu gibi görevlerin her zaman daha ön planda olduÄŸunu görmek çok zor deÄŸil.
Maalesef, tarafı olduÄŸu bir konuyu objektif deÄŸerlendirebilmesi, okuyabilmesi, konuyla kendisi arasına gerekli mesafeyi koyması deÄŸindiÄŸi pek çok konuda mümkün olmuyor...
Bana da yanıtı bir gazeteci deÄŸil bir “sözcü” gibi yazan Mahalli’nin tribünlere oynama çabasına yanıt vermek yerine kendisine sadece bunu söylemeyi uygun gördüm... 

Nazlı Ilıcak’ın daveti Meyra’nın sahnesi

Cumartesİ gecesi bir grup gazeteci Nazlı Ilıcak sayesinde bir araya geldik... Moda Deniz Kulübü’nde gelini Meyra sahneye çıkıyormuÅŸ, hem onu izler hem de yemek yiyip sohbet ederiz diye kararlaÅŸtırdık... Trafik, “karşı” tarafa gitmenin zorluÄŸu derken biraz gecikmeli olarak vardığımız Moda Deniz Kulübü’nde Nazlı Ilıcak ve oÄŸlu Mehmet Ali Ilıcak karşıladı bizi...
Kalabalık ekip bir masaya geçtik, masanın başına da bütün gece “önderimiz” diye takıldığımız Nazlı Ilıcak oturdu... Aslında bu söz onun twitter’daki performansından ortaya çıktı. Hepimiz hayranlıkla takip ediyoruz ya...
Böyle geceler birbiri gibi düÅŸünmeyen, birbirini çok iyi tanımayan, çok sık görüÅŸmeyen gazetecilerin de bir araya gelip sohbet etmesine olanak tanıyor. Hele hele basındaki kamplaÅŸmanın iyice belirginleÅŸtiÄŸi günlerde.
Nazlı Ilıcak pek çok konuda farklı düÅŸündüÄŸüm, hatta zaman zaman okuyup kızdığım biri. Ama asla tepkisiz kalamıyorum.
Nazlı Ilıcak’ın onunla benzer düÅŸünce ekseninde yer alan pek çok isimden çok belirgin bir farkı var: Samimi ve medeni. Karşısındaki dinliyor, düÅŸüncelerin dostluÄŸu gölgelemesine izin vermiyor.
Moda Deniz Kulübü’nde o gece en çok baÅŸka masaların Nazlı Ilıcak’a yaklaşımlarına dikkat ettim... Malum, burası bir “Kemalist Kale” ne de olsa... Nazlı Ilıcak’a siyasi görüÅŸlerinden dolayı bu gibi ortamlarda herhangi bir tepkiyle karşılaşıp karşılaÅŸmadığını da sordum: Hiç böyle bir tepki olmamış.
O gece Moda’da da hiç kimse Nazlı Ilıcak’a tepki göstermedi... Sanırım düÅŸüncelerine katılmayanlar da bir ÅŸekilde Nazlı Ilıcak’ın samimiyetine inanıyor...
Yemekten sonra bar kısmına geçtik ve Meyra’yı dinledik... İtalyanca, İngilizce ÅŸarkıları arasına Türkçe klasiklerini de yerleÅŸtirdiÄŸi çeÅŸitli bir program hazırlamış. Soprano olan Meyra doÄŸal olarak sesini de sergileyebileceÄŸi ÅŸarkılara yer vermiÅŸ. Hepsini kusursuz söyledi...
Çok eÄŸlendiÄŸimiz bu geceden ayrılırken aklımda ‘Galiba Türkiye’de sesi iyi sanatçıların hakkı yeniyor’ düÅŸüncesi geçiyordu...

 

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3